Dissosiyatif Bozukluklar Nedir?

Dissosiyatif Bozukluklar, hafıza, bellek ve kimlik bozukluklarıyla ilerleyen 1800’lü yıllardan itibaren bilinen bir psikiyatrik bozukluktur. Bütünlük içerisinde bulunan kimlik, bellek veya bilincin algılama fonksiyonlarında bozulma veya kopma olması şeklinde tanımlanır. Çocuk ve ergenlik döneminde başlayan dissosiyatif bozukluklar en çok tetikleyiciler ruhsal travmalar ile meydana gelir. Dissosiyatif bozukluğuna sahip bir kişide birden fazla kişiliğin oluşması, bireyin yaşamına kısa ya da uzun süreli hükmetmesi ve bu alter kişiliklerin geçişişinin hızlı bir şekilde olması Dissosiyatif bozuklukların özelliklerindendir. Alter kimlikler kişi tarafından isimlendirilir.

Dissosiyatif bozukluğuna sahip bireylerde birden fazla alter kimlik gözlemlenebilir. Alterler arasında cinsiyet, cinsel yönelim, yetenekler hatta gözlük numaraları gibi hususiyetlerin değiştiği gözlenmektedir. Örneğin, sürekli fiziksel şiddete maruz kalan bir çocuk, hem fiziksel şiddetin anılarını taşıyan hem de şiddet sırasında bedeni kontrol eden bir kişilik üretir. Böylece bedeni kontrol eden kimlik şiddete uğramamış gibi hisseder.

Dissosiyatif Bozukluklar

Dissosiyasyon ergenlik veya ergenlik öncesi dönemde yineleyen travmatik yaşantıların üstesinden gelebilmek için ortaya çıkar ve bir süre sonra kişinin algısal bütünlüğünü bozmaya başlar. Moodist Pskiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nde, dissosiyatif bozuklukların çözümünde psikoterapi ve ilaç tedavisi gibi birçok tedavi yöntemi uygulanır.

Dissosiyatif Bozukluklar Nelerdir?

  • Çoğul Kişilik Bozukluğu:
    Kişi birden çok kimlik geliştirir ve geliştirilen her bir kimliğin, ayrı bir adı, sosyo-ekonomik durumu, kültürel özellikleri ve kendine ait duygu, düşünce veya davranışları olabilir. Çoğul kişilik bozukluğunda, oluşturulan farklı kimlikler gerçek kimlikten çok farklı özelliklere sahip olabilirler. ‘Ev sahibi’ diye adlandırılan esas kişilik, sessiz, içine kapanık, kurallara uyum gösteren biriyken, diğerleri dışa dönük ve serbest olabilir. Kişi, bir kimlikten diğer bir kimliğe kısa süre içinde geçiş yapabilir ve o an büründüğü kimliğin etkisinde olabilir.
  • Dissosiyatif Amnezi:
    Dissosiyatif bozukluklar arasında en sık rastlanılan gruptur. Kişinin yaşamında strese neden olan veya travmatik olan kişisel bilgiler, herhangi bir beyin bozukluğu olmadan ani bir biçimde kaybolur ve hatırlanmaz. Dissosiyatif amnezi, basit bir unutkanlık gibi açıklanamaz ve genel bilgilerle ilgili bellek bu durumdan etkilenmez. Ayrıca, kişinin yeni bilgileri öğrenme yetisi devam eder. Bu belirtiler haricinde kişinin işlevselliğinde bir bozulma görülmez. Dissosiyatif Amnezi sınırlı, yaygın, seçici ve sürekli amnezi olmak üzere dört farklı şekilde kendini gösterebilir. Sınırlı amnezi, birkaç saat veya birkaç günlük olaylarla ilgili, yaygın amnezi, kişinin tüm yaşam deneyimleriyle ilgili, seçici amnezi bazı olaylar ve kişilerle ilgili unutmanın olduğu amnezi türüdür. Sürekli amnezi ise, bir başlangıcı olan ve o andan itibaren yaşanan olayların ardından unutmanın hemen gerçekleştiği amnezi türüne denir.
  • Dissosiyatif Füg:
    Dissosiyatif bozukluklar arasında oldukça az görülür. Kişinin aniden geçmişini ve önemli kimlik bilgilerini unutarak evinden, işinden ayrılmasıdır. Kişi, kimliği ile ilgili yaşadığı bellek kaybının farkında değildir ve yeni bir kimlik geliştirebilir. Bu süreçte, başıboş dolaşma şeklinde uzun süreli seyahatlere çıkma görülebilir. Dissosiyatif füg genellikle kısa sürelidir.
  • Depersonalizasyon Derealizasyon Bozukluğu:
    Depersonalizasyon; kişinin kendini dışarıdan seyrediyormuş ya da rüyadaymış gibi hissederek bedeninden sürekli ve yineleyici biçimde ayrılma hissini yaşamasıdır. Bedenden ayrılma, yaşamıyor gibi hissetme, kendine dışarıdan bakma, robot gibi hissetme, el ayağının değiştiğini hissetme, kendini tanıyamama gibi belirtiler görülebilir.Derealizasyon ise, kişinin çevresini gerçek dışı bir şekilde algılamasıdır. Bu belirtiler yineleyen bir şekilde görülebilir, bir kaç saat sürebilir veya devamlı görülebilir. Kişinin kendisine ve çevresine yabancılaştığı durumlar olarak tanımlanabilir. Her iki bozuklukta da, kişilerin gerçeği değerlendirme yetilerinde bozulma olmaz. Depersonalizasyon ve derealizasyon sıklıkla beraber görülürler ve bazı psikiyatrik bozukluklara da eşlik edebilir.

