Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile ilgili bilgileri aktarmadan önce travmanın anlamına değinmek yararlı olabilir. Travma ani gelişen, beklenmedik, zorlayıcı, kişinin yaşam bütünlüğünü bozan ya da yaşamını tehdit eden, baş etme kapasitesini aşan, kişileri olumsuz etkileyen, dehşete düşüren yaşam olayları olarak tanımlanmaktadır. Bir travmatik olay sırasında ya da sonrasında kişi korku, dehşet, çaresizlik, utanç ve suçluluk gibi duygular yaşıyorsa bu olaylar ruhsal açıdan travmatik olaylar olarak adlandırılır. Örneğin; deprem, sel, yangın gibi doğal afetler, cinsel ya da fiziksel saldırıya uğramak, çocukluk çağında yaşanan zorlu olaylar, sevilen birinin kaybı yaşamı tehdit eden hastalık tanısının konması, savaş, göç gibi insan eliyle yaşanan kitlesel olaylar travmatik olaylardır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğu ise travmatik yaşam olayları sonucunda kişilerin belirli travma belirtileri göstermeleri ile açıklanabilecek bir psikolojik bozukluktur. Travma sonrası stres bozukluğu farklı biçimlerde açığa çıkabilir. Travma sonrası stres bozukluğu kişilerin kendilerinin travmatik bir yaşantıya maruz kalmaları ile ortaya çıkabileceği gibi; bir başkasının ölüm ya da yaralanma tehlikesine şahit olmaları, bir yakınının travma yaşadığını öğrenmeleri ya da ölüm haberini almaları, travmatik yaşantının rahatsız edici ayrıntılarına tekrar edici bir biçimde maruz kalmaları ile de gelişebilmektedir.
Travmatik deneyimler başlangıçta çoğu kişiyi olumsuz etkiler fakat bir kısmımız için travmatik anının etkisi zamanla azalırken bir kısmımız için ise aylar yıllar boyu devam edebilmektedir. Bu durumda kişiler hayatın çeşitli alanlarında işlev kaybı yaşayabilir, başa çıkmakta zorlanabilir, kişilerin psikolojik iyilik hâllerinde azalma görülebilir. Böyle bir durumda travma sonrası stres bozukluğu riski göz önünde bulundurulması, travma belirtileri gösteren kişilerin travma tedavisi almaları gerekmektedir.

Travmaya bağlı ortaya çıkan ruhsal sorunlar aşağıdaki gibidir:

  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Akut Stres Bozukluğu
  • Kompleks Travma

Travmaya sıklıkla eşlik eden ruhsal sorunlar ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Duygudurum Bozuklukları
  • Anksiyete Bozuklukları
  • Dissosiyatif Bozukluklar
  • Alkol/ Madde Kullanım Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Neden Kaynaklanır?

Travma sonrası stres bozukluğu çeşitli travmatik yaşam olaylarına bağlı olarak gelişebilmektedir. Deprem, sel, yangın gibi doğal afetler, cinsel ya da fiziksel saldırıya uğramak, işkenceye, şiddete maruz kalmak, yaralanmak, sakat kalmak, gasp edilmek, tutsak edilmek, patlamaya şahit olmak, ağır kazalar geçirmek, çocukluk çağında yaşanan zorlu olaylar, dışlanma, aşağılanma, sevilen birinin kaybı, boşanma, düşük yapmak, yaşamı tehdit eden hastalık tanısının konması, mal kaybı, iş kaybı, ekonomik krizler, bulaşıcı hastalıklar, savaş, zorunlu göç gibi insan eliyle yaşanan kitlesel olaylar kişilerde travma sonrası stres bozukluğuna ve kişilerin travma belirtileri göstermelerine neden olabilir. Travmatik stres bozukluğuna yol açabilecek travmatik yaşantıları aşağıdaki gibi kategorilere ayırarak anlatmak mümkündür.

Travmalar,

  1. İnsan eliyle ya da doğal yollarla gerçekleşebilmektedir. Örneğin, taciz insan eliyle gerçekleşen bir travmatik yaşantı iken, ülkemizde yaygın görülen doğal afetlerden olan deprem, doğal yollarla gelişen bir travma yaşantısı olarak tanımlanabilmektedir.
  2. Bir sefere mahsus olarak ya da tekrar edici biçimde görülebilmektedir. Örneğin, kişinin ağır bir trafik kazası geçirmiş olması bir defaya mahsus bir travmatik yaşantı olabilirken, bir çocuğun farklı zaman aralıklarında devamlı olarak ve yoğun biçimde şiddete maruz kalmış olmasını tekrar edici bir travmatik yaşantı olarak kabul edebiliriz.
  3. Kişisel ya da toplumsal olarak gerçekleşebilmektedir .Örneğin, kişinin ev kazası geçirmiş olması kişisel bir travma olarak tanımlanabilecek iken, savaş ya da göç kitleleri etkileyen toplumsal travmalardandır.

