Ya Tek İhtiyacımız Güven İse?

Ya Tek İhtiyacımız Güven İse?

“Eğer sebzelerini bitirmezsen dondurma yiyemezsin.” , “Ödevini bitirene kadar televizyon izlemek yok.” Hepimiz birçok zaman istediğimiz, bize keyif veren şeyleri elde edebilmek için beklemek zorunda kalıyoruz. Peki, çocuklarda bu süreç nasıl işliyor? İsteklerini biran önce elde edebilmek için beklemeye nasıl razı oluyorlar?

1960’lı yıllarda Mischel ve arkadaşlarının okul öncesi çocuklarla uyguladıkları “Marshmallow Deneyi” bizlere bu konuda ipucu vermekte. Bu deney, bir yetişkinin odaya girip çocukların önüne sevdikleri şekerlemeden koymasıyla başlıyor. Çocuklara isterlerse bu şekeri hemen şimdi yiyebilecekleri ya da şekeri yemeyip şekerlemeyi veren kişinin işlerini halledip dönmesini beklemeleri koşulunda aynısından bir tane daha alabilecekleri söyleniyor. Böyle bir durumda çocuklar sizce ne yapıyor? Anlık isteklerini erteleyip iki şekerlemeyi almayı mı bekliyor yoksa iradelerine hâkim olamayıp tek şekeri biranda yiyip bitiriyorlar mı?

(Çalışmaya ait video’ya linkten ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=QX_oy9614HQ)

Çocukların kendilerini kontrol edip ikinci şekerlemeyi bekledikleri durum “doyumu erteleme becerisi” olarak adlandırılmakta. Peki, sizce yalnızca çocukların doyumu erteleyebilme davranışlarını ele almak yeterli kalıyor mu? Bu duruma yakın zamanda yayınlanmış bir araştırma yeni bir bakış açısı kazandırmakta. Çocukların doyumu erteleme becerilerinde aslında çocuklara şekerleme vereceğini söyleyen kişinin ne kadar güvenilir olduğunun öneminden bahsedilmekte.

Araştırmada 3-6 yaş arasındaki çocuklar teker teker bir sanat dersine katılıyor. Çocukların olduğu masanın etrafında bir ağaç ve kuş resmini çizmesini isteyen bir yetişkin ve durumu gözlemleyen bir araştırmacı bulunmakta. Resmi çizmesini isteyen kişi işinin olduğu gerekçesiyle bir süreliğine dışarı çıkıyor. Odaya geri döndüğünde ise resmi yapan çocuğun resmine zarar geldiğini görüyor. Bu noktada deney güvenilmez koşul ve güvenilir koşul olarak iki duruma ayrılmakta. Güvenilmez koşulda araştırmacı çocuk ile baş başa kaldığında çocuğun yaptığı resme bilerek bir zarar vermekte olup resim çizmesini isteyen kişinin odaya girmesiyle de durumu yalanlamakta ve bu zararın nasıl olduğunu bilmediğini ifade etmektedir. Güvenilir koşulda ise resme kazara bir zarar gelmekte, kişinin odaya geri dönmesiyle gerçekte yaşananlar doğru bir biçimde açıklanmakta ve çocuktan özür dilenmektedir. Deneyin devamında çocuklar şekerleme (“Marshmallow Deneyi”) testine alınmaktadır.

Sonuçlara baktığımızda, güvenilmez koşulda yer alan çocukların güvenilir koşulda yer alan çocuklara göre ikinci şeker için daha az bekledikleri gözlenmektedir. Bu bize, çocukların doyumu erteleme becerilerinin güven ilişkisine dayalı olarak gerçekleştiğini göstermektedir. Günlük hayatta baktığımızda güven ilişkisi ebeveynlerin tutumlarından öğrenilmektedir. Bu nedenle verilen sözün tutulacağına inanılan güven oluşturan kişilerin tutumları karşısında çocuklar anlık isteklerini erteleyip daha büyük bir ödül için bekleme kararı almaktadır.

Klinik Psikolog Güliz Zeynep Tümer
Kaynak
Michaelson, L. E., & Munakata, Y. (2016). Trust matters: Seeing how an adult treats another person influences preschoolers’ willingness to delay gratification.Developmental Science.

Bize Ulaşın