Alkol Bağımlılığı (Alkolizm) Nedir?

Alkolizm olarak da bilinen alkol bağımlılığı, kişinin hayatındaki farklı alanda problemlere sebep olmasına rağmen alkol kullanımını durduramadığı veya kontrol edemediği, bir beyin hastalığıdır.

Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı (Alkolizm) Nasıl Anlaşılır?

Bağımlılık genel olarak olarak; tolerans geliştirme, yoksunluk, planlanandan daha fazla alkol/madde kullanmak, başarısız bırakma girişimlerinin olması, fiziksel ve ruhsal sağlığın kötüleşmesi, işte/okulda ve ilişkilerde sorunlarla karşılaşmak kişide bağımlılığın geliştiğinin göstergeleridir.

Tolerans, giderek artan dozda alkol kullanımını; yoksunluk, alkol kullanmadığı zamanlarda fiziksel ve ruhsal sorunları ifade etmektedir. Aşerme yani alkol için yoğun arzu duyma, zamanının çoğunu alkole ve alkolle alakalı şeylere ayırma gibi durumlar söz konusuysa bağımlılıktan söz edilir.

Alkol Bağımlılığı (Alkolizm) Bir Hastalık Mıdır?

Diğer tıbbi hastalıklarda olduğu gibi alkol bağımlılığında da beyinde biyolojik değişiklikler meydana gelir. Meydana gelen bu biyolojik değişikliklerden dolayı kişinin iradesi artık devreden çıkmıştır.

Araştırmalara göre, Türkiye’de erkeklerin %4,4’ünde, kadınların %0,9’unda alkol bağımlılığı tanısı bildirilmiştir.

Ne Kadar Alkol Tüketmek “Normal”dir?

Ne kadar alkol kullanmanın normal olduğundansa sağlıklı sınırları öğrenmek öncelikli olmalıdır. Bunun için öncelikle alkol için standart ölçü kavramını öğrenmek gereklidir.

Bir tek (yarım duble) rakı, votka, viski vb.1 ölçü
Bir kadeh şarap1 ölçü
Bir büyük kutu bira1,5 ölçü

Haftada en az 2 gün alkol almamak şartı ile, alkol kullanımının haftalık sınırları şunlardır:

  • Erkekler için haftada toplam 14 ölçü
  • Kadınlar için haftada toplam 7 ölçü

Kişi belirtilen bu miktarların üstünde alkol kullanıldığı takdirde, alkolün yarattığı bedensel ve ruhsal zararları yaşamaya başlayacaktır.

Bu noktada alkolün hangi miktardan daha fazla kullanılmaması gerektiği sorusunun yanıtını bilmek gerekir. Bu sınır erkekler için haftada 14 standart içki, kadınlar için haftada 7 standart içki olarak verilmiştir.

Ayrıca alkol, alınan miktar ne olursa olsun haftada beş kereden sık kullanılmamalıdır. Yani haftada en az iki gün hiç alkol alınmamalı, alkol alındığında erkekler için günde 4 standart içki, kadınlar için ise 3 standart içkinin üzerine çıkılmamalıdır.

Alkol Bağımlılığı (Alkolizm) ile Birlikte En Sık Görülen Psikolojik Sorunlar Nelerdir?

Alkolizm ile birlikte en çok görülen psikiyatrik hastalıklar, madde bağımlılığı, duygudurum bozuklukları ve anksiyete bozukluklarıdır.

Alkol bağımlılığı olan kişilerde depresyon görülmenin sık olduğu bilinmektedir. Bunun yanı sıra, alkol bağımlılığı ve depresyon birlikte görüldüğünde kişinin intihar girişim riski artmaktadır.

Alkol bağımlılığı tanısı olan kişilerin n %25-50 kadarında anksiyete bozukluğu görülmektedir. Özellikle sosyal anksiyete bozukluğu ve panik bozukluğu daha fazla görülmekle birlikte; sosyal anksiyete bozukluğu olan kişilerde self-medikasyon amacıyla alkol kullanımının çok sık görülmektedir.

