Epilepsi, antik çağlardan beri bilinen ve tedavisi için farklı yöntemlerin geliştirildiği bir hastalıktır. Modern anlamda epilepsi tanımı ise 1800’lü yılların sonunda ortaya çıkmıştır. Günümüzde epilepsi, Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen bir nörolojik rahatsızlıktır.

Epilepsi

Epilepsi (Sara) Nedir?

Epilepsi ya da diğer adıyla sara hastalığı, beyin aktivitesinde anormalliklere bağlı gelişen bir nörolojik hastalıktır. Epilepsideki bu anormal aktivite; nöbet, alışılmadık davranış ve duyuların olduğu zaman dilimleri ve bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Epilepsi (sara), her yaş grubundan kadın erkek herkesi etkileyebilir.

Epilepside görülen nöbetlerin türü ve süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bir kişinin bir kez nöbet geçirmesi, o kişinin epilepsi hastası olduğu anlamında gelmez. Genel olarak epilepsi tanısı için kişinin iki kez başka herhangi bir nedenle açıklanamayan nöbet geçirmiş olması gerekir. Epilepsi tedavisi ile hastaların büyük bir kısmında nöbet geçirmesi engellenir. Bazı hastalarda tedavi ömür boyu devam ederken bazılarında ise epilepsi nöbetleri son bulur ve tedaviye duyulan ihtiyaç ortadan kalkar.

Epilepsi (Sara) Nöbet Türleri Nelerdir?

Epilepsi (sara) hastalığının en temel belirtisi nöbetlerdir. Epilepsi hastaları farklı tür nöbetler geçirebilir. Hastanın epilepsi tedavisinin başarıyla planlanabilmesi için hangi tür nöbet geçirdiğinin bilinmesi gerekir.

Parsiyel (Fokal) Nöbet

Hastanın geçirdiği nöbet, beynin sadece belirli bir bölümündeki anormal aktiviteye bağlı olarak gelişiyorsa bu nöbete ‘parsiyel’ ya da ‘fokal’ adı verilir. Fokal nöbetler de kendi içerisinde iki kategoriye ayrılır:

  • Bilincin Korunduğu Fokal Nöbetler: Bilinç kaybının yaşanmadığı bu tür nöbetler, basit parsiyel nöbet olarak da adlandırılır. Bu tür nöbet geçiren hastalarda; duygusal değişimler veya görme, işitme, koku ve tat duyuları algılamada farklılıklar görülür. Yine bu nöbette ellerin, kolların istemsizce hareket ettirilmesi gibi davranışlar izlenebilir. Duyusal anlamda da karıncalanma, ışık çakması, sersemleme gibi bazı belirtiler ortaya çıkabilir.
  • Bilincin Kaybedildiği Fokal Nöbetler: Kompleks parsiyel nöbet olarak da adlandırılan bu tür nöbette, nöbet sırasında hastanın bilinci kapanır. Bilinci kapanan hasta nöbet sırasında boşlukta gibidir, çevresinde olan bitene kayıtsızdır. Nöbet esnasında hastalarda; ellerini ovalama, çiğneme, olduğu yerde daireler çizerek yürüme gibi tekrarlayan hareketleri yapma davranışı görülebilir.

Parsiyel nöbetler; migren, narkolepsi ve diğer bazı nörolojik hastalıklarla karışabilir. Bu nedenle epilepsiyi diğer hastalıklardan ayırmak için ayrıntılı tanı testlerine ihtiyaç duyulur.

Jeneralize Nöbetler: Jeneralize nöbetlerde anormal aktivite tüm beyne yayılmıştır. Altı farklı jeneralize nöbet türü vardır:

  • Absans Nöbet: Absans nöbetler, sıklıkla çocuk hastalarda görülür. Bu tip nöbette hasta boşluğa dalar veya dudak şapırdatma, göz kırpma gibi vücut hareketleri yapar. Nöbet sırasında hastanın kısa süreli olarak bilinci kapalıdır ve etrafında olan biteni algılayamaz.
  • Tonik Nöbet: Tonik nöbetlerde kaslarda sertlik meydana gelir. Bu sertleşme özellikle sırt, bacak ve kollarda ortaya çıkar ve nöbet sırasında hastanın yere düşmesine neden olabilir.
  • Atonik Nöbet: Bu tip nöbette, kas kontrolü ortadan kaybolur. Nöbet esnasında hasta aniden yere yığılabilir.
  • Klonik Nöbet: Klonik nöbette; tekrarlayan, ritmik, sıçrayan tarzda hareketler görülebilir. Klonik nöbet en çok yüz, boyun ve kolları etkiler.
  • Myoklonik Nöbet: Bu tipte, kol ve bacaklarda ortaya çıkan sıçrama, seyirme ve titreme şeklinde hareketler izlenir.
  • Tonik-Klonik Nöbet: Tonik-klonik tip, epilepsi nöbetleri arasında en şiddetli olan nöbettir. Nöbet sırasında hastanın bilinci aniden kapanır. Vücutta katılaşma ve titreme görülür. Nöbet geçirirken hastanın mesane kontrolü kaybolabilir veya hastanın dilini ısırması gibi sorunlar oluşabilir.

Hastada eğer aşağıdaki durumlardan biri görülüyorsa vakit kaybedilmeden en yakın sağlık merkezine başvurulması gerekir:

  • Nöbetin 5 dakikadan uzun sürmesi
  • Nöbet bittikten sonra hastanın solunumunun ve bilinç durumunu düzelmemesi
  • Nöbet sonrası hemen ikinci nöbetin başlaması
  • Hastada yüksek ateş olması
  • Sıcaklamaya bağlı aşırı terleme, nabzın hızlanması gibi durumların görülmesi
  • Hastanın gebe olması
  • Hastada diyabet hastalığının bulunması
  • Hastanın nöbet sırasında yaralanması

Tüm bu durumlar, hastanın acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğunun bir göstergesi olabilir. Bu nedenle bu durumların varlığında hasta yakınlarının da tetikte olarak gerekli işlemleri yapması yararlı olur.

Epilepsi (Sara) Neden Kaynaklanır?

Epilepsi (sara) hastalarının yaklaşık yarısında, hastalığa sebep olan bir faktör tanımlanamamıştır. Ancak hastaların diğer yarısında epilepsi gelişimine neden olabilecek durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Genetik Etki: Beynin etkilenen kısmına ve anormal aktivite sonucu gerçekleşen türlere göre kategorize edilen bazı epilepsi türleri, bazı ailelerde nesiller boyu görülebilir. Hastalığın belirli ailelerde daha sık görülmesi, hastalık gelişiminde genetik bir etki olabileceğini gösterir. Araştırmacılar bazı genler ile epilepsi (sara) hastalığı arasında bir bağlantı olduğunu keşfetmiştir. Epilepsi ile ilgili genlerin çeşitli varyantını taşıyan kişiler, nöbetleri tetikleyen çevresel olaylara karşı daha hassas olabilir.
  • Kafa Travması: Trafik kazası, düşme gibi kafada yaralanmaya yol açan travmalar epilepsiyi tetikleyebilir.
  • Beyin ile İlgili Durumlar: İnme, tümör gibi beyin hasarına yol açan durumlar da epilepsiye sebep olabilir. İnme, 35 yaşından büyük kişilerde epilepsiye sebep olan faktörlerin başında yer alır.
  • Enfeksiyon Hastalıkları: AİDS, menenjit, viral ensefalit gibi merkezi sinir sistemini etkileyen enfeksiyon hastalıkları epilepsiye neden olabilir.
  • Doğum Öncesi (Prenatal) Yaralanma: Anne karnındaki bebekler; oksijen azlığı, annede enfeksiyon olması, beslenme yetersizliği gibi beyin hasarı oluşturabilecek durumlara karşı hassastır. Bu tarz bir durum karşısında bebekte beyin hasarı oluşabilir ve oluşan hasar serebral palsi veya epilepsi gibi hastalıkların oluşmasına yol açar.
  • Gelişimsel Bozukluklar: Bazı durumlarda epilepsi, otizm ve nörofibromatozis gibi gelişimsel bozukluklarla bağlantılı olabilir.

