KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI ÜZERİNE MİTLER

KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI ÜZERİNE MİTLER

Kendine zarar verme davranışı üzerine konuşulmaktan kaçınılması, yeterli ve doğru bilginin öğrenilememesine ve böylelikle de yanlış inançların veya mitler ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle bu konu üzerine çevreden gelen negatif basmakalıp söylemler sıklıkla rastlanmaktadır. Bununla mücadele eden kişi için yıpratıcı olmakta ve kişinin gereken yardımı almasına engel olmaktadır.

Bu alanda sıklıkla yer alan mitler şu yöndedir:

1. Mit: “Kendine Zarar Vererek Dikkat Çekmeye Çalışıyor”

En sık rastlanan yanlış inanışlardan biri kişinin dikkat çekmeye çalıştığı yönünde ortaya çıkmaktadır. Ancak gerçekte kişinin yaşadığı durumun bununla bir alakası bulunmamaktadır. Aksine, kendine zarar veren birçok kişi dikkat çekmeye çalışmak yerine bu durumu uzunca bir süre gizlemektedir. Diğerlerinin dikkat çekmeye çalışıyor gibi bir tutum sergilemesiyle beraber kişinin bu davranışı gizleyerek yardım isteyecek cesareti bulmakta güçlük çekmesi gözlenmektedir.

2. Mit: “Kendine Zarar Verenler Bundan Zevk Alır.”

Kendine zarar vererek çektikleri acıdan ya da riskli bir davranış içinde bulunmaktan dolayı kişilerin zevk aldıkları yönünde bir yanlış inanış bulunmaktadır. Ancak kendine zarar veren hiç kimse acı hissini diğerlerinden daha farklı yaşamamaktadır. Aksine, kendine zarar verme davranışı oldukça acı verici bir deneyimdir. Kendine zarar veren kimi insan çektikleri acıya rağmen o anda depresif düşüncelerden uzaklaşıp bir şey hissetme ihtiyacıyla bu davranışa yönelirken, kimisi için acı bir ceza olarak yer almaktadır.

3. Mit: “Yalnızca Kadınlar Kendine Zarar Verir.”

Genellikle kadınların erkeklere oranla daha sıklıkla kendine zarar verdikleri düşünülse de bu konu hakkında yapılan araştırmaların sonuçları kesin bir bilgi içermemektedir. Kadınlar ve erkekler birbirlerinden çok farklı nedenlerle ve farklı şekillerle kendine zarar verme davranışında bulunabilmektedir. Ancak hem kadınlarda hem de erkeklerde kendine zarar verme davranışı sonucunda ortaya çıkabilecek risk eşit düzeyde ciddiyet taşımaktadır.

4. Mit: “Kendine Zarar Verenler Gotik veya Emodur.”

Kendine zarar verme davranışı genç kesimdeki alkültüre (gotik, emo… vb.) ait bir yanlış inanış olarak sıklıkla yer almaktadır. Yapılan araştırmalarda bir bu iki unsur arasında bir bağlantı varmış gibi gözükse de bu miti destekleyen herhangi bir kanıta rastlanılmamıştır.

5. Mit: “Kendine Zarar Verenler Aslında İntihara Teşebbüs Etmek İstemiştir.”

Kendine zarar verme davranışı çoğu zaman intihara teşebbüs ile ilişkilendirilmektedir. Hâlbuki, kendine zarar veren bazı kişiler tarafından yaşadıkları zorluklarla baş etmek için ve hayatta kalmaya devam etmek için kullanılan bir yöntem olarak nitelendirilmektedir. Ancak oluşabilecek risk hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle en yakın zamanda bir psikolog ve/veya bir psikiyatrdan yardım talep etmek önem taşımaktadır.

 
Kaynaklar

Gardner, F. (2001) Self-harm: A Psychotherapeutic Approach. Hove: Brunner Routledge.

Laye-Gindhu, A. & Schonert-Reichi, K.A. (2005). Nonsuicidal Self-Harm Among Community Adolescents: Understanding the “Whats” and “Whys” of Self-Harm. Journal of Youth and Adolescence, 34, 5, 447-457.Klonsky, D., & Muehlenkamp, J. (2007) Self-injury: A research review for the practitioner. Journal of Clinical Psychology: In Session, 63 (11), 1045-1056. Garner, F. (2001). Self-harm: A Psychotherapeutic Approach. Hove: Brunner Routledge.

Bize Ulaşın