Hayatta kalma mekanizmasına göre yaşanan bir travmanın ardından benzer travmalar yaşamamak için yani olası tehlikelerden korunmak için bazı travmatik belirtiler göstermek üzerine kodlanmışızdır. Travma belirtilerinin kişilerde kişinin tekrar benzer bir travma yaşamasının önüne geçilmesi sebebiyle ortaya çıktığı düşünülse de travmatik anıların beyin tarafından işlemlenmesi ve dolayısıyla yaşanan travma belirtilerin azaltılması psikolojik sağlık için gereklidir. Beyin tarafından yapılan travmatik bilgiyi işlemleme doğal bir süreç olup travmatik yaşantı sonrasında zaman içerisinde kendiliğinden gerçekleşebileceği gibi uzun bir süre geçmesine rağmen halen travma belirtileri gösteren kişilerin uzman desteği alması ve uzman ile birlikte travmatik bilginin işlemlenmesi üzerinde çalışılması elzemdir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Riskini Arttıran Faktörler Nelerdir?

Araştırma sonuçlarına göre travma sonrası stres bozukluğu gelişimini etkileyebilecek risk faktörleri aşağıdaki gibidir. Kadın olmak, etnik bir azınlıktan olmak, düşük eğitim seviyesine sahip olmak, çalışmıyor olmak, içe dönük olmak, sosyal desteğin az olması, bekar olmak, yalnız yaşıyor olmak, genç yaşta olmak, geçmiş travma öyküsüne sahip olmak, daha önce psikiyatrik tedavi öyküsüne sahip olmak, ailede psikiyatrik hastalık öyküsünün bulunması, genetik yatkınlık, travmatik olay sırasında fiziksel olarak yaralanmak, dissosiyasyon yaşantısının varlığı, ekonomik kayıplar, kişinin travma şiddetini algılama düzeyi, travmanın insan eli ile gerçekleşmiş olması travma sonrası stres bozukluğu riskini arttıran faktörlerdendir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Belirtileri Nelerdir?

Travma sonrası stres bozukluğuna ait belirtileri 4 ana kategoride toplamak mümkündür:

  1. Travmatik olayı yeniden yaşantılama
  2. Travmatik olayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma
  3. Aşırı uyarılmışlık belirtileri
  4. Genel tepki verme düzeyinde azalma, hissizleşme

Travmatik Olayı Yeniden Yaşantılama

  1. Travmatik stres bozukluğunda travmatik olayları takiben kişiler olayın sıkıntı verici sahnelerini tekrar tekrar hatırlayabilirler, olay sanki yeniden oluyormuş gibi hissedebilir ya da davranabilirler.
  2. Olayla ilgili tekrar eden, sıkıntı verici kabuslar görebilirler.
  3. Aynı zamanda travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran bir uyaran ile karşılaştığında, kişiler yoğun kaygı duyabilir ve kaygı sırasında baş ağrısı, tüylerin diken diken olması, nefes almada güçlük gibi birtakım fiziksel belirtiler gösterebilirler. Örneğin, şiddetli bir depreme maruz kalmış bir kişinin zihnine sürekli deprem anına dair görüntüler gelebilir, sürekli sallandığını hissedebilir.

Travmatik Olayı Hatırlatan Uyaranlardan Kaçınma

  1. Travma sonrası stres bozukluğunda kişiler yaşadıkları travmatik olaylar ile ilgili düşünce, duygu, hatıra, bu olaya benzeyen etkinlik, kişi, yer, zaman gibi uyaranlardan kaçınıp, uzak durabilirler.
  2. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar aynı zamanda olayın önemli bir bölümünü hatırlamakta güçlük de çekebilirler.
    Deprem örneğinden gidecek olursak; kişi depreme evde yakalandı ise travmatik olay üzerinden uzun zaman geçse dahi evine girmekte zorluk yaşayabilir. Deprem anı ile ilgili duygu ve düşünceler gelmesin diye yakınlarına anlatmakta güçlük çekebilir, anlatmaktan kaçınabilir ve deprem anına ait dehşet verici anıların bir kısmını hatırlayamayabilirler.

