Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu anne karnındaki dönemden ve erken çocukluk çağlarından itibaren beyin gelişimi esnasında ortaya çıkan; özellikle dikkat, hafıza ve motor hareket kontrolü ile ilgili beyin bölgelerinin etkilendiği bir bozukluktur. Çoğu çocuk ve ergen zaman zaman dikkatini toparlamakta, dürtüsel davranışlarını kontrol etmekte veya hareketsiz bir şekilde oturmakta zorlanabilir. Ama Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna sahip çocuklar için bu sorunlar o kadar yaygındır ki; ev, akademik ortam, sosyal hayat ve insan ilişkileri gibi yaşamın birçok alanına müdahale eder.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Ebeveynlerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukları hakkında sık sık yakındıkları bir gerçektir. “Bizi duymuyor sanki, çok ısrarcı, bir şeyi defalarca söylememiz gerekiyor” gibi yakınma sözcükleri ebeveynler tarafından söylenmektedir. Yine aynı şekilde öğretmenler tarafından da “çok hareketli, yerinde asla durmuyor, dersi dinlemiyor, sık sık yerinden kalkıyor” tarzı cümleler söylenebilmektedir.

Ancak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hareketli olmak, ders yapmamak veya istediği gibi davranmakla sınırlı bir hastalık değildir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yalnızca dikkatini odaklayamama, aşırı hareketlilik ve dürtüselliğin olduğu bir problem değildir çünkü dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun neden olduğu başka problemler veya komorbite olan başka psikiyatrik hastalıklar bu durumu daha karmaşık hale getirebilir.

Bu sebeple, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu tüm boyutlarıyla tanımak ve anlamak gerekmektedir.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Türleri Nelerdir?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite/Dürtüsellik şeklinde iki alt tipi mevcuttur. Bu alt tiplerin her ikisi bir arada görülebileceği gibi bir diğeri olmadan tek başına da görülebilirler.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Neden Kaynaklanır?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun nelerden kaynaklandığı tam olarak bulanamamakla beraber şüphelenilen pek çok araştırma verisi bulunmaktadır ve bu araştırmalar halen devam etmektedir.

  • Genetik Faktörler
  • Çevresel Faktörler (hamilelik döneminde sigara ve alkol kullanımı vb.)
  • Beyin Hasarı

Özetlersek Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun nörolojik, psikolojik ve sosyal yönleri bulunmaktadır. Bu noktada çocuğun genetik ve yapısal özellikleri de baskın rol oynamaktadır. Ebeveynlerinden çocuğa aktarılan genler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun gelişimi bakımından yatkınlığa sebebiyet vermektedir. Kalıtımsal özellikler çevresel faktörlerle birleştiğinde çocuğun davranış ve dikkatten sorumlu olan beyin bölgelerinin gelişiminde aksaklık olabilmektedir.

Ek olarak anne-baba davranışlarının tek başına Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna neden olmadığı bilinen bir gerçektir. Anne-baba davranışları genellikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile ilgili belirtileri arttıran veya azaltan faktörler olarak öne çıkmaktadır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kişilerin ailelerinde DEHB belirtileri görülebilmektedir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerde;

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların ebeveynlerinde yaklaşık olarak aynı semptomlar olma oranı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almamış çocuklara göre daha fazladır.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kişilerin kardeşlerinde de yaklaşık olarak benzer semptomların görülme olasılığı daha fazladır.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Belirtileri Nelerdir?