Moodist’te Alkol Bağımlılığı (Alkolizm) Nasıl Tedavi Edilir?

Değerlendirme aşaması

Arınma-Değerlendirme aşamasında ilk amaç kişinin bedeninin alkol-maddeden arınmasıdır. Çünkü bu tür maddeler bedende ve beyinde kendine göre bir sistem kurar.

Hedef bedende yeni bir dengenin kurulmasını ve bedeninin kendine gelmesini sağlamaktır. Fiziksel ve ruhsal açıdan stabilizasyon sağlanır.
Bu amaçla gerekli testler yapılır ve tedavi uygulanır. Arınma, kişinin durumuna göre yatarak veya ayaktan yapılır. Ancak evde yani ayaktan yapmak bazen tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Bu aşamada kişinin içme nedenleri, tetikleyici faktörlerin neler olduğu, kullandığı maddelerin ruhsal etkileri, fiziksel sonuçları gözden geçirilir. Bir anlamda hasar tespiti yapılır. Bu aşamanın sonunda iyileşmek için bir “yol haritası” hazırlanır. Yol haritası kişiyle birlikte oluşturulur ve iyileşmek için neler yapılması gerektiğine ve tedavinin nasıl süreceğine karar verilir.

Temiz Kalmayı Sürdürme Aşaması (Derlenme-Toparlanma)

Beden dengeye girdikten sonra temiz kalmayı sürdürmek çok önemlidir. Yoksa bağımlılığın yarattığı bedensel değişiklikler hemen eski haline döner.
Temiz kalmayı sürdürme aşamasının temel hedefleri; yeni bir yaşam düzeni kurmak, bağımlılık yapıcı maddelerden uzak kalmayı öğrenmek, ruhsal ve fiziksel iyileşmeyi sağlamaktır. Ayrıca aile ilişkilerini düzelmesine, ilişkilerin bir düzene konmasına çalışılır. Bu aşama, derlenme toparlanma aşamasıdır. Beynin düzelmeye başladığı aşamadır. Genelde ayaktan tedaviyle sağlanır.

Tekrar Kullanmayı Önleme Aşaması (Yeniden Yapılanma)

Bağımlılıkta sadece bağımlılık yapan maddeyi bırakmak yeterli değildir. Önemli olan bırakmak kadar tekrar başlamamaktır.

Bu aşamada; madde isteğiyle, kişiyi madde kullanmaya iten duygularla, risk yaratan etkenlerle, düşünce tuzaklarıyla başa çıkmanın yolları öğretilir. Arkadaş ilişkileri düzenlenir. Aile ilişkileri üstünde çalışmaya devam edilir. Kişinin yeni bir yaşam düzeni kurmasına yardımcı olunur.

Tekrar kullanmayı önleme aşaması; bir anlamda yeniden yapılanma dönemidir.

Alkol bağımlılığı tedavisi (yoksunluk ve destek) diğer kötüye kullanılan maddelerin tedavisiyle aynı ilkeleri içerir. Bağımlılık sadece tıbbi bir sorun değildir. Bağımlılık aynı zamanda psikososyal bir sorundur. Bağımlılığın doğasını, tekrar kullanmama yöntemlerini, istekle başa çıkmayı, tuzak düşüncelerle öğrenmediği sürece bağımlılık tekrarlayacaktır. Öte yandan öfke kontrol eksikliği, stresle başa çıkmada zorluk, dürtüsellik gibi birçok ruhsal durum da bağımlılığı devam etmesine yol açar. Bu nedenle psikososyal destek, bağımlılığın önlenmesinde önemli bir yardım sağlar.

Kişisel İyileşme Programı (KİP); Moodist Bağımlılık Merkezine özel bir psikososyal eğitim programıdır. KİP, 30 başlıktan oluşur. Her başlık kişinin tekrar bağımlılığa dönmesini önleyecek bir konuyu içerir. Başlıklar, psikologla birlikte çalışılır. Bireysel terapilerde, bağımlılığı tetikleyen öfke, stres, travma, sorun çözme becerisi eksikliği gibi soruların tedavisi için çalışıyoruz. Bireysel terapiler deneyimli psikoterapistler aracılığıyla yapılmaktadır. Ayrıca aile ilişkilerinde yaşanan sorunların çözümünde de bireysel terapiler yararlıdır.