Aşırı Uyarılmışlık Belirtileri

  1. Travma sonrası stres bozukluğunda travmatik olaylar sonrası tetikte olma, çabuk irkilme gibi belirtiler gösterilebilir. Kişiler deprem tekrar oluyormuş, sallanıyormuş gibi hissedebilir ve yerinden sıçrayabilir.
  2. Travma sonrası stres bozukluğunda aynı zamanda, uykusuzluk yaşanabilir, odaklanmakta güçlük çekilebilir, çabuk öfkelenmeler görülebilir.

Genel Tepki Verme Düzeyinde Azalma, Hissizleşme

  1. Yaşanılan travmatik olaylar sonrası kişiler, ilgi istek kaybı yaşayabilir, sevdiği etkinlikleri bile yapmakta güçlük çekebilir, insanlardan uzaklaşma ve kopma yaşayabilir.
  2. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar mutluluk, sevgi, güven gibi olumlu duyguları hissetmekte güçlük çekip çaresizlik, suçluluk, utanç gibi olumsuz duyguları daha sık deneyimleyebilirler.
  3. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlarda aynı zamanda kişinin düşünce, inanç ve beklentileri de değişebilir. Bu düşünceler “Ben kötüyüm’’, “Herkes güvenilmez’’, “Dünya tehlikeli bir yer” olarak görülebilir. Deprem sonrası kişiler sıklıkla kaygı, suçluluk hissedebilir, dünyanın o kadar da güvenilir bir yer olmadığını düşünebilir, çünkü bildikleri yer sarsılmıştır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tanısı nasıl konulur?

Bir kişinin travma sonrası stres bozukluğu tanısı alabilmesi için öncelikle kişiye ait travmatik bir yaşantının varlığı bulunmalıdır. Travma tedavisi için doğru tanı konulması elzemdir. Travma sonrası stres bozukluğu tanısı psikiyatri uzmanları tarafından uzmanların hasta hakkındaki klinik gözlemleriyle ve hastanın gösterdiği travma belirtilerinin Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabında yer alan travma sonrası stres bozukluğu kriterlerine uygunluğu açından değerlendirmesi ile konulmakta, böylece travma tedavisine başlanılmaktadır. Bu travma belirtileri daha önce bahsedildiği gibi kısaca,

  1. Travmatik olayı yeniden yaşantılama
  2. Travmatik olayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma
  3. Aşırı uyarılmışlık belirtileri
  4. Genel tepki verme düzeyinde azalma, hissizleşme olarak tanımlanabilir.

Ayrıca uzman hekimin gerekli bulduğu durumlarda kişinin travma sonrası stres bozukluğuna sahip olup olmadığını anlamak üzere psikolojik ölçekler uygulanabilmektedir. Ölçekler-araçlar travma sonrası stres bozukluğu tanısının anlaşılmasında ve buna bağlı olarak travma tedavisi yolunun çizilmesinde yardımcı rol oynamaktadır.

Değerlendirme Amacıyla Kullanılan Psikometrik Testler:

  • Klinisyen tarafından uygulanan TSSB Ölçeği (CAPS)
  • DSM V için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PCL-5)
  • Olayların Etkisi Ölçeği
  • Yaşam Olayları Kontrol Listesi- 5 Ölçeği (LEC-5)
  • ACE Ölçeği
  • Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES)

Moodist Hastanesinde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nasıl Tedavi Edilir?

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, ruh ve beyin sağlığıyla ilintili hastalıklarda, bilim ve teknolojinin gerektirdiği koşulları sağlayan en gelişmiş tedavi imkanlarıyla ve uzman psikiyatrist, psikolog kadrosuyla, kişinin öznel psikolojik ihtiyaçlarına uygun bir tedavi planlaması yapılmaktadır. Hastanemizde her hastalık için olduğu gibi travma sonrası stres bozukluğu için de çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tedavi edilebilir bir ruhsal sağlık sorunudur. Tedaviye erken başlanması ve düzenli aralıklarla takibinin sağlanması tedaviden alınan verimi artırmaktadır.