Dissosiyatif Bozukluklar Neden Olur?

Dissosiyatif Bozukluklar travmaya karşı baş etme mekanizması olarak ortaya çıkabilmektedir. Dissosiyatif Bozukluklara sebep olan travma tipleri çok çeşitlidir ve yalnızca ağır cinsel ve fiziksel şiddet varlığı akla gelmemelidir. Bu nedenle, Dissosiyatif Bozukluklara neden olan travmaları 3’e ayırmak gerekirse, birinci tip travmaları çocuğun bizzat yaşadığı aktif istismar veya ihmal olayları; ikinci tip travmaları çocuğun bizzat hedef olmadığı ancak bulunduğu ortamdan kaynaklı gerçekleşen olumsuz olaylar; üçüncü tip travmaları ise yine çocuğun doğrudan hedef olmadığı ancak hem çocuğun hem ailenin elinde olmayan olaylar oluşturur.

Birinci tip travmalar en sık akla gelen doğrudan çocuğa yönelik istismar ve temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı ihmal durumlarıdır. İkinci tip travmalara anne ve baba arasında geçimsizlik ve anne babanın birbirine uyguladığı şiddet olayları örnek verilebilir. Üçüncü tip travmalara ise çocuğun geçirdiği bir trafik kazası nedeniyle uzun süre hastanede yatılı kalması, ender rastlanan hastalıklara sahip olması veya yetim kalması gibi örnekler verilebilir. Dissosiyatif Bozuklukları ortaya çıkaran travmatik yaşantılar düşünüldüğünde doğrudan akla gelen bu travma tipleri dışında kalan dolaylı olarak çevresel faktörlerden oluşan travmalar da mevcuttur. Bunlar da ailede yaşanılabilecek bazı sıkıntılar ve hastalıklar olabilir; boşanma, kardeş hastalığı, kardeş zorbalığı, göz ameliyatları, dudak damak yarığı vb.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi, tedavi sürecini çok yönlü bilimsel yaklaşımlar ve sabırla yönetir.

Dissosiyatif Bozuklukların Belirtileri Nelerdir?

Dissosiyatif Bozukluğun birden çok belirtileri mevcuttur. Dissosiyatif Bozukluktan mustarip bireyler çok farklı yakınmalar ile tedaviye başvurabilir. Bu nedenle Dissosiyatif Bozukluklar uzmanların gözünden sık kaçabilir. Psikiyatri uzmanlarının ve psikologların bu belirtileri tanımaları çok önemlidir. En sık rastlanan belirtiler, ağlama atakları, yorgunluk, durgunluk, mutsuzluk, karamsarlık, sinirlilik, asabiyet, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, konuşmada yavaşlama, baş ağrısı, bunaltı, bayılma, çığlık atma, kendine zarar verme davranışı, hayal kurma, uykusuzluk veya aşırı uymadır. Öte yandan Dissosiyatif Bozukluğa sahip kişilerin okul başarısı düşer, kendini ifade etme yeteneği azalır ve gündelik kararları vermekte zorlanma görülür.