Grup terapileri; bağımlılık tedavisinin en önemli parçasıdır. Başkalarıyla birlikte öğrenmek daha kolaydır. Grup içinde daha olumlu davranışlar geliştirilebilir. Bu nedenle grup tedavilerine düzenli katılmak iyileşme sürecini hızlandırır.

Ailenin desteklenmesi

Ailenin iyileşme sürecine katılması çok önemlidir. Bu nedenle ebeveynler, eşler ve çocukları ile birlikte çalışmayı çok önemsiyoruz. Bağımlı bireyle yaşamak aile için acı verici bir durumdur. Aile büyük bir yüküm altındadır. Bağımlılık bir aile hastalığıdır. Bu nedenle sadece bağımlı değil, ailenin tüm üyeleri de değişmelidir. Ailenin tedavide rol alabilmesi için bağımlılığa yönelik bilgi ve becerilerinin artması gerekmektedir. Aile programında neler yapıyoruz?

  • Ailenin bağımlının iyileşmede alabileceği rol hakkında bilgilendiriyoruz.
  • Bağımlılığın aileye getirdiği yük ve bununla başa çıkmayı öğretiyoruz.
  • Ailenin bağımlıya yönelik davranışlarında doğru ve yanlışları ayırt etmelerini sağlamaya çalışıyoruz.
  • Aile üyelerinin kendi ruh sağlıklarını nasıl korumaları gerektiğini öğretiyoruz.

Bu hedefleri gerçekleştirmek için verdiğimiz hizmetlerimiz şunlardır:

  • Aile üyelerinin katılabileceği grup çalışmaları uyguluyoruz. Bu çalışmalarda aileler bilgi kazanmakta, ayrıca birbirleriyle deneyimlerini paylaşma şansını bulabilmektedir.
  • Aile üyeleriyle birebir görüşerek bilgilendiriyoruz ve gerekli desteği veriyoruz.

Yatarak tedavi

Yatarak tedavi programını; rahat ve konforlu bir ortamda, bilgili ve deneyimli bir sağlık ekibi ile yürütüyoruz.

Yatarak tedavi neden gerekli ve önemlidir?

Alkol-madde kullanımına bağlı bedende birçok değişiklikler oluşur. Beden, bu maddelere göre kendinde bir denge geliştirir. Bu maddeler bırakıldığında, bedenin yeniden normal dengesine girmesi sırasında birçok sorun ortaya çıkabilir. Bunlar terleme, uykusuzluk gibi hafif belirtilerden yüksek tansiyon, bayılma veya koma gibi ciddi sorunlar biçiminde görülebilir. Bu nedenle kullanılan maddeleri kontrollü bir ortamda bırakmak, sağlık açısından çok önemlidir. Yatarak tedavi, kişiyi çevresinden kısa süre izole etme amacını da taşır. Alkol-madde bırakıldığı ilk dönemlerde beyin henüz kontrolü ele geçirmediği için, kişi kendisini tutmakta zorluk çeker. Yatarak tedavi, kişinin bu gücü sağlaması için bir geçiş dönemidir.

Program türleri

Yatarak tedaviyi kişinin özelliklerine ve isteklerine göre şekillendiriyoruz. Tam günlü veya yarı günlü programlarımız mevcuttur. Verilen hizmetler;

  • Tıbbi tedavi, bedenin kullanılan maddeden sağlıklı bir şekilde arınmasını sağlamak
  • Kişinin alkol ve madde kullanmaya iten nedenleri saptamak ve bunları değiştirmeye yönelik hedefleri belirlemek
  • İstek, duygu ve düşüncelerle başa çıkmayı öğretmek
  • Tekrar alkol-madde kullanımını önleyecek stratejileri geliştirmek
  • Her gün günaydın toplantısı, bağımlılık bilgilendirmesi, kişisel iyileşme programı ve bağımlılığı önlemeye yönelik aktiviteler yer almaktadır.

