Doğum Sonrası Depresyonu Nedir?

Doğum Sonrası Depresyonu Nedir?

Mary McGuiness and Becky Matthews
Klinik Psikoloji: BSMHFT
(Sanjeev Ramharakh, Lynsey Jackson’ın broşürleri temel alınmıştır)

Depresyon nedir?

Herkes zaman zaman kendini keyifsiz hissedebilir. Ancak, keyifsizlik hali şiddetliyse, birkaç hafta boyunca devam ediyor ve günlük hayatı etkiliyorsa kişinin depresyon yaşadığından söz edilebilmektedir.

Depresyon her 100 yeni anneden 10 ile 15’inde rastlanan, oldukça yaygın görülen bir ruh sağlığı sorunudur. Bebek sahibi olmak kişinin hayatında birçok değişikliği beraberinde getiren stres verici bir dönem olabilmektedir. Bu da, yeni anneleri doğum sonrası depresyonuna karşı savunmasız bırakmaktadır.

Çoğu kadın bebek sahibi olmanın neşe dolu bir dönem olması gerektiğini hissetmekte ve annelikle alakalı yüksek beklentiler içine girmektedir. Bu durum depresif duyguların kabul edilmesini daha da zorlaştırmaktadır. Depresyonun bebeğin bakımını oldukça zora sokması sebebiyle Sağlık Hizmetleri Birimi depresyon yaşayan yeni annelerin biran önce tedavi alması gerektiğinin önemini vurgulamaktadır.

Doğum sonrası depresyona ne sebep olmaktadır?

Birçok faktör doğum sonrası depresyonun başlaması ile ilişkilidir:
Doğum sonrası depresyonda aile öyküsü.
Önceden yaşanan depresyon dönemi.
Stres verici yaşam olayları örneğin; iş kaybı, maddi ya da evle ilişkili problemler, yas, aile içi şiddet, ilişkisel problemler.
Aile ya da bebeğin babası tarafından yeterli destek görmemek.
Çocuklukta ya da sonraki zamanlarda yaşanan travmatik deneyimler.
Depresyonun tek bir nedeni bulunmamakta ve yukarıda bahsedilenlerin bir birleşimi şeklinde görülebilmektedir.
Sizi nasıl etkileyebileceği konusunda bazı örnekler

Ne yardımcı olabilir?

Depresyon yaşamak bunaltıcı olabilmektedir. Bu nedenle küçük ulaşılabilir hedefler koyarak kendinize bu dönemde destek olmanız önemlidir. Aşağıda belirtilen bazı önerilerle başlayabilirsiniz:

Depresyon beyindeki kimyasalların değişimi ile ilişkili olduğu için ilaç tedavisi bazı kişilere fayda sağlamaktadır.
Olağan işleri yapmak, zorlayıcı olsa da, örneğin; yataktan çıkmak, giyinmek, yürüyüşe çıkmak, ya da telefonda birileriyle konuşmak vb.
Egzersiz yapmak, bebek arabası sürmek ya da bebek arabasıyla tempolu yürüyüş yapmak gibi.
Ailenizden ya da arkadaşlarınızdan bebeğinizle ilgili yardım almak.
Akşamları makul saatlerde uyumak ve gün içerisinde uyanmak.
Anne ve bebek gruplarında diğer annelerle buluşmak.
Bebeğinizle beraber eğlenceli aktiviteler yapmak.
Bebek masajı.
Neşeli ve moral veren müzikler dinlemek.
Sizi iyi hissettiren kişileri ya da durumları fark edin.
Depresif duygularınızı nelerin tetiklediğinin farkına varın.
Düşüncelerinizi önemseyin ve fark edin.
Aklınızdan geçen olumsuz düşüncelere iç sesinizi kullanarak meydan okuyun.
Tatbiki mümkün olan problemleri (evle ya da borçlarla ilişkili problemler…vb.) çözmeye çalışabilir veya birinden bu konuda yardım isteyebilirsiniz.
Duygularınızı birileriyle paylaşın, unutmayın ki derdini söylemeyen derman bulamaz.

Çeviri: Klinik Psikolog Güliz Zeynep Tümer
*Britanya Ulusal Sağlık Servisi (NHS)’nin hazırladığı psiko-eğitim broşürleri Türkçe’ye çevrilmiştir.

Bize Ulaşın