Bu gibi durumlarda 7/24 açık olan Moodist Psikiyatri Acil Servisi uzmanları gerekli müdahaleyi anında yaparlar.

Dissosiyatif Bozukluğu Tanısı Nasıl Konulur?

Dissosiyatif Bozukluklar oldukça yaygın görünmelerine rağmen klinisyenler tarafından tanınma oranları oldukça düşüktür. Dissosiyatif Bozukluğun kendine özgü bir terapi sistemi olması nedeniyle bu tanının akla gelmesi ve tanı konulduktan sonra terapiye yönlendirilmesi önemlidir. Özellikle kronik-dirençli depresyon, duygudurum düzenleme sorunları, bağlanma sorunları, yineleyici intihar girişimleri, kendi bedenine zarar verme belirtileri, canlı halüsinasyonlar, bellekte kopmalar, unutkanlıklar görülen hastalarda dissosiyatif bozukluk akla gelmelidir.

En güncel psikiyatrik tanı sınıflandırma sistemi DSM-5’te Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun Tanı Ölçütleri şu şekilde sıralanmıştır;

Kimlikte ayrışma iki ya da daha fazla farklı kişilik durumunun varlığı (bu durum bazı kültürlerde bir posesyon -ele geçirilme- yaşantısı olarak ifade edilebilir) ile kendini göstermektedir. Kimlikteki ayrışma kendilik algısı ve egemenlik algısında (sense of self and sense of agency) belirgin kesintilerle karakterizedir. Bu kesintilere duygulanım, davranış, bilinç, bellek, algı, kognisyon ve/veya somatosensoriyel işlevlerde durumla ilgili dalgalanmalar eşlik etmektedir. Bu bulgu ve belirtiler başkalarınca gözlenir ya da kişinin kendisince bildirilir.

Gündelik olayları, önemli kişisel bilgileri, ve/veya travmatik olayları anımsamada sıradan bir unutkanlıkla açıklanamayacak biçimde yineleyici boşluklar vardır.

Bu belirtiler klinik olarak belirgin rahatsızlık ya da sosyal yaşam, iş yaşamı, ya da başka önemli işlev alanlarında belirgin bozulma yaratmaktadır.

Bu bozukluk genel olarak kabul gören kültürel ya da dinsel bir uygulamanın normal bir parçası değildir. (Not: Çocuklarda belirtiler hayali çocukluk arkadaşlarına ya da başka fantezi oyununa bağlanamamaktadır).

Bu bozukluk bir maddenin doğrudan fizyolojik etkilerine (örneğin Alkol Entoksikasyonu sırasında görülen “black-out” ya da kaotik davranış) ya da başka bir tıbbi duruma (örneğin kompleks parsiyel epilepsi) bağlanamaz.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu tanısı konulamdan önce bipolar, duygudurum bozukluğu, psikotik bozukluklar, borderline kişilik bozukluğu, depresyon gibi tanılar ayırıcı tanılar da düşünülmelidir.

Moodist Hastanesinde Dissosiyatif Bozukluklar Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi tarafından Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu tanısı konulduktan sonra tedavi, ilaç tedavisi, alterlerin tanınması, terapötik işbirliğinin kurulması, danışana Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu hakkında psikoeğitim verilmesi, kişinin güvenliğinin sağlanması ve kişinin hayatındaki günlük problemler için stabilizasyon sağlanması şeklindedir. Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunda tanı koyulduktan sonra düzenli aralıklarla kişinin takibinin sağlanması tedavi açısından önem arz etmektedir.