Ayaktan tedavi programı

Ayaktan tedavi programı, hastaneye yatmadan veya yatış sonrası uygulanan bir programıdır. Üç basamaklı tedavi programı ayaktan uygulanmaktadır.

Ayaktan tedavi programında neler yapıyoruz?

Bağımlılığın getirdiği fiziksel ve beyinsel sorunların düzelmesine yardımcı oluyor, alkol-madde isteğini azaltıcı tıbbi tedaviler uyguluyoruz. Kişinin risklerini ve ihtiyaçlarını saptıyoruz. Tekrar kullanmayı önlemek için,

  • Kişiye özel bir program hazırlıyoruz
  • Stresle veya öfkeyle başa çıkma yöntemlerini öğretiyoruz
  • Eşlik eden ruhsal sorunlar üstünde çalışıyoruz
  • Yaşamını organize etmeyi öğretiyoruz
  • Aile ve arkadaş ilişkilerini düzenlemeye çalışıyoruz bağımlılık ve süreci hakkında bilgilendiriyoruz

Ayaktan tedavi programımızı oluşturan bileşenler şunlardır:

  • Bireysel görüşmeler
  • Grup çalışmaları
  • Aileye yönelik çalışmalar

Moodist Özel Amatem Alkol ve Madde Tedavi Merkezi

AMATEM statüsünü elde edebilmek için “Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği”nde belirtilen konuların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bunlar bir hastanenin bağımlılık merkezi olarak çalışması için gerekli olan yeterlilikleri gösterir.

AMATEM statüsündeki hastaneler, her türlü ilaç kullanımına ve tedaviyi kullanmaya Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmışlardır.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi de 13.03.2017 tarihi itibariyle Özel Amatem statüsü kazanmıştır.

Moodist Hastanesi olarak; tecrübeli ekibimizle, bilime dayalı tanı ve tedavi yöntemlerini, etik, insancıl bir tutum içinde, hasta ve hasta yakınlarının mahremiyetlerine özen göstererek uygulamaktayız.

Alkol Bağımlılığı (Alkolizm) Sorunu Olan Bir Yakınınız mı Var?

Unutmayın- tek başına, birinin alkol probleminin üstesinden gelmesini sağlayamazsınız. Kişiye destek önerebilirsiniz veya kendiniz destek alabilirsiniz. Bunun için bazı adımları sıralayabiliriz.

1.Adım: Konuşun

  • Durumla ilgili endişelerinizden kişi ayıkken bahsedin. Ne düşündüğünüzü ve ne hissettiğinizi anlatmaya çalışın. Örneğin ‘senin içki içmenden dolayı endişeleniyorum’.
  • Vakalar anlatın. Bazı kişilerin bilgi edinmesi için bu yöntem faydalı olabilir. Şöyle söyleyebilirsiniz; ‘Alkolle ilgili öğrendiğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum’
  • ‘Alkolik’ gibi etiketlemelerden uzak durun.
  • Bir akrabası veya arkadaşıyla doktora başvurmayı isteyip istemediğini sorun.

2.Adım: Yardım önerin

  • Alkol kullanımının olmadığı aktiviteler (sosyal, fiziksel) önerin
  • Danışmanlık ve grup görüşmeleri için cesaretlendirin
  • Desteğinizi tedavi boyunca sürdürün

3.Adım: Kendinize dikkat edin

  • Sizin de desteğe ihtiyacınız var. İyi ve güvende olmanız için gereken şeyleri düşünün
  • Yalnız olmamak için diğer aile üyelerini ve arkadaşları da işe katın. Ne hissettiğinizi paylaşın. Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu anlatın.
  • Alkol bağımlılarının yakınlarının katıldığı danışmanlık veya destek veren toplantılara katılın.

Nasıl daha iyi iletişim kurarım?

Açık olun

  • Çevreden saklamak sık yapılan bir davranıştır. Bir süre sonra bundan vazgeçilmelidir. Unutmayın! Gizlilik bağımlılığı besler.

