ÖFKE KONTROL PROBLEMİ

ÖFKE KONTROL PROBLEMİ

Bir dönemin popüler söylemi, “mazeretim var asabiyim ben” yerine şimdilerde “öfke kontrol problemim var” ifadesine rastlıyoruz. Öfkelenen kişiyi, karşı tarafın anlamaması ve eleştirmesi üzerine bir bahane gibi dillerde olan bu cümlenin doğruluk payı var mıdır? Kişinin hissettiği öfke gerçekten bir sorun teşkil etmekte midir? Öncelikle bilinmelidir ki, öfkeyi bir problem olarak tanımlamak için bazı kriterlerin karşılanması gerekir çünkü öfke insanda olması gereken temel duygulardandır.

Öfke, korku, kaygı ya da diğer birçok duygu gibi, kontrol edilebilen ve etkin bir biçimde kullanıldığında işlevsel olan bir tepkidir. Fakat genel olarak öfke, rahatsızlık veren bir olayla karşı karşıya kaldığında ortaya çıkması nedeni ile olumsuz bir duygu olarak tanımlanır ve hatta çoğu zaman normal olarak kabul görmez.

Hepimiz günlük hayatta, öfkelenmeye neden olabilecek birçok olay yaşarız. Kimisi için saatlerce trafikte kalmak öfkelenmek için bir neden iken kimisi için ise emrivaki bir söylem öfkelenmek için yeterli olur. Dolayısıyla kişilerin hangi durumlarda öfkeleneceği değişkenlik gösterir. Önemli olan ortaya çıkan öfkenin şiddeti, kişinin kendine ve yakın çevresine nasıl bir yansıması olduğudur.

Öfkelenmek bu duyguyu hissetmek normal iken, problem olarak tanımlanan öfkenin kontrolden çıkmasıdır. Bunun yanı sıra, öfkeye fizyolojik duyumlar da eşlik edebilir. Örneğin, kalp atışları hızlanır veya nefes alıp vermede düzensizlik olabilir ayrıca mide ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar da gözlemlenir.

Öfke patlamaları kimi zaman bir başka problemin belirtilerinden olabilirken kimi zaman da tek başına ele alınması gereken bir sorundur. Öfke kontrol probleminden muzdarip kişiler için uygulanan tedavi yaklaşımlarında öfkeyi yok etmek yer almaz. Tedavide, öfkeyi kontrol etmeyi öğrenmek amaçlanır.

Bize Ulaşın