Kıskançlığın Nedeni Aşk Değil Özgüven Eksikliği

Kıskançlığın Nedeni Aşk Değil Özgüven Eksikliği

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi uzmanlarından Psikiyatrist Dr. Selin Baran kıskançlıkla toplumsal tutumlarımızdan bilinçaltımıza dair açıklamalarda bulundu.

“Aşırı kıskanç insanlar kendine güveni olmayan insanlardır

Aşırı kıskanç insanlarda başkalarının kendilerinden üstün olduğu düşüncesi hakimdir. Sevgilisinin veya eşinin kendinden üstün biriyle olabileceği kuşkusuyla çıldırırlar. Genel olarak ilişkilerde kıskançlık; yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu düşüncesiyle yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı olarak tanımlanabilir.

Kıskançlığın aşkla ilgisi yoktur

Toplumda kıskançlığa sebep olarak aşk ve çok sevmek gösterilir. Oysaki kıskançlık aşkın göstergesi değildir. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. İnsanın sevdiği, aşık olduğu ve sahiplendiği kişiyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple, birbirini gerçekten seven iki kişi arasında bir miktar kıskançlık olması normal bir durumdur, fakat sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur. Kıskanç kişilerin, sevilmeye aşırı bir ihtiyaçları vardır ve yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygularıyla baş edemedikleri için ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmasını istemezler.

Kıskançlığın nedeni özgüven eksikliği

Kıskançlık, içerisinde özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırır. Kişinin özgüveninde eksiklik olduğu zaman, kişi kendini yetersiz, değersiz ve önemsiz hissetmeye başlar. Sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini, eşini kaybedeceğini düşünür ve endişelenir. Bu endişe de kıskançlık duygusuna ve onunla baş etmek için yapılan sağlıksız davranışlara neden olur. Aşırı kıskanç kişi, eşini devamlı kontrol eder, takip eder, onun yaşantısını sınırlar ve üzerinde bir baskı oluşturup bu şekilde onu kaybetmeyeceğini düşünür. Kıskançlık duygusunun verdiği endişeyle yapılan takip etme, baskı altında tutma, öfke, şüphecilik karşı tarafı daha da uzaklaştırır.

Kadın ve Erkek Farklı Biçimde Kıskanır

Erkeklerde daha çok eşlerinde cinsel anlamda bir kaymanın olduğu, başka biriyle cinsellik yaşayabilecekleri düşüncesi kıskançlık yaratır. Kadınlarda ise eşlerinin duygusal anlamda kayma olabileceği düşüncesi kıskançlık duygusunu doğurur. Eşinin başka birine aşık olma düşüncesi hakimdir. Erkekler kıskandığı zaman öfkelenir, bağırır ve saldırgan tepkiler gösterir. Kadınlar ise ağlar, üzülür. Genel olarak erkekler kıskandığı zaman kızar kadınlar ise incinir.

Kıskançlık Tedavi Gerektirebilir

Kıskançlık tehlikeli boyutlara varabilmektedir. Eşinin telefonlarını dinlemek, takip etmek, eve gelince perdeleri, yatak odasını ve banyoyu kontrol etmek, her anlattığı şeyin altında bir anlam aramak kıskançlığın tehlikeli boyutudur ve tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğudur.

Tedavide amaç, kişinin kıskançlık duygularının altında yatan duygu ve düşünceleri ortaya çıkarmaktır. Kişiden kıskançlık hissettiği anlardaki düşüncelerini incelemesi ve kıskançlıktan önce gelen duyguları fark etmesi istenir. Bu duygu ve düşüncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve mantıklı olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olanak tanıyacaktır. Kişinin değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Bu noktada önemli olan, hem kişinin geçmişten getirdiği olumsuz algı ve ihtiyaçları belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmesi için daha sağlıklı yollar bulmasına yardımcı olur. “

Bize Ulaşın