Daha iyi iletişim kurmayı öğrenin
İyi bir iletişim kurmak için;

  • Ben dilini kullanın. Kendi duygu ve düşüncelerinizi ifade edin. Örneğin “sen beni kızdırdın” yerine “Ben sana kızgınım” diyebilirsiniz.
  • Konuşurken onu yargılamayın, korkutmayın ve suçlamayın.
  • Konuşurken onu dinleyin. Kendinizi onun yerine koymaya çalışın.
  • Her ne olursa olsun, her zaman onun yanında olacağınızı belirtin.

Mesajlarınızı doğru zamanda ve doğru biçimde verin

  • Somut mesajlar verin. Örneğin evden çıkarken “oraya git, şunu bunu yap, alkol içme, eve erken gel” demek yerine sadece “bugün alkol içmeni istemiyorum” diyebilirsiniz.

Tartışmayın
Tartışmak sorunu çözmeyi sağlamazken, sorunların daha da büyümesine sebep olacaktır.

  • Hazır olduğunuz zaman onunla konuşun
  • Sakinleştiğinizde onunla konuşun
  • Alkol etkisindeyken konuşmaktan kaçının

Onu anlamaya çalışın

  • Onun farklı olduğunu kabullenmek ve beklentilerinizi düşürmek, ona karşı olan tahammülünüzü artıracak ve çatışmalarınız azalacaktır.

Sınırlarınızı koyun

  • Aile içerisinde bazı kurallar belirleyin. Kurallar aile üyeleri arasındaki sınırların belirlenmesini sağlar.
  • Koyduğunuz sınırların net olmasına özen göstermelisiniz. Bir yaptırım uygularken bunu bir zafere dönüştürmeyin.

Seçenek sunun

  • Onun bir şey yapmasını istediğiniz zaman ona doğrudan emirler vermek hiçbir işe yaramaz.
  • Ona seçenekler sunmak ve bu seçeneklerden birisini seçmesini sağlamak, onunla bir tartışmayı da önler. Seçenek sunduğunuz ve birini seçtiği takdirde aslında kendi tercihini yapmış olacaktır. Böylece hiçbir konuda sizi suçlayamaz.

Değişim Nasıl Sağlanır?

Tedavi, bir değişim sürecidir. Aşağıda bu süreçte ne yapılabileceğine yönelik örnekler verilmiştir.

Zamanı yapılandırın

  • Alkol kullanımı kişinin zamanını iyi kullanmamasına ve boş zamanlarının oluşmasına neden olur. Böylece boş zaman tekrar kullanıma neden olur. Etkinlik oluşturmasına yardımcı olun. Sizinle beraber bir şeyler yapmasını sağlayın.

Sorumluluklarını onun yerine üstlenmeyin

  • Onun sorumluluklarını onun yerine yüklenmeyin.
  • Ona bir yetişkin gibi davranarak davranışlarının sorumluluğunu almasına ve sonuçlarını görmesine izin verin.
  • Görev verin ve aldığı görevleri yerine getirmesi için destekleyin.
  • Onun yerine onun yapması gereken işleri yapmayın.

Hayatınızı sürdürün

  • Alkol kullanan kişi genellikle ailenin sorunu haline gelmektedir. Tüm aile bireylerinin bağımlı kişiyle ilgilenmesi bir süre sonra da kişinin aşırı kontrolden sıkılması ve tekrar eski ortamına geri dönmesine yol açmaktadır. Diğer aile üyeleriyle de ilgilenin, kendinize zaman ayırın, birlikte güzel şeyler yapın, onunla hep bağımlılık meselesini konuşmayın. Başka şeyler de konuşun. Unutmayın! Kendinizi ihmal ederseniz, ona yardımcı olamazsınız.

Yaşadığınız çevreyi değiştirin

  • Alkol kullanılan çevrede bulunmak hatırlatıcılarla karşılaşma riskini arttıracağından tehlikelidir. Ancak çevreyi değiştirmeden önce yakınınıza danışmanız ve onun da onayını almanız gerekir.

Değişim için acele etmeyin

  • Davranışları ve alışkanlıkları değiştirmek kolay değildir. Değişmek için ona zaman tanıyın.

