YOL BİZİ NEREYE GÖTÜRÜR?

YOL BİZİ NEREYE GÖTÜRÜR?

Yol kelimesi üzerine hep düşünmüşüzdür, zamanın akışı içerisinde yoğunluk, çalışma, iş dışında kendimizi bazen bir yerlere adeta fırlatmak isteriz. Kimi zaman da beynimiz bir an için şalterleri kapatsa demez miyiz? Yollara çıkış belki de kısmi şalter kapatmadır ne dersiniz?

Belki bir gün ilgilendiğim metaforlar üzerine de bir yazı kaleme alırım ancak şu an yol kelimesini bir metafor olarak ele almam sebebiyle içinde yaşadığımız dünyayı metaforlar aracılığı ve hatta dil ile inşa ettiğimizi söylemem yeterli olacaktır.  Metaforları dil ile yapılanmış olarak düşünürsek bizim için bilinçdışına giden yollardan biri olabilir. Bu anlamda yol metaforu da şahsıma hep derinlikli, iç içe geçmiş kutu gibi gelir. Kutuları açtıkça hakikat arayışında eksik varoluşumuzla karşı karşıya kalabiliriz. Bu esnada doğa ve doğayla temas halinde olmak ise bu eksik varoluşumuza her zaman için iyi gelmiştir ve gelecektir.

Peki, doğayla temas nasıl ve ne şekilde olmalı?  ve hatta asıl sorumuz doğayla temas bizim fiziksel ve mental sağlığımıza yönelik ne gibi katkılar sunar? Adım adım bu soruları cevaplama yoluna gidelim. Mesela hiç yanınıza telefon, tablet, bilgisayar gibi aletleri almadan bir yerlere gittiniz mi? Belki de çoğunuz günümüzde bu soruya “hayır” yanıtı verecektir. Önerimiz bunu bir kez dahi olsa bile yapmanız yönündedir. Gerekirse parkta oturun, gerekirse yürüyüşe çıkın ya da hoşunuza gidecek manzaralı bir yerde bu aletler olmadan yarım saat bir oturun. Emin olabilirsiniz ki bunun faydasını hissedeceksiniz.

Bilimsel Veriler Bize Yol Gösteriyor

Bu anlamda bilimsel araştırmalar da bizlere bu yönde destek sağlayacak veriler sunmaktadır. Avustralya’da 1538 kişiyle yapılan araştırmalara göre haftanın belli zaman dilimlerinde kendine doğayla temas fırsatı (özellikle yeşil alan) tanıyan kişilerde depresyon ve yüksek tansiyon oranının azaldığı bulunmuş. Araştırmacıların bizlere aktardığına göre doğayla temas depresyon vakalarında %7 önleyici, yüksek tansiyon vakalarında ise %9 önleyici bir faktör olarak kendini gösteriyor.

Peki, bunun için ne kadar bir zaman dilimi kendimize ayırmalıyız? diye soracak olursanız haftalık en az yarım saat bir zaman diliminden söz edebiliriz. Ancak unutmamalıyız ki büyük yararlar sıklıkla küçük ama günden güne artan değişikliklerle gelir.

Kaynak: http://www.nature.com/articles/srep28551

Bize Ulaşın