Dikkat eksikliği belirtileri

  • Dikkat gerektiren bir işe odaklanmada zorluk
  • Uzun süreli dikkat gerektiren şeylerden kaçınma
  • Çok sık dikkat hataları yapma
  • Dikkatini ayrıntılara verememe
  • Yönergeleri izlemekte zorlanma
  • Bir şey anlatırken dinlemiyormuş gibi gözükme
  • Görev ve etkinliklerini düzenlemede zorluk çekme
  • Günlük etkinlikleri ile ilgili unutkanlıklar yaşama
  • Dağınıklık, sık sık eşyalarını kaybetme
  • Sorumluluk almakta zorlanma
  • Çok sık işlerini erteleme

Hiperaktivite / Dürtüsellik belirtileri

  • Sürekli kıpır kıpır ve hareket halinde olma
  • Sık sık dersin başından, sıradan kalkma
  • Sakince oturmakta ve boş zaman etkinliklerinde katılmada zorluk yaşama
  • Sık sık sıra arkadaşını rahatsız etme
  • Çok konuşma
  • Sabırsızlık
  • Acelecilik
  • Söz kesme, araya girme
  • Düşünmeden harekete geçme

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Tanısı Nasıl Konulur?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı çocuk ve ergen psikiyatristleri tarafından konulur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı en az iki farklı ortamdaki kişilerden alınan öykü, psikometrik testler (MOXO) ve klinik gözlemin bir araya getirilmesi sonucu konulur.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu belirtilerinin 12 yaşından önce ortaya çıkmış olması ve en az 6 ay boyunca devam etmiş olması gerekmektedir. Bu belirtileri daha iyi açıklayabilecek başka bir psikiyatrik veya fiziksel hastalık olmamalıdır.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu teşhisi koyabilmek için bu belirtilerin çocuğun işlev alanları olan aile, okul ve arkadaş ilişkileri ile ilgili 3 alandan en az 2 alanda işlev kaybına neden olması, bu belirtilerin belirgin ve çocuğun günlük hayatını zora sokacak seviyede olması gereklidir.

Özetlersek dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ayrıntılı ve inceleme gerektiren bir rahatsızlıktır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tanısını koyabilmek için mutlaka sorulması gereken bazı sorular vardır:

  1. Çocuğun davranış problemine sebep olan durumlar var mı?
  2. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu var mı?
  3. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tipi ve şiddeti nedir?
  4. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna eşlik eden başka psikiyatrik rahatsızlık var mı?
  5. Ebeveynlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu veya buna eşlik eden başka bir psikiyatrik rahatsızlık var mı?

Moodist Hastanesinde Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tedavisinde en doğru yol, her olguya kendi gereksinimine uygun ve bütüncül bir tedavi belirlemek ve uygulamaktır.

Tedavinin başlıca hedefi çocuğun ve gencin doğal gelişimine imkân verecek (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedeniyle aksamış olan) bir düzenin oluşmasını sağlamaktır. Çocuklarda ve Ergenlerde görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun tedavisinde; ilaç tedavileri, psikososyal müdahaleler ve eğitimsel düzenlemeleri kapsayan tedaviler ile dikkat eksikliğini kontrol altına alıp, gelişimin doğal yolunu açmak ve olumsuz sonuçlarının önüne geçmek amaçlanmaktadır

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların yaklaşık %60-80’inde belirtiler ergenlik döneminde de görülürken, %40-60’ında ise erişkinliğe kadar devam etmektedir. Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tedavi edilmediğinde ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde önemli psikiyatrik, sosyal ve akademik sorunlarla karşılaşma riskleri yüksektir.

Düşük IQ, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu şiddetinin fazla olması, eşlik eden başka bir psikiyatrik tanının bulunması, anne ve babanın psikiyatrik bozukluklarının bulunması, yanlış çocuk yetiştirme tutumları gidişatı olumsuz etkileyen faktörlerdir.

Bununla birlikte Çocuklarda ve Ergenlerde Görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda ilaç kullanımı önem arz etmektedir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, temelde beynin gelişiminde sapmalara/kaymalara neden olan faktörler ile meydana gelir ve ilk etapta biyolojik süreçlerin etkilendiği bir bozukluktur. Bu nedenle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda esas tedavi ilaç tedavisidir. Bu; göz bozukluğu olan veya yeteri kadar görmekte zorlanan bir bireyin gözlük kullanmasına benzer bir durumdur. Yerine koyma tedavisi olarak adlandırılır.

