Anksiyete Bozuklukları

Anksiyete Bozuklukları

‘Kaygı bozukluğunun’ çözümü var!
 

Kişi zaman zaman kaygı duyabilir ancak kaygılar hastalık düzeyine de evrilebilir. Bu durumda panik atak, panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve fobik bozukluklar görülebilir ve kaygıya fizyolojik belirtiler de eşlik edebilir. Bu sorunun çözümü için Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nin deneyimli ekibi sizin yanınızda…
 

Sınavda, iş görüşmesinde, hoşlanılan bir kişiyle ilk randevuda ya da topluluk önünde konuşurken herkes kaygı duyabilir...  Kaygı ya da anksiyete, bireyin, yaşamı tehdit eden iç ve dış çevredeki herhangi bir olasılığı tehlike olarak algılayıp yorumlaması sonucunda meydana gelen duygulardan biri ve herkesin belli zamanlarda yaşayabileceği doğal ve gerekli bir tepki. Kişiyi tehlike veya tehdit karşısında koruma, harekete geçirme işlevi gören bir mekanizma olan kaygının amacı da; yaşamın uyumlu ve dengeli sürmesini sağlamaktır. Bu nedenle kişinin kaygı yaşaması her zaman bir hastalık belirtisi değildir.  Ancak kaygı, bir duygu, bir yaşantı, bir belirti, bir bozukluk veya bozukluk grubu da olabilir. Yoğun kaygı yaşayan kişiler, olaylara ve olgulara, tehlikeyle orantısız, uygunsuz ve abartılmış yanıtlar verirler. Düşünceler geleceğe yöneliktir; genelde felaketi öngörür ve tehlikeyle ilgili zihinsel görüntüleri de içerir. Örneğin; kalabalık karşısında konuşma korkusu olan bir kişi konuşmasından önce, “ya hazırladığım notları unutursam?” “kelimeleri birbirine karıştırırsam?” şeklinde düşünebilir. Kendisini kalabalık karşısında donakalmış bir şekilde hayal edebilir.
 
Duyulan kaygı ve korku uzun süre devam ediyorsa, bu durum kontrol edilmesi zor bir hal alıyorsa Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