Şüphelendiğinizde somut verilere dayanın

  • Yakınınızın eve geç gelmesi, zamanını sizden ayrı geçirmesi, gözlerinin kızarık olması gibi durumlar sizi tekrar kullandığına dair endişelendirebilir. Somut verilerle hareket edin. Gerekirse evde alkol metre bulundurun.

Siz de değişin
Bağımlılık tedavisinde sadece kişinin kendisinin değişmesi yeterli olmayacaktır, bu nedenle ailelerin de muhakkak değişmeleri gerekir. Bunun için:

  • Duyguları kontrol etmeyi öğrenin.
  • İletişim becerilerini geliştirin.
  • “Hayır” diyebilmeyi öğrenin.

Geçmişi unutun, geleceğe odaklanın

  • Daha önce yaşanan çatışmalar var ise, bunları unutmak, en azından şimdilik kaydı ile ertelemek yararlıdır. Eğer kullanmayı bıraktıysa onu sürekli bir suçlu gibi izlemek, potansiyel bir tehlike olarak değerlendirmek, geçen günleri sık sık gündeme getirip onu suçlamak hatadır.

Alkol Yoksunluğu ve Delirium Tremens Nedir?

Alkol alımının durdurulması veya azaltılmasından birkaç saat veya gün sonra ortaya klinik olarak çekilme belirtileri çıkar.

Yoksunluğun belirtileri; terleme, nabız artması, titreme, huzursuzluk, sürekli hareket halinde olma, uykusuzluk, asabiyet, bulantı, kusma, geçici halüsinasyondur.

Deliryum Tremens

Alkol çekilme belirtilerinin en ağır olarak görüldüğü durumdur.
Alkol kesimini takriben 24 – 48 saat sonra, titreme, denge ve dikkatin bozulması, terleme, iştahta azalma ve çarpıntı ile başlar.

Hasta giderek şaşkınlaşır, bilinci bulanıklaşır ve duraksamadan ilgisiz bir biçimde konuşmaya başlar. Bu duruma panik, kızgınlık ve saldırganlık eşlik edebilir. İşitsel, görsel ve duysal varsanımlar görür, hisseder, duyar ve sara nöbeti geçirebilir.

Acil tıbbi bakım sağlanması gereken bu durumda, hasta uzun süren uykudan sonra kendine gelebileceği gibi kalp yetmezliği, iltihaplanmalar, şok ve kaza sonucu ölebilir veya kalıcı beyin hasarı yaşayabilir.

Alkoloreksi: Kilo Almamak İçin İçmek!

Öğün atlamak için alkol tüketmek erkeklerde de görülmekle beraber özellikle genç kadınlar arasında gittikçe yaygınlaşan bir fenomen haline geliyor!

Amaçsa bu şekilde kilo almadan kalori ihtiyacını karşılamak…

Akşam yemeğini atlayarak alkol tüketmekle başlayan, kulağa zararsız gelen davranış, zamanla hafta sonu rutinin bir parçası hatta bir tür beslenme alışkanlığı haline gelebilir.

Bu durumla ilgili bilinmesi gerekenler:

Alkolün kendisi yağ içermez, ancak kalori ile doludur. Alkolden sağlanan kalori besinlerden sağlanan kaloriyle aynı nitelikte değildir. Bu durum yetersiz beslenmeye neden olacaktır. Boş bir mideyle alkol kullanmak; alkol zehirlenmesi yaşanma riskini arttıracaktır. Bir beslenme alışkanlığı ile başlayan durum alkol bağımlılığının gelişmesine neden olabilir. Alkoloreksi ciddi acil olumsuz sonuçların yanı sıra uzun vadeli fiziksel rahatsızlıkların gelişmesine etki edebilir.

Kaygıyı Alkolle Yatıştırmak

Kaygı ya da anksiyete, tehlike içeren uyarana karşı vücudun verdiği doğal bir tepkidir. Tehdit altında hissettiğimizde, nahoş bir durumla karşı karşıya kaldığımızda ya da baskı altında olduğumuzda vücudumuz kendini koruyabilmek adına bir tür alarm verir.