Epilepsi görülme ihtimalini artıran bazı risk faktörleri mevcuttur. Bu risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Yaş: Epilepsi genellikle çocukluk veya ileri yaş döneminde ortaya çıkar. Bu nedenle bu grupta bulunan kişiler için risk artmıştır. Ancak epilepsinin her yaş grubundan insanı etkileyebileceği unutulmamalıdır.
  • Aile Hikayesi: Ailesinde epilepsi hastası olan kişilerin, bu hastalığa sahip olma riski normal topluma göre daha yüksektir.
  • İnme ve Diğer Vasküler Hastalıklar: İnme veya kan damarlarındaki çeşitli bozukluklar, beyin hasarına yol açarak epilepsiyi tetikleyebilir. Vasküler hastalıklardan korunmak için yapılabilecek çeşitli uygulamalar vardır. Bu uygulamalar arasında; sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak ve alkol tüketimini sınırlandırmak yer alır.
  • Demans: Demans, ileri yaş grubunda epilepsi riskini artırır.
  • Beyin enfeksiyonları: Beyin ve omuriliği saran zarların enfeksiyonu olan menenjit, beyinde iltihaplanmaya (inflamasyona) yol açarak epilepsi gelişimi açısından risk oluşturur.
  • Çocuklukta Geçirilen Nöbetler: Bazı çocuklarda yüksek ateş ile birlikte nöbet görülebilir. Normalde yüksek ateş nedeniyle nöbet (havale) geçiren çocuklarda epilepsi riski artmamıştır. Ancak nöbet uzun sürdüyse, çocuğun ailesinde epilepsi hastası varsa ya da çocukta başka bir nörolojik hastalık mevcutsa epilepsi riskinde artış söz konusu olabilir.

Epilepsi (Sara) Belirtileri Nelerdir?

Epilepsi (sara) hastalığının en temel belirtisi nöbettir. Hastalarda nöbet sırasında ya da nöbete ek olarak:

  • Geçici bilinç bulanıklığı
  • Dalma ve çevreye tepki vermeme
  • Kontrolsüz hareketler
  • Bilincin ya da farkındalığın kaybolması
  • Korku, anksiyete ya da deja vu gibi psikolojik semptomlar görülebilir.

Epilepside görülen belirtiler, hastanın geçirdiği nöbet türüne göre farklılık gösterir. Genellikle hastalar, her seferinde aynı tür nöbet geçirmeye meyillidir. Bu nedenle hastanın geçirdiği nöbetlerdeki belirti ve bulgular birbirine benzeyebilir.

Bazı durumlar, hastada nöbet gelişimini tetikleyebilir. Nöbeti tetikleyebilecek olaylar:

  • Uykusuzluk
  • Ateş
  • Stres
  • Parlak ışıkları, flaş ışıkları
  • Kafein, alkol içeren içecekler
  • Öğün atlamak, aşırı yemek yemek şeklinde sıralanabilir.

Nöbetler, bu olaylardan bağımsız gerçekleşebilir ya da nöbeti tetikleyen durumun tespit edilmesi çok kolay olmayabilir. Ancak nöbet için tetikleyici olabilecek durumlardan en sık görülenleri bu şekildedir.

Epilepsi (Sara) Tanısı Nasıl Konulur?

Tanı için hastanın detaylı bir hikayesi alınır. Hastanın kaç kez nöbet geçirdiği, nöbet sırasında hangi belirtileri gösterdiği, nöbeti tetikleyen bir durum yaşayıp yaşamadığı, ailesinde epilepsi hastası birinin olup olmadığı gibi bilgiler; tanı koymaya yardımcı olur. Nöbetlerin altında yatan sebeplerin araştırılması için hastaya nörolojik muayene ve kan tahlili gibi tetkikler yapılabilir. Nörolojik muayene ile hastanın kas becerileri, zihinsel fonksiyonları, davranışları incelenir. Bu muayene, olası bir epilepsi durumunda beynin hangi bölgelerinin etkilendiğinin anlaşılmasına yardımcı olur. Kan tahlili de hastanın nöbet geçirmesine sebep olabilecek enfeksiyon gibi durumların araştırılmasında kullanılır.

Epilepsi tanısında kullanılan en temel yöntemlerden birisi de EEG (Elektroensefalografi)’dir. EEG’nin yanı sıra farklı tanı yöntemleri de epilepsi tanısında koymaya yardımcı olabilir. Kısaca bu tanı yöntemlerini incelemek gerekirse:

  • EEG: EEG yönteminde, elektrot adı verilen aletler hastanın alnına bir jel ya da bir bandaj yardımıyla yapıştırılır. Bu elektrotlar, beyindeki elektriksel aktivitenin ölçülerek kaydedilmesini sağlar. Epilepsi hastalarının beyin dalgalarında, sağlıklı insanlara kıyasla bazı değişimler vardır. Bu değişimleri hasta nöbet geçirmiyorken de gözlemlemek mümkündür. EEG sırasında hastanın görüntü kaydı da alınır. Bu sayede eğer hasta EEG işlemi sırasında nöbet geçirirse bu nöbeti incelemek mümkün olur. Bazı durumlarda hastanın tanısından emin olmak ya da hangi tür nöbet geçirdiğini daha iyi anlamak için, işlem öncesinde hastada nöbeti tetikleyecek durumlar oluşturulabilir. Böylece hastanın nöbet sırasında hem beyin dalgaları hem de vücut hareketleri incelenebilir. Bu inceleme sonucu hastanın hangi tedaviye ihtiyaç duyduğuna daha doğru bir şekilde karar verilebilir.
  • HD EEG: EEG’nin bir alt türü olan yüksek çözünürlüklü EEG’de elektrotlar birbirine daha yakın olacak şekilde yerleştirilir. Bu sayede hastada nöbet sırasında etkilenen beyin bölgeleri daha ayrıntılı bir şekilde görülebilir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Bilgisayarlı tomografi, X-ray ışınları kullanarak beynin kesitsel olarak taramasını yapar. BT ile beyinde epilepsi oluşumuna yol açabilecek tümör, kanama gibi anormallikler görülebilir.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): MR yönteminde, manyetik alan ve radyo dalgaları kullanılarak beynin ayrıntılı bir şekilde görüntülenmesi sağlanabilir. MR yöntemi de beyinde epilepsi (sara) hastalığına yol açabilecek lezyonların tespit edilmesine kullanılır.
  • Fonksiyonel MRI (fMRI): Fonksiyonel MR, beyindeki spesifik bölgelere olan kan akışının gösterilmesini sağlar. Örneğin hasta konuşurken beynin hangi bölgesinin aktif olduğu, ilgili bölgeye olan kan akımının artması ile tespit edilebilir. fMRI, özellikle cerrahi işlemler öncesinde beynin hangi kısımlarına müdahale edileceğini göstermede kullanılan bir yöntemdir.
  • Pozitron Emisyon Tomografi (PET): PET taraması için hastaya damar yolu aracılığıyla düşük dozlarda radyoaktif madde verilir. Bu radyoaktif madde sayesinde beyinde aktif olan bölgeler tespit edilir, beyindeki anormallikler saptanabilir.
  • SPECT: Bu yöntem, EEG ve MRI yöntemleri kullanılmasına rağmen beyindeki problemin nereden kaynaklandığının belirlenemediği hastalarda kullanılır. SPECT yönteminde de tıpkı PET’te olduğu gibi hastaya düşük doz radyoaktif madde verilir. Bu madde yardımıyla nöbet sırasında hastanın beynindeki kan akımının üç boyutlu haritası çıkarılır. Bu yöntem ile nöbetin başladığı beyin bölgesi tespit edilebilir.
  • Nöropsikolojik Testler: Bu testler ile uzmanlar; hastanın düşünme, hafıza oluşturma ve konuşma gibi becerilerini inceler. Testlerin sonucu, doktorların beynin etkilenen bölgesini belirlemesine yardımcı olabilir.

Bu tanı yöntemleri sonucu elde edilen veriler, çeşitli analiz teknikleri ile değerlendirilerek nöbetin başladığı bölgenin tespiti yapılır. Verilerin değerlendirilmesinde kullanılan analiz teknikleri arasında şunlar yer alır:

  • İstatistiksel Parametrik Haritalama (SPM): Bu yöntem, nöbet sırasında kaydedilen beyin aktiviteleri sağlıklı bir beyin ile karşılaştırır. Bu sayede nöbeti başlatan beyin bölgesinin belirlenmesine yardımcı olur.
  • Curry Analizi: Bu analiz ile EEG sonuçları ile MRI görüntülemesini birleştirerek nöbetin başladığı bölge hakkında fikir verir.
  • Magnetoensefalografi (MEG): Bu yöntem ile beyin aktivitesinin oluşturduğu manyetik alan incelenerek nöbeti kaynaklandığı beyin bölgesi tespit edilebilir.

Moodist Hastanesi’nde Epilepsi (Sara) Nasıl Tedavi Edilir?

