Anaokulu Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Anaokulu Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Anaokuluna gönderme yaşı geldi, aileler çocuklarını okula başlatma kararı aldı. Peki şimdi nasıl bir karar vermek gerekiyor? Az öğrenci mi olsun yoksa çok arkadaşı mı? Nasıl bir sistemde eğitim veriyor olmalı? Okul büyük mü olsun, bahçesi nasıl olsun? Peki güvenilecek bir yer olacak mı? Çocuğum için iyi olan bir okula nasıl karar verebilirim?

Bunlar anaokulu seçimlerinden ebeveynlerin aklına gelebilecek sorularda sadece birkaçı…

Anaokulu arama süreci, ailelerin seçecekleri okul konusunda karar vermekte zorlandığı, çokça araştırma yaptıkları bir dönemdir. İlk defa ailesi ve tanıdıklarından farklı insanların olduğu başka bir çevreye girecek, ebeveynlerinden başkalarıyla iletişim kuracak olan çocuklarını; nereye emanet edeceklerine karar vermek, ailedeki herkesi duygusal olarak etkileyebilecek bir durumdur. Bu noktada gördüğümüz, ailelerin en çok ihtiyaç duydukları, seçecekleri okula güven duyabilmek oluyor. Aileler çocuklarını güvenle bırakabilecekleri ve onların mutlu olduklarından emin olabilecekleri bir kurum seçmek istiyor. Bu noktada ailelere ilk önerilebilecek şey, seçecekleri okul ile detaylı bir ön görüşme yapmalarıdır. İlk görüşmede mümkünse anne ve babanın beraber olması ve çocuğun olmaması önemlidir. Böylelikle okulu tanıma ve kafalarındaki sorulara cevap arama fırsatını bulabilirler. Aynı zamanda beklentilerini konuşup okulun atmosferini de uzaktan gözlemleme şansı bulabilirler.

Bunun yanında en çok merak edilenlerden biri hangi model ile eğitim veren okulu seçmeleri gerektiği konusudur. Günümüzde, özellikle büyük şehirlerde neredeyse her semtte bir anaokulu mevcut. Çocukların gelişimine farklı modeller uygulayarak katkı sağlamayı öneren pek çok okul görebiliyoruz. Başta Montessori olmak üzere, Primary Years Program (PYP), Gems, Scamper, High Scope bunlardan bazıları… Bir çocuğun gelişiminin şekillendiği en önemli dönemlerden biri olan okul öncesi dönemde, hangi modelde eğitim gördüğü elbette çok önemlidir. Ancak, ailelerin dikkat etmesini önerebileceğimiz, seçecekleri okulun kendi modelini hakkını vererek uygulayıp uygulamadıklarından emin olmalarıdır. Bu nedenle okulların, kullandıkları materyallere bakmak, eğitim setlerini incelemek, sınıfların düzenine bakmak, eğitim veren kişilerin bu konuda ne kadar yetkin olduğunu öğrenmek faydalı olabilir. Hangi modeli uygularsa uygulasın, programın içeriğini tanımak önemlidir. Bu program bilişsel, duygusal, fiziksel ve sosyal olarak çocuğun bütün gelişimini destekliyor olmalıdır. Bunun yanında çocukların farklı ilgi alanlarını da geliştirmeye açık olması da beklenenler arasındadır.

Bir diğer başlık öğretmen ve öğrenci sayısı olarak söylenebilir. Bu noktada sınıflar fiziki olarak ne kadar elverişli olursa olsun, bir öğretmenin ilgilendiği çocuk sayısının ne olduğuna bakılmalıdır. 2-3 yaş grubunu içeren sınıflarda bir öğretmene en fazla 6-8 öğrenci; daha büyük yaş gruplarında en fazla 10-12 öğrenci takip edebilecek şekilde sınıf mevcutlarının oluşturulması önerilmektedir.

Bir anaokulundan beklenenler arasında psikolojik danışmanlık kısmı da olmazsa olmazlardandır. Çocuklarının gelişimlerinin hızla ilerlediği okul öncesi dönemde, onların gelişim dönemlerini takip etmek, zorlandıkları noktaları görüp aileye belirtmek ve ilk kez yaşadıkları okul deneyimlerinde rehberlik desteği ile ilerlemek faydalı olacaktır. Okulda düzenli olarak psikolog ya da psikolojik danışmanın bulunması önemsenen kriterlerden biridir.

Fiziki koşulların da pek çok aile için önemli olduğu görülmekte. Bu noktada okulun ne kadar büyük ya da gösterişli olduğu değil, güvenlik sistemlerinin nasıl olduğu, çocukları tehlikelerden uzak tutacak şekilde dizayn edilmiş olması daha çok önemsemeleri gereken bir konudur. Buna ek olarak bir de açık hava bahçesinin varlığının önemini söyleyebiliriz. Burada şuna dikkat çekmekte fayda olabilir, bahçenin varlığının değil ne sıklıkta ve nasıl bir düzenle çocukları çıkardıklarını öğrenmek gerekir. Bahçenin sistemli ve düzenli bir şekilde kullanılması, çocukların açık havada oynamasına izin verilmesi okul öncesi eğitimde önemsenen bir konudur.

Aileler anaokulu seçerken çok titiz davranmış, çok emin olarak bir yere göndermeye karar vermiş olabilirler. Söylenebilecek en önemli şeylerden biri, çocukların da seçme hakkını ailelerin göz önüne almalarıdır. Ne kadar güvenerek ya da ne kadar emin olarak karar verirlerse versinler, kayıt ettirmeden önce çocukları ile beraber gitmelerini, onun bakmasına ve zaman geçirmesine izin vermeleri, öğretmenlerin onunla nasıl ilişki kurduklarını görmeleri, diğer çocuklar ile birlikte nasıl bir atmosfer oluştuğunu gözlemlemeleri seçimlerini etkileyebilecek bir kriterdir. Çocuklarının kendini iyi ve güvende hissettiği bir yer, ailelerinde seçimlerinde etkili olur. Okul öncesi deneyimi hem çocuğun hem de ailesinin ilkokul deneyimi olduğundan her iki tarafında kendini rahat hissetmesi, doğru bir karar verdiklerini gösterir.

Bize Ulaşın