Çocuk Yetiştirme Sanatı

Çocuk Yetiştirme Sanatı

Modern dünyanın en büyük zararlarından biri “hırs ve rekabet”… Gerekli olan yerde boy gösteren hırs ve rekabet çoğu zaman yüz güldürücü sonuçlara vesile olmuştur. Ancak günümüzde, kişiyi kamçılamak yerine hırpalayan, gereksinimden fazlası zarar olan bu iki duygu, maalesef her alana yayılarak anne babalığa da sirayet etmiştir. Hepimiz etrafımızda, daha dünyaya gelmemiş bebekleri için okul arayışına giren ebeveynlere veya zihinsel açıdan yaşıtlarına fark atmaları için koşturulan çocuklara rastlıyoruz. Özellikle bazı ebeveynler başarı anlamında çocuklarının en iyisi olması hırsıyla hareket ediyor ve komşunun çocuğuyla rekabete giriyor. İşte o noktada, farkında olmadan çocuklarımıza da dozu asla ayarlanamayan hırs ve rekabet tarafımızdan enjekte ediliyor. Sonuç, mutsuz ve yalnız çocuklar…

Bilinmelidir ki, yapılan yatırımlar bilişsel anlamda çocuklarımıza hız kazandırsa da duygusal anlamda aynı paralellik sağlanamayacaktır. Örneğin yaşıtları daha okuyamadığı halde, evin küçük ferdi gayet rahat okuyorsa aynı beceriyi duygusal anlamda da kazandığını düşünüyor ve girdiği oyun ortamında da yaşının üzerinde bir performans göstermesini bekliyoruz. Akranlarıyla oynarken düşmesi, üzerini kirletmesi, fazla hareketli olması veya ağlaması eve gidilince konuşulması gereken gündemler olarak ilk sırada yer alıyorlar. Duygusal olgunluk bekleyerek, çocuklardan çabuk büyümelerini istemek yapılan büyük bir haksızlıktır. Dolayısıyla çocuklara “şimdi” yi yaşama fırsatı vermemek, yaşının gerektirdiği davranış ve duygulara sahip olmalarını anlayamamak, ileride daha farklı sorunlarla karşılaşabileceğimiz riskini arttırabilir. Bu durumda, isteğini dile getirmekten endişe duyan, düşüncesini rahat bir şekilde aktarımda zorlanan duygusu ve düşüncesi çekilmiş insanlara rastlamak kaçınılmaz oluyor.

İleride çocuklarımızın iyi arabalara sahip olmaları, lüks evlerde yaşamaları için hırs ve rekabeti meşrulaştırırken, çocuklarımızın mutsuz olmalarını gözden kaçırıyoruz. Ebeveynlik zanaatında, çocuklarımızın durmadıkları takdirde yavaş gitmelerinin problem olmadığını, asıl olanın çocukluklarını yaşamak olduğunu içselleştirebilirsek, çocuklarımız başarılı aynı zamanda mutlu olabilen bireyler olabilirler.

Bize Ulaşın