Epilepside farklı nöbet tiplerine göre farklı ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Epilepsi nöbetleri doğru tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilmektedir. Bu konuda çok gelişmiş tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Genel olarak epilepsi tedavi yöntemleri;

  • İlaç tedavisi (her antiepileptik ilacın etki mekanizması farklıdır),
  • Ketonojik diyet (yüksek yağ, düşük protein ve düşük karbonhidrat içeren) tedavisi,
  • Nörostimülasyon cihazları (TMS) uygulamaları,
  • Tamamlayıcı sağlık yaklaşımları,
  • Cerrahi tedaviler şeklinde sıralanabilir.

Tedaviye genellikle tek bir epilepsi ilacı ile başlanır ve ilaç dozu yavaş yavaş artırılır. Verilen ilacın yetersiz kaldığı durumlarda ise ikinci bir ilaç tedaviye eklenebilir ya da ilaç değiştirilebilir. Ayrıca, başlanan ilacın yan etkilerini izlemek için belirli aralıklarla hastanın kan tahlilleri incelenir. Tedavide en önemli husus epilepsi nöbetleri durdurmak için seçilen ilaçların düzenli ve dikkatli kullanımıdır. İlaçları düzenli ve dikkatli kullanan hastalarda büyük oranda nöbetler durur.

Epilepsi hastalarına yönelik önerilerimiz;

  • Düzenli ilaç alımı ve periyodik doktor kontrollerine özen gösterilmelidir.
  • Uyku hijyeni ile düzenli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.
  • Stres ve aşırı yorgunluktan kaçınılmalıdır.
  • Cep telefonu, bilgisayar, tablet, televizyon karşısında uzun süre geçirilmemelidir; aksi takdirde ışığa duyarlı fotoepilepsi hastalarında parlayan ışıklar nöbetleri tetikleyebilir.
  • Hastalığın seyrini olumsuz etkileyebileceğinden dolayı alkol ve madde kullanımından uzak durulmalıdır.
  • Yüksek ateşle seyreden hastalıklar uygun şekilde uzman hekim tarafından tedavi edilmelidir.

Epilepsi (Sara) Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Epilepsi tedavisi ile hastanın nöbet geçirmesi engellenmeye çalışılır. Uygun tedavi ile epilepsi hastalarında başarılı sonuçlar elde edilir. Hastaların büyük çoğunluğunda nöbet gelişimi engellenir. Hastanın tedavisi yapılmadığında veya hasta verilen tedaviye uymadığında nöbet sorunu devam eder. Nöbet geçirmek, hastanın günlük yaşamında çok sayıda sıkıntıya yol açabilir. Nöbet tehlikeli bir zamanda veya yerde gerçekleştiğinde, hastanın sağlığını ciddi ölçüde tehlikeye atar. Epilepsi hastalarında nöbet komplikasyonları olarak sayılabilecek durumlar:

  • Düşme: Hasta nöbet sırasında sert bir şekilde yere düşerse; kırık, kafa travması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
  • Boğulma: Hasta havuz, deniz gibi bir su kaynağın içerisindeyken nöbet geçirirse boğulma durumu gerçekleşebilir.
  • Trafik Kazaları: Epilepsi hastalarında nöbet sırasında görülen bilinç kaybı gibi durumlar araç kullanırken gerçekleşirse, bu durum kazaya sebebiyet verebilir.
  • Gebelik Komplikasyonları: Hamilelik sırasında nöbet geçirmek hem anne hem de bebek sağlığı açısından tehlikeli olabilir. Bazı antiepileptik ilaçlar da bebekte doğum kusuru görülme riskini artırabilir. Bu nedenle hamile olan ya da hamileliği planlayan kadınların doktora başvurması gerekir. Uygun ilaçlar, yakın takip ve sık doktor ziyaretleri ile epilepsi hastası kadınlar; bebeklerini sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilir.
  • Psikolojik Durumlar: Epilepsi hastalarında depresyon, anksiyete, intihar düşünceleri gibi psikolojik sorunlara daha sık rastlanır. Bu durum hastalıkla uğraşmanın getirdiği bir sonuç olabileceği gibi epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi de olabilir. Kendini iyi hissetmeyen, olumsuz duygulara kapılan hastaların psikolojik anlamda bir uzmandan destek alması faydalı olur.

