Oyuncaksız da Oynarım

Çocuklarımızla iletişime geçebilmenin ve onları anlayabilmenin en keyifli yollarından biri, onlarla birlikte oyun oynamaktır. Çünkü oyun, çocuğun uğraşısıdır ve çocuklar oyunlardan beslenir.

Alışılmış oyunların yanı sıra, bazen de hayali oyunlar devreye girebilir. Evin küçük bireyi, yaratıcı düşüncenin eşlik ettiği oyunlarla da oynar.

Oyun, zekâ ve sosyal gelişim açısından çocuğun yaşamında önemli bir etkendir. 5 yaşına doğru zenginleşen oyun becerisi sâyesinde, çocuklarda sebep – sonuç – mekân – zaman ilişkisi kurma ve düşünebilme yeteneği gelişir. Bu gelişim de, çocuğa zamanla, dinleme, anlama ve ifade etme becerilerini kazandırır.

Üç-beş yaş arasındaki çocukların, genellikle sembolik macera oyunu, sembolik evcilik oyunu, fiziksel aktivite içeren oyunlar, kurallı oyunlar ve törensel oyunlar oynadıkları bilinmektedir.
Çocuklar, yaşıtlarıyla oynadıkları oyunlar haricinde, hayali oyunlar da oynarlar. Bu çocukların, törensel ve grup oyunlarında çok daha aktif, dolayısıyla da daha sosyal oldukları bilinmektedir.

Hayalî oyun ikinci senenin sonuna doğru ortaya çıkar. Bu durum ilk olarak, çocuğun sınırlı kelime hazinesiyle, dergi sayfalarını çevirerek okuyormuş gibi yapması veya dergilerin resimlerine bakması şeklinde kendini gösterir. Gerçek hayalî oyun ise üç ilâ dört yaşında, hepimizin bildiği, “ cılık-culuk” eklerinin getirildiği, evcilik, okulculuk, doktorculuk gibi, yetişkinlerin dünyasına ilk adımların atıldığı oyunlarla ortaya çıkar.

Hayali oyun, çocuklarda organizasyon, sıraya koyma, sıra bekleme, yeni oyunları başlatma, işbirliği yapma ve sabırlı olma yeteneklerini geliştirirken, çocukları oyun sırasında yaratıcı fikirler bulmaya yönlendirir. Ayrıca hayali oyun bir amaca odaklanmayı gerektirdiğinden konsantrasyonun da uzun süreli olarak sürdürülmesine yardımcı olur.

Hayali oyuna hoş geldin diyen evin küçük kızı, boş bir bardağa çay dolduruyormuş gibi yaparak anne babasını tüm misafirperverliği ile ağırlarken, evin diğer bir küçüğü ise eline aldığı tencere kapağını direksiyon gibi kullanarak anne babasına çarpmamak için uyarılarda bulunacaktır.

Hayali oyun sayesinde çocuklar, olumsuz duygularını da açığa vurur ve dolayısıyla rahatlarlar. Bu sayede öfke ve saldırganlık duygusuyla başa çıkarak, duygusal açıdan daha iyimser hâle gelebilirler. Böylece, oyun içinde farklı duygusal yaşantıların rolüne giren çocuğun empati yeteneği de gelişmektedir.

Bize Ulaşın