BAĞIMLILIK

Bağımlılık Nedir?

Bağımlılık biyo-psiko-sosyal bir hastalıktır. Kişinin bir ilaç veya maddeye karşı engellenmesi imkansız psikolojik ve fizyolojik bir ihtiyaç duyması, alınan miktarın ve alınma sıklığının giderek artması, alınmadığı zaman yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ve bu ilaç veya madde alınmadan günlük hayatın sürdürülmesinin imkansız hale gelmesidir. 
 
Bağımlılık kronik bir hastalıktır. 
 
Kişiyi zararlarına rağmen madde aramaya zorlar. 
 
İlk kez kullanılan uyuşturucu kişinin özgür iradesiyle yaptığı bir seçimdir. Ancak tekrarlanan uyuşturucu kullanımı beyinde değişikliklere neden olur. 
 
Bu değişiklikler de kişiyi kötü etkilerine rağmen, (ailevi problemler, hırsızlık, arkadaşlarını kaybetmek ve diğer fiziksel ya da zihinsel problemler) uyuşturucu aramaya ve tekrar tekrar kullanmaya iter.

 

Bağımlılık Tanısı Nasıl Konulur?

Bir yıl içinde aşağıdakilerden en az ikisi kendini göstermeli, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ve işlevsellikte düşmeye yol açmalıdır:  
  

  • Maddenin tasarlandığından daha uzun ve yüksek miktarlarda alınması.

  • Madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak için yapılan ama boşa çıkan sürekli çabalar.

  • Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için çok zaman harcamak.

  • Madde kullanımı için çok büyük bir istek duymak veya kendini zorlanmış hissetmek.

  • Tekrar eden kullanım sonucu sorumluluklarını yerine getirememek. (işte, okulda, evde)

  • Olumsuz etkilerine rağmen kullanıma devam etmek. (toplumsal ve kişiler arası sorunlar)

  • Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması ya da tamamen bırakılması.

  • Tehlikeli olabilecek durumlarda dahi kullanmaya devam etmek.

  • Fizyolojik ya da psikolojik sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen madde kullanımını sürdürmek.

  • Maddeye tolerans gelişmiş olması.

  • Madde kesildiğinde ya da azalttığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması. (Bulantı, uykusuzluk, kusma, sinirlilik, bunaltı, huzursuzluk, saldırganlık, ishal, terleme, titreme, kas sızıları, ateş vb.) Her madde yoksunluk belirtisi göstermez.

 

Bağımlılıkla İlgili Temel Kavramlar

 

Tolerans gelişimi  
Kullanılan madde veya alkol miktarının aynı oranda alınmasına rağmen, etkisinin giderek azalması ve istenilen etki için kullanılan madde miktarının arttırılması ihtiyacıdır.  


Yoksunluk  
Uzun süre madde kullanımından sonra maddenin azaltılması ya da bırakılması halinde ortaya çıkan bir takım fiziksel ve bilişsel belirtilerin yaşandığı dönemdir. Kişi madde kullanımını devam ettirerek bu belirtileri azaltmayı hedefler.  
 
Bu dönemde görülen bulgu ve belirtiler, kullanılan maddenin cinsine, tüketilen miktara, kullanım süresi ve şekline göre değişir. Alkol gibi bazı maddelerin yoksunluk belirtileri yaşamı tehdit eder nitelikte olabilir.  


Bağımlılık Yapan Maddeyi Kullanmak İçin Duyulan Arzu (Craving)  
Craving (aşerme) kişinin alkol veya maddeyi kullanmak için yoğun arzu duyması veya dürtü his-setmesi durumudur.  
 
Craving, bağımlılık gelişmesiyle birlikte ortaya çıkar ve kişinin alkol veya maddeyi tekrarlayıcı şekilde kullanmasına neden olur.  
 
Bununla birlikte, kişi alkol veya maddeyi bıraktıktan sonra da craving devam eder ve tekrar madde kullanmaya geri dönüş için risk oluşturur. Bu nedenle bağımlılık tedavisinde cravingle mücadele önemli yer tutmaktadır.

 

Bağımlılık Yapan Maddelerin Sınıflandırılması

DSM-5’te 10 ayrı madde kümesi tanımlanmıştır: 

  1. Alkol

  2. Kafein

  3. Kenevir (esrar)

  4. Halüsinojenler (LSD, meskalin, fensiklidin vb.)

  5. Uçucular (tiner, benzin, gazolin, bali vb.)

  6. Opiyatlar (morfin, eroin, kodein, metadon vb.)

  7. Dinginleştirici, uyutucu ve kaygı gidericiler (diazepam, klorazepat vb.)

  8. Uyarıcılar (amfetamin, ekstazi, kokain vb.)

  9. Tütün

  10. Diğer bilinmeyen maddeler

 

Bağımlılığın Yaygınlığı

Bağımlılık, bireyde ve toplumda yarattığı etkiler beraber düşünüldüğünde, çağımızın en önemli sağlık sorunu olmaya aday olabilir.  
 
Dünyada ve ülkemizde kullanım yaşı giderek düşmekte ve yaygınlaşmaktadır. 2011 yılında TUBİM tarafından yapılan genel nüfustaki madde kullanımı araştırmasında, yaşam boyu madde kullanım sıklığı %2,7 oranında bulunmuştur.   
 
Aynı yıl yine TUBİM ta-rafından yapılan Okul Çocukları Araştırmasında yaşam boyu madde kullanım sıklığı %1,5, maddeyi ilk kez kullanma yaş ortalaması 13,88 ±2,39 olarak görülmüştür.   
 
Ülkemizde madde ve alkol bağımlılığı tedavi merkezlerine yapılan başvuruların son 10 yılda 7 kat arttığı görülmektedir. Bu bağlamda önleme çalışmaları ve yeni tedavi yaklaşımları üzerine yapılan çalışmalar önem kazanmaktadır.

Bize Ulaşın