Moodist’te kullanılan tedavi yöntemleri ve destekleyici yaklaşımlar şunları kapsar:

Psikoeğitim

Travmatik yaşam olaylarına maruz kalan kişi ve yakınlarına travma sonrası gelişebilecek olan travma belirtilerini tanıması ve iyileşmeyi destekleyen becerilerin öğretilmesi çok önemlidir. Psikoeğitim travma sonrası stres bozukluğuna ait belirtileri ortaya çıkaran faktörleri tanımlamakta, kişinin yaşadıklarını anlamlandırması ve başa çıkmasını sağlamaktadır. Travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin psikoeğitim zaman zaman ailelere de yapılmaktadır.

Psikoeğitim içinde olağanlaştırmayı/ normalleştirmeyi de barındırmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğuna sahip olan kişiler zaman zaman “Aklımı kaçırıyorum” ya da “Hiçbir zaman iyileşemeyeceğim” gibi düşüncelere kapılabilmektedirler. Bu noktada kişilerin, travmatik olaylara maruz kalan çoğu kişinin travma belirtileri deneyimlediğini ve bu belirtilerin olağan olduğunu bilmesi kişiyi daha rahat hissettirecektir. Bu yönden bakıldığında travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin psikoeğitim travma tedavinde önemli bir yere sahiptir.

Bilişsel ve Davranışçı Terapi (BDT)

Travma tedavilerinden biri olan bilişsel davranışçı terapi travma sonrası stres bozukluğuna sahip kişinin kişiye travmayı hatırlatan duygu ve durumların “üstüne giderek” baş etmesini sağlamayı ve travmatik olayla ilgili gerçekçi olmayan düşüncelerini değiştirmesini içermektedir. BDT’de ruhsal travma belirtileri için psikoeğitim yönteminden faydalanılmaktadır. Aynı zamanda travma sonrası stres bozukluğuna sahip olan kişilerin baş etme mekanizmalarını güçlendirmek için de bu terapi yöntemi kullanılmaktadır.

Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme Terapisi (EMDR)

Travmatik yaşam olayları sonrası ortaya çıkan, kişiyi rahatsız eden olay ve anıları bilişsel olarak yeniden işlemlemeyi içermektedir. Olumsuz olarak hafızaya atılan anıların kişiyi rahatsız ettiğini ve travma belirtileri ortaya çıkardığını belirten “Adaptif Bilgi İşleme” modelinin rehberliğinde olumsuz anıları işlemleyen psikoterapi yöntemidir. Bu travma tedavisi ile travma belirtilerinde azalma olması beklenmektedir.

Maruz Bırakma (Exposure):

Travmatik bir olaydan sonra zihin rahatsız edici anıları kendine tekrar tekrar gösterebilir. Zihnin tekrar tekrar yaşıyor olması travmatik olayın gerçeklerine bilişsel olarak uyum sağlamak ve duyguların travma anılarıyla bağlantılı koşullanmış beklentilerin sistematik olarak duyarsızlaşması ve sönmesi içindir. Bu noktada, bilişsel terapi, duyguların yoğunluğunu azaltmak ve bilişsel olarak travmanın işlemlenmesine aracı olmaktadır. Davranış terapisi ise; duygu ya da düşüncelerin travmatik anı ile bağlantılı koşullanmaları ve kişinin olayı hatırlatan durum, yer, zamandan kaçınmaları üzerinde çalışarak kişinin anılara duyarsızlaşmasını sağlamaktadır.

Terapötik maruz bırakma, kaygıyı azaltmak amacıyla nesnel olarak zararsız ama korkulan uyaranlara hem in vivo hem de hayal etme ile tekrarlanan veya uzatılmış maruz bırakma olarak tanımlanabilir. Danışan ile aşamalı olarak ya da uzun süreli maruz bırakma yöntemleri kullanılabilir.

Maruz bırakma yöntemlerinde; danışanla birlikte formülasyon yapılır. Kaçınma davranışlarının, süregiden tehdit algısı ve olumsuz duyguları sürdürmekteki işlevi hakkında
danışana bilgi verilir. Bu bağlamda tedavide kullanılacak yöntemlerle ilgili kısaca bilgilendirme yapılır. Danışan hazır olduğunda; çalışmaya başlanır.

Sistematik/Aşamalı Maruz Bırakma:

Bu durumda terapi, terapistin bazı travma mağdurlarının azalmış duygusal kapasitesine veya aşırı derecede rahatsız edici anılarına uyumlu şekilde, anıya maruz bırakma seviyesini (ve eşlik eden duygusal aktivasyonu) seans içinde ayarlayabileceği göreceli olarak daha kontrollü bir ortam sağlar.