İlaç kullanıldığında Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda görülen temel semptomların %70-80 oranında azalması beklenir, ilacın kesilmesi durumunda ise şikayetler çoğunlukla geri dönmektedir

Problemli belirtilerin çocuğun hayatını zora soktuğu, günlük hayatta tolere edilemediği süre boyunca ilaca devam edilmesi oldukça önemlidir.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) için İlaç Tedavisi Nasıl Olur?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tedavisinde dünyada farklı formlar olmakla birlikte Türkiye’de metilfenidat ve atomoksetin içerikli ilaçlar kullanılmaktadır. Metilfenidat içerikli ilaçlar kırmızı reçete ile satılırken atomoksetin içerikli ilaçlar normal reçete ile satılmaktadır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ilaçları, kullanılmaya başlandıktan sonra genellikle dikkat süresinde ve yoğunluğunda artış görülür. İlaçların dikkat ve davranış kontrolü üzerine olumlu etkisi ilaç kullanıldığı sürece vardır.

Bu ilaçlarla ilgili en sık bildirilen yan etkiler; uykusuzluk, iştah kaybı, karın ağrısı, mide-bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi şikayetlerdir. Daha az sıklıkla ise kaygı, huzursuzluk ve duygudurumda dalgalanma şeklinde yan etkilerle karşılaşılabilmektedir.

İlaçlar önerilen formda ve şekilde kullanıldıklarında bağımlılık yapmazlar.

Bu yan etkilerin çoğu ilk bir-iki haftalık kullanımdan sonra azalır ve gerektiğinde doz azaltılması veya kesilmesi ile tamamen kaybolur.

İlaçların etkinliklerinin düzenli kullanıldığında daha fazla olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda düzenli kullanımda ilk başta ortaya çıkan yan etkiler zamanla ortadan kaybolduğu için yan etkilerle mücadele konusunda da daha iyi bir yöntemdir. İlacın sık bırakılıp tekrar başlanması bu yan etkilerin tekrarlanmasına neden olabilmektedir.

Metilfenidat içerikli ilaçlar kullanıldıkları gün etkilerini gösterirler. Etki süreleri bittiğinde etkileri de ortadan kalkar.

Atomoksetin içerikli ilaçların ise muhakkak hiç ara vermeden düzenli kullanılmaları gerekmektedir. Atomoksetin içerikli ilaçların etkilerinin ortaya çıkması ancak düzenli kullanıldığında yaklaşık 6-8 haftayı bulabilmektedir. Aksatıldığında etkinliği hiç ortaya çıkmayabilir.

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Başa Çıkmak İçin Ne Yapılabilir?

Çocuklarda ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile başa çıkmak için psikososyal tedaviler çocukların okul düzenine ayak uydurmasında, dikkatini toparlayıp dersi dinlemesinde, başkalarıyla daha iyi geçinmesinde ve davranış problemlerini daha aza indirmesinde yardımcı olur.

Bazı çocuklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun neden olduğu zor duyguları hafifletmek için terapiye ihtiyaç duyabilirler. Akran ve anne- baba ilişkileri bozulan, okula adapte olmakta zorluk çeken bazı çocuklar depresif, sinirli veya endişeli olurlar. Çocuklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu yönetme becerisini öğrendiklerinde bunu okul, ev ve sosyal yaşamlarına entegre ederler. Terapi ayrıca çocukların daha mutlu ve daha güvenli hissetmelerine yardımcı olur.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı alan 6 yaşından küçük çocuklar için ilaç denenmeden önce ilk tedavi yöntemi olarak davranış yönetiminde anne-baba eğitimi önerilmektedir. 6 yaş ve üstü çocuklar için ilaçla birlikte davranış terapisi önerilir. 12 yaş üstü çocuklar için ise davranış yönetiminde anne baba eğitimi ve ergenlere yönelik bilişsel davranışcı terapi uygulanır. Bilişsel davranışçı terapi yöntemiyle çocuk ve ergenler dikkatlerini nasıl daha iyi odaklayabileceklerini ya da dürtüsel davranışlarını nasıl kontrol edebileceklerini öğrenirler.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Olan Çocukların Anne ve Babalarına Öneriler