Epilepsi hastalarında yaygın olarak görülmese de hayatı tehdit edecek ölçüde ciddi olabilen bazı durumlar görülebilir. Bunlardan ilki status epileptikus adı verilen durumdur. Status epileptikusta nöbet 5 dakikadan uzun sürer ya da hasta bilinci yerine gelmeden art arda nöbetler geçirir. Status epileptikus, hastalarda kalıcı beyin hasarı riskinin artmasına yol açar. Diğer bir durum ise Epilepside Ani Beklenmedik Ölüm (SUDEP)’dür. Epilepsi hastalarında ani beklenmedik ölümün mekanizması henüz tam olarak anlaşılamamştır. Ancak özellikle nöbetleri ilaçlarla kontrol altına alınmamış ya da sık sık tonik-klonik tarzda nöbet geçiren hastalarda, ani beklenmedik ölüm riski artmıştır.

Epilepsi (Sara) ile Başa Çıkmak için Ne Yapılabilir?

Epilepsi (sara) ile başa çıkmak multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Hastanın medikal tedavisinin yanı sıra hayatını kolaylaştıracak birtakım uygulamalar da yapılabilir. Gerek tedavinin gerek diğer uygulamaların maksimum etki göstermesi için hasta doktor diyaloğu çok önemlidir. Hastanın; yanında rahat ettiği, sorularını rahatça sorabildiği bir doktor ile çalışması; tedavi başarısını yükseltir.

Hastanın epilepsiyle başa çıkabilmesi için öncelikle hastalığını kabullenmesi ve doktorun verdiği tedaviye uyması gerekir. Bunun yanı sıra az uyuma, stres gibi nöbeti tetikleyebilecek davranışlardan olabildiğince uzak durmalıdır. Hastanın sürekli nöbet geçirme endişesi içerisinde olmaması gerekir. Hastalık sürecinde ilaç yan etkisi veya başka sebeplerden dolayı ortaya çıkabilecek depresyonun önlenmesi için düzenli egzersiz yapmak, bol sıvı tüketmek gibi davranışlar faydalı olur.

Epilepsi hastalarının yaşamdan geri kalmaması gerekir. Hastalar gerekli önlemler alarak işe gidebilmeli, hobileriyle ilgilenebilmelidir. Tüm bunlar hastanın yaşam kalitesini artırır.

Epilepsi (Sara) Olan Yakınıma Nasıl Yardımcı Olabilirim?

Epilepsi hastalarının yakın çevresinin bilinç olması oldukça önemlidir. Hasta yakınlarının epilepsi ile ilgili bilgi sahibi olması, hastanın tedavi sürecine uyumunu artırır. Bunun yanı sıra hasta yakınları; nöbeti tetikleyen durumlar nelerdir, nöbet sırasında ne yapılmalı gibi konularda bilgili ise hastada epilepsiye bağlı olarak görülebilecek komplikasyonlar da azaltılmış olur.

Hasta yakınları, hastanın nöbet geçirdiğine şahit oluyorsa hemen sağlık birimlerine haber vermelidir. Nöbet sırasında hastaya zarar verebilecek eşyalar ortadan kaldırılmalıdır. Hasta yere düştüyse kafasının altına yastık gibi yumuşak bir cisim konulmalıdır. Hastanın boynunda kravat, fular benzeri bir aksesuar varsa çıkarılmalıdır. Nöbet geçiren hastanın ağzına, dilini yutabilir endişesiyle herhangi bir şey konulmamalıdır. Hastanın; nöbet süresi, nöbet esnasında görülen belirtiler dikkatle takip edilmeli ve sağlık ekiplerine bu bilgiler verilmelidir.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, uzman kadrosuyla epilepsi için başarılı bir tedavi imkanı sağlamaktadır. Hastalara, medikal tedavinin yanı sıra yaşam tavsiyeleri de verilerek hastalığın daha rahat bir şekilde atlatılması sağlanır. Moodist Hastanesi, yenilikçi, modern, bilimsel tanı ve tedavi yöntemleriyle hastalıkların başarılı bir şekilde iyileştirilmesine olanak tanır.

Epilepsi (sara) hastalığı ile ayrıntılı bilgi almak veya doktor randevusu oluşturmak için 0216 912 17 00 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Randevu Talep Edin

    Hemen Ara

     
    Hemen Ara  

    WhatsApp

     
    WhatsApp  

    Randevu Talebi

     
    Randevu Talebi  

    Uzmana Sorun

     
    Uzmana Sorun  
    HIZLI RANDEVU TALEP ET

      X
      RANDEVU TALEBİ
      Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'imw_footer_sticky_bar' not found or invalid function name in /home/moodisth/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php on line 307