Uzatılmış Maruz Bırakma:

Danışanın travmatik deneyimlerini birinci tekil şahıs ve şimdiki zaman kullanarak ve her defasında bir saatlik bir süre boyunca anlatırken travmayla ilgili duygularını bütünüyle tecrübe etmesinin teşvik edildiği maruz bırakma yöntemidir. Seans, kayda alınarak, ev egzersizi olarak yapılmasını

Somatik Deneyimleme:

Somatik Deneyimleme( SE) travma ve kronik stresin yarattığı olumsuz etkileri iyileştirmeye yönelik, kısa süreli, beden merkezli psikobiyolojik bir yaklaşımdır.

Somatik Deneyimleme, bedendeki duyumların farkındalığa geçirilmesi ve takibi ile oluşan tepkilerin tamamlanması, biriken hayatta kalma enerjisinin çözülmesi ve sinir sisteminin kendini dengeleme kapasitesinin yeniden kazanılması ile çalışır.

Somatik deneyimleme terapisi 60 dakika, 8-16 seans arası planlanmaktadır.

Psikodrama:

Bireylerin iç dünyasını keşfetmek için eylem metodlarını kullanan bir grup psikoterapisidir. Psikodramada aracılığıyla bireyler geçmişten veya gelecekten canlandırmak istedikleri sahneleri terapötik bir ortamda sorgulama ve yeniden sahneleme imkanı elde ederler. Psikodramada işlenen sorunlar bir zamanla sınırlı değildir, geçmiş, şimdi ve gelecek ile ilgili olabilirler. Belli bir yerle de sınırlı değildir; tüm evren, mitoloji ve masallar, rüyalar psikodrama’nın ortamını oluşturabilirler.

Grup, protogonistin yani sorun getiren kişinin gözünden yaşamın bir bölümünü oynar. Grup üyelerinin girdikleri roller ve etkileşim ile bir grup üyesi tarafından anlaşılmak, duygusal ve fiziksel olarak desteklenmek iyileştirici bir deneyim olabilmektedir.

Stresi Azaltma ve Duygulanım Düzenleme Eğitimleri

Travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin kişilerde görülen rahatsız eden yoğun korku, kaygı ve dehşet içeren duygu belirtilerini azaltmak, bu duygular ile baş etmesini sağlamak ve kişinin gün içindeki sıkıntısını hafifletmek amacıyla kişilere gevşeme ve nefes alma eğitimi gibi her ortamda uygulanabilir beceriler öğretilmektedir.

  • Akut deneyimlerle baş etmek için: Topraklama
  • Kronik duygulanım düzensizleşmesine müdahale için:
    • Adım adım gevşeme
    • Farkındalık temelli nefes eğitimi
  • Genel duygulanım düzenleme kapasitesinin arttırılması için:
    • Duyguları tanımak ve ayırt etmek
    • Tetikleyici farkındalığı ve müdahale
    • Güvenli yer egzersizi becerileri danışana öğretilebilir.

Her danışana, duygu düzenleme regülasyon yöntemlerinin görüşmelerde öğretilmesi planlanmaktadır.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisinin etkisi doğru tanı koymak, ilacı önerilen şekilde kullanmak ve tedaviyi sürdürmek ile ilişkilidir. Travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde ilaç tedavisi; belirtilerin kötüleşmesini engellemek, kâbus görme, uykusuzluk gibi belirtileri düzenlemek, eklenen psikiyatrik rahatsızlıkların belirtilerini hafifletmek amacıyla kullanılmaktadır.

Moodist’te uygulanan ve yukarıda belirtilen travma tedavileri arasından hasta için en uygun olanları uzmanlar tarafından belirlenmekte ve kişiye özel travma tedavisi planı çizilmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Travma tedavisi almak psikolojik sağlık ve iyi oluş hâli için gerekli olabilmektedir. Kişiler travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin travma tedavisi almazlarsa ek psikiyatrik bozukluklar ya da hayatın çeşitli alanlarında zorlantılar açığa çıkabilir. Bunlar; travma sonrası stres bozukluğunun yıllarca devam etmesi, devam eden travma belirtileri ile zorlayıcı bir yaşam sürmeye devam etme, depresyon, alkol/madde kötüye kullanımı, anksiyete bozuklukları, uyku problemleri, ilişkisel sorunlar, öfke problemleri, kendine zarar verme davranışları, intihar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tedavi edilmeyen travma sonrası stres bozukluğunun fiziksel sağlığı da olumsuz yönde etkilediği görülmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile Başa Çıkmak İçin Ne Yapılabilir?

Travma sonrası stres bozukluğuna sahip kişilerin rahatsız edici travma belirtileri ile başa çıkabilmelerinin yolu yukarıda detaylı olarak açıklanan travma tedavilerinden konuşma terapileri, psikoeğitim ve gerekli ise ilaç tedavisi almaktan geçmektedir. Travma sonrası stres bozukluğuna yönelik gerçekleştirilen travma tedavilerinin yanı sıra kişilerin baş etmesini kolaylaştıracak bazı yollar sıralayabiliriz. Sosyal desteğe sahip olmak, kişinin yakınları ile duygu, düşünce ve yaşantılarını paylaşabilmesi kişilere travma sonrası stres bozukluğu ile başa çıkmada yardımcı olabilmektedir. Bunun yanında nefes egzersizleri, beden tarama egzersizleri, bilinçli farkındalık egzersizleri, hareket etmek, kişinin artık güvende olduğunu kendine hatırlatması, duygu ve düşüncelerini kağıda/günlüğe dökmesi iyilik hâlini beslemede, travma sonrası stres bozukluğuna bağlı olarak görülen travma belirtilerini azaltmada yardımcı kaynaklar olabilmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Olan Yakınıma Nasıl Yardımcı Olabilirim?

Travma sonrası stres bozukluğu kişilerin yaşam kalitelerinde belirgin bir düşüşe sebep olmaktadır. Buna bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu yaşayan yakınınızı travma tedavisine yönlendirmek yapılabilecek en anlamlı seçenek olarak görünmektedir. Öncelikle Travma sonrası stres bozukluğunda hangi travma belirtilerinin görülebileceğini detaylıca öğrenmeye çalışmak fayda sağlayacaktır. Travmatik olayı takiben deneyimlenebilecek ilgi-istek kaybı, çökkünlük, hiçbir şeyden zevk alamama gibi depresif belirtilerin varlığını yakınınızda taramak ve tedaviye yönlendirmek büyük önem arz etmektedir.

Yaşanılan travmatik olay sonrası kişilerde travmatik belirtilerin görülmesinin olağan olduğunu aklınızda tutunuz.

Travmatik olayın hemen ardından travma sonrası stres bozukluğu belirtileri şiddetli düzeyde seyrediyorsa, kişinin günlük işlerini ve diğerleri ile iletişimini belirgin düzeyde aksatıyorsa yakınınızı tedaviye yönlendiriniz. Bir başka şekilde, travmatik olayın ardından uzun bir süre geçmesine rağmen, travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin travma belirtileri halen devam ediyorsa, kişinin günlük yaşam düzenini aksatıyor ve kişiyi ruhsal olarak etkiliyorsa travma belirtileri gösteren kişiyi tedaviye yönlendiriniz.

Tedaviye yönlendirilirken dikkat edilmesi gereken konular:

  • Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişiyi tedaviye yönlendirirken, güvenilir olmaya özen gösteriniz.
  • Bu süreçte iletişim becerilerinizi iyi kullanınız. “Senin bu sorunların iyice arttı, bıktık artık böyle davranmandan, git tedavi ol” demek yerine “Senin için endişeleniyoruz. Sana nasıl destek oluruz bilmiyoruz. Bir uzmandan destek alalım mı?” gibi daha yapıcı ve işbirlikçi dil kullanınız.
  • Travma tedavisi sürecinde travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişinin her zaman yanında olacağınıza vurgu yapınız.
  • Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişinin gitmek istediği travma tedavi ekibini kendisinin seçmesine olanak sağlayınız. Kişinin yardım alacağı tedavi ekibi ile uyum sağlaması aralarında kurulacak güven ilişkisi açısından çok önemlidir.
  • Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişiyi tedaviye yönlendirirken ona zaman tanıyınız. Yaşadığı olayı bir başkası ile paylaşmak onun için zorlayıcı olabilir, onu anladığınızı ve ne zaman isterse gidebileceğini hissettiriniz.

Bu sayfadaki bilgiler Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Randevu Talep Edin

    Hemen Ara

     
    Hemen Ara  

    WhatsApp

     
    WhatsApp  

    Randevu Talebi

     
    Randevu Talebi  

    Uzmana Sorun

     
    Uzmana Sorun  
    HIZLI RANDEVU TALEP ET

      X
      RANDEVU TALEBİ
      Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'imw_footer_sticky_bar' not found or invalid function name in /home/moodisth/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php on line 307