Normal seviyede bir anksiyete sınırlı bir süre zarfında belirli bir olay ya da durumla bağlantılı olarak yaşanma eğilimindedir. Örneğin; bir iş görüşmesi, sınav ya da yeni biriyle tanışma gibi. Kaygı birçok olayla iç içe geçerek tüm güne yayılmaya ve yaşam kalitesini etkilemeye başladığında “sağlıklı ve doğal” olan yapısından uzaklaşarak çeşitli hastalıklara sebep olabilir. Her iki koşulda da kaygılı olduğumuzda yaşayabileceğimiz bazı fiziksel belirtiler vardır: panik hali ya da panik atak, sıcak soğuk basması, nefes alış-veriş hızında artış, kalp çarpıntısı, huzursuzluk ve gerginlik gibi.

Kaygının yol açtığı fiziksel ya da psikolojik belirtilere maruz kalan kişiler, asıl sorun kaynağıyla yüzleşmek yerine sıklıkla kaygı yaratan durumdan kaçınma eğiliminde olabilmektedir. Yoğun kaygı hissettiklerinde kişilerin bu duygularını alkol alarak yatıştırmaya çalışması da bir tür kaçınma davranışıdır.

Özellikle stresli günlerde ya da gerginlik içeren durumlarda bir iki kadeh içki tüketmek sakinleşebilmek açısından kişiye cazip gelebilir. Bu şekilde kendini yatıştırmaya alışan kişi aslında farkında olmadan alkolü kötüye kullanır. Alkolün bir ilaçmışçasına tüketimi, süreç içinde alkole karşı bağımlılık geliştirmeye yol açabilir. Üstelik alkolün görece yatıştıran etkisi, kullanım miktarı ve sıklığı arttıkça yok olarak yerini daha da artmış bir anksiyeteye bırakır.

Alkol hem sedatif (sakinleştirici) hem de depresan özellikleri olan bir maddedir. İlk kullanımda genel bir gevşeme hali yaratarak kaygı veren düşüncelerden uzaklaşmayı sağlayabilir. Ancak içmeye devam ettikçe tolerans* yükselerek alkolün stres azaltan etkileri kaybolmaya başlar ve beyinde yarattığı hormonal değişim sebebiyle kendisi başlı başına bir stres faktörü haline gelir. Üstelik alkole bağlı açığa çıkan anksiyete birkaç saat hatta ayıldıktan sonra bütün bir gün sürebilir. Bu durumun en tipik örneği akşamdan kalmaktır. Akşamdan kalmak; baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, huzursuzluk, su kaybına bağlı halsizlik ve düşük kan şekeri gibi birçok belirtiyi beraberinde getirerek kişiye kendini çok daha fazla mutsuz ve gergin hissettirir.

Bunlara ek olarak, ağır alkol tüketiminin anksiyete bozukluklarının açığa çıkması için uygun zemin hazırlayabildiği de bilinmektedir. Alkole karşı toleransı düşük, kaygılı bir mizacı ya da agresif eğilimleri olan ya da herhangi bir psikiyatrik sorundan kaynaklı tedavi gören kişiler için alkolün kullanımı dahi yüksek risk içerir.

Kaygınızı normal yollardan sakinleştiremediğinizi fark ediyorsanız bir psikiyatrist ve uzman psikologdan ilaç-psikoterapi desteği alarak kaygı ile sağlıklı şekilde başa çıkmayı öğrenebilirsiniz. Yaşam uzun bir yoldur. Hızlı ama geçici rahatlamalar akabinde gelişen yeni gerginliklerle de, çaba sarf ederek edinilen kalıcı becerilerle de yürümeyi seçebilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Randevu Talep Edin

    Hemen Ara

     
    Hemen Ara  

    WhatsApp

     
    WhatsApp  

    Randevu Talebi

     
    Randevu Talebi  

    Uzmana Sorun

     
    Uzmana Sorun  
    HIZLI RANDEVU TALEP ET

      X
      RANDEVU TALEBİ
      Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'imw_footer_sticky_bar' not found or invalid function name in /home/moodisth/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php on line 307