Moodist’te kullanılan tedavi yöntemleri ve destekleyici yaklaşımlar şunları kapsar:

  • İlaç Tedavisi
  • Psikometrik Testler
  • Projektif Testler
  • Psikoterapiler (BDT, EMDR, Mindfulness, Hipnoterapi, Şema, Aile, Grup)
  • Psikoeğitim
  • Yataklı Servis

Dissosiyatif Bozukluklar Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tedavi görmeyen Dissosiyatif Bozukluktan muzdarip bireyler bütüncül bir kimlik oluşturamayabilir, benlik algıları değişkenlik gösterebilir ve ilişki sorunları devam edebilir. Travmayla sağlıklı bir biçimde baş etmeyi öğrenemeyen bireylerin dissosiyatif belirtileri zaman içinde kısmen geri çekilse dahi farklı ruhsal bozukluklardan ve belirtilerden yakınmaya başlayabilir. Bunlar travmanın sebep olduğu travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve anksiyete bozuklukları olabilir. Ek olarak travmatik yaşantılarına benzer yaşantılar karşısında veya bu yaşantılarını hatırlatan olay, durum ve kişilerle karşılaştıklarında travmatik belirtiler göstermeye devam edebilir ve dissosiyatif yaşantılara geri dönebilirler.

Dissosiyatif Bozukluğu ile Başa Çıkmak İçin Ne Yapılabilir?

Dissosiyatif Bozukluklarla başa çıkmak için ilk adım bilgi edinmektir. Kişiler genellikle günlük yaşamını bozan duygular, inançlar, düşünceler ve davranışlar nedeniyle tedaviye başvurabilir. Bunlar, ani öfke patlamaları, depresif duygular, olumsuz benlik inançları, dünyaya ve sosyal ilişkilere yönelik olumsuz düşünceler ve kişilerarası uyumsuz davranışlar olabilir. Bu nedenle dissosiyatif bozukluğu ile ilgili farkındalığa sahip olmayabilirler. Kişinin dissosiyatif yaşantılarını tanıması ve nedenlerini bilmesi farkındalığı arttırabilir.

Kişinin maruz kaldığı travmatik yaşantılar sebebiyle kendisinde oluşan bozuklukların doğal olduğunu bilmesi, suçluluk ve utanç duymaması ve destek almasının önemini kavraması gerekmektedir. Böylece sağlıksız baş etme yöntemleri yerine bilinçli olarak geliştirebileceği baş etme yöntemleri geliştirebilir. Dissosiyatif Kişilerin kendi korku ve endişelerini kabul etmesi, güvenilir ilişkiler kurması, gerçek yaşamda kendisine iyi gelebilecek etkinlikler bulması açısından oldukça önemlidir.

Dissosiyatif Bozukluğu olan Yakınıma Nasıl Yardımcı Olabilirim?

Dissosiyatif Bozukluk yaşayan kişiye yardımcı olmanın ilk adımı Dissosiyatif Bozuklukları tanımak ve farkındalık geliştirmektir. Bu hastalarda Dissosiyatif Bozukluğun doğasında bulunan sık duygu değişimleri, değişkenlikler ve tutarsızlıklar manipülasyon gibi görünerek hasta yakınlarını yanıltabilir. Bu da hastaya inanılmamasına ya da var olan belirtilerin küçümsenmesine neden olabilir.

Dissosiyatif Bozukluğa sahip hastanın anlaşılması ve ciddiye alınması kişiye yaklaşım bakımından önemlidir. Sıcak, kapsayıcı bir tavırla hastanın sözel iletişimi kolaylaşırken, negatif duygularla yaklaşılan aksi tutumlarda bu kişiler, yaklaşımları aldırmazlık ya da reddedilme gibi algılayıp durumlarından utanma ya da daha da içe çekilme yaşayabilirler. Hastaların duygularının önemsenmesi, aynalanması ve kapsanması yaklaşımda önemlidir. Hastaların kriz durumlarına (anksiyete krizi, saldırgan dürtüler, self harm ve intihar istekleri gibi) müdahaleyi öğrenmek ve hastanın güvenliğini sağlamak diğer önemli noktalardandır.

Bu sayfadaki bilgiler Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Randevu Talep Edin

    Hemen Ara

     
    Hemen Ara  

    WhatsApp

     
    WhatsApp  

    Randevu Talebi

     
    Randevu Talebi  

    Uzmana Sorun

     
    Uzmana Sorun  
    HIZLI RANDEVU TALEP ET

      X
      RANDEVU TALEBİ
      Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'imw_footer_sticky_bar' not found or invalid function name in /home/moodisth/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php on line 307