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların anne ve babaları ile ilişkileri genellikle olumsuzdur. İlişkinizin genel hatlarıyla olumlu – olumsuz olduğunu gözden geçirin. Burada aşağılama, tehdit etme, şiddete başvurma, tutarsız davranma, bazen göz yumup bazen de aşırı tepkiler gösterme, etkisiz komutlar verme, hep olumsuz özellikleri ön plana çıkarma gibi tepkiler ilişkinizi kötü etkileyen davranışlardır.
  • Olumlu bir ilişki kurmak için ön planda yapılması gereken çocukla kaliteli vakit geçirme, etkili komut verme ve sınır koymayı öğrenmektir. Anne ve babanın birbiriyle olumlu ilişki kurması ve tutarlı davranışları bu noktada çok fazla önem arz etmektedir.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar belirli durumları stresli bulabilir. Çocuğunuzun olumlu deneyimler yaşamasına yardımcı olabilmek için; okul, spor, sanat, müzik veya oyun gibi alanlarda neyi iyi yapabildiğini tespit etmeye çalışın ve bunları yapması konusunda anne ve baba olarak teşvik edin.
  • Koyduğunuz sınırın çocuğun yararına olup olmadığını kontrol edin. Çocuğun gelişimi ve yararı ile ilgili olduğu düşündüğünüz konularda çok açık ve net ifadelerle kuralı söyleyin.
  • Tam olarak ne anlama geldiğini kestiremeyeceği ‘yaramazlık yapma, uslu dur’ veya buna benzer yönergeler vermeyin. “Arkadaşına vurman doğru değil” gibi çocuğun hangi davranışını değiştirmesi gerektiğini anlayabileceği, açık ve tek bir davranışa özgü yönergeler verin.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuğa olumlu yönergeler vermeye dikkat edin. “hayır, zıplama, yapma” yerine “yerinde oturmanı istiyorum.”, “bu davranışı burada yapmak uygun olmaz”, “bunu şuan istediğini biliyorum ama şundan dolayı yapamayız” şeklinde yapmaması gerekeni değil de yapması gerekeni söyleme şeklinde yönergeler verilebilir.
  • Çocuğunuzun dürtüsel hareketlerini kontrolde tutmak için ona seçenekler sunun. Şöyle diyebilirsiniz; “siyah olan kazağı mı giymek istersin, yoksa beyaz olanı mı?” ya da “bu oyuncakla mı oynamak istersin yoksa diğeriyle mi?”
  • Anne ve babanın çocuğun güçlü yanlarına odaklanması da anne-çocuk, baba-çocuk ilişkisini daha kuvvetlendirecektir. Çocuğun kişiliğindeki olumlu yanlar mutlaka öne çıkarılmalı ve daha fazla desteklenmelidir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların girişkenlik, hayal gücü ve yaratıcılık yetenekleri diğer yaşıtlarına oranla daha geniş olabilmekte, olaylara farklı bakış açıları getirebilmektedirler.
  • Biliyoruz ki dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların dürtüsel davranışları yaşıtlarına oranla daha yoğundur. Bu da arkadaş ilişkilerinde problemlere neden olabilmektedir. İlaçla dürtüsel davranışlar üzerindeki kontrol önemli ölçüde sağlanabilmektedir. Ayrıca bu çocukların yaptıkları davranışların sonuçlarını öngörme yetenekleri zayıf olduğu için yaptıkları davranışların sonucunda karşılaşabilecekleri problemler ve doğru davranış biçimleri hakkında çocuğa açık ve net geri bildirimler verilmelidir.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin okul yaşamlarında ciddi zorluklar yaşadıkları bilinmektedir. İyi bir okul-aile iş birliği durumun yönetilebilmesi için faydalıdır. Öğretmenlere dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkında verilecek bilgiler bu çocukların daha kolay kabullenilmelerini, olumsuz davranışları konusunda daha fazla tolere edilmelerini sağlayabilmektedir. Fakat burada öğrencinin ‘o zaten hiperaktif ’ şeklinde bir damgalanmaya maruz kalmasının önüne geçilmelidir.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip çocuklar günlük işlerini planlama ve düzen kurma konusunda zorluk çekebilirler. Günlük rutinler oluşturması için anne baba olarak çocuğa yardımcı olunmalıdır.
  • Günlük işlerinin planlanması, belirli aktivitelerin her gün benzer saatte ve sırada yapılması (yemek saatleri, ders saatleri, uyku saatleri, ekran saatleri) konusunda anne-baba yardımcı olmalı ve çocuk desteklenmelidir.
  • Okul çantasını, kıyafetlerini ve oyuncaklarını her gün aynı yere koyması için çocuğunuzu cesaretlendirin, böylece onları kaybetme olasılığı daha düşük olur.
  • Kuralların, sınırların ve beklentilerin çok net olarak anlatılması, belirsiz ifadeler kullanılmaması ve konulan kuralların takibinin yapılması dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar için yaşıtlarına kıyasla daha fazla önem arz etmektedir. Davranış çizelgelerinin kullanılması faydalı olabilmektedir.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar ve ergenler çabuk sıkılırlar ve odaklanmakta zorluk çekerler. Bu nedenle de sık sık su içme, tuvalete gitme gibi çeşitli bahanelerle dersin başından kalkmak isteyebilirler.
  • Dersin başına geçmeden önce bu tür ihtiyaçlarını giderdiğinden mutlaka emin olun ve dikkatlerini dağıtacak başka problemlerin olup olmadığını kontrol edin.
  • Ders çalıştıkları ortamla ilgili gerekli düzenlemeleri yapın. Odayı sade bir şekilde düzenlemeye dikkat edin. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin odağının çabuk değiştiğini unutmayın. Masada sadece ihtiyaç olduğu kadar eşya bulundurmaya özen gösterin. Masayı görüş açısı içerisine daha az eşya girecek (dikkatin dağılmaması için) şekilde konumlandırın. Mümkünse ses miktarını da azaltın. Televizyon, telefon, tablet gibi dikkat dağıtıcı cihaz ve eşyaları aynı ortamda bulundurmayın.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bazı çocuk ve ergenler, müzik dinlerken daha iyi odaklanıp öğrenebilirler. Çocuğunuzu gözlemleyin ve neyin işe yaradığını görün.
  • Aynı zamanda sağlıklı ve dengeli beslenme hemen her çocukta olduğu gibi dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda da önem arz eder. Özel bir diyet kısıtlaması önerilmemektedir.
  • Proteinden zengin diyet önerilmektedir.
  • Aşırı karbonhidrat tüketiminden kaçınılması gerekmektedir.
  • Ambalajlı gıdaların içine konulan katkı maddelerinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtilerini arttırdığı bilinmektedir. Bu nedenle katkı maddesi içeren hazır gıdaların tüketiminden mümkün olduğunca uzak durulması önerilmektedir.
  • Gazlı içecekler, meyve suları, şekerlemeler, atıştırmalık çerezler, cips ve diğer atıştırmalıkların tüketiminden kaçınılmalıdır.

Bu sayfadaki bilgiler Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Randevu Talep Edin

    Hemen Ara

     
    Hemen Ara  

    WhatsApp

     
    WhatsApp  

    Randevu Talebi

     
    Randevu Talebi  

    Uzmana Sorun

     
    Uzmana Sorun  
    HIZLI RANDEVU TALEP ET

      X
      RANDEVU TALEBİ
      Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'imw_footer_sticky_bar' not found or invalid function name in /home/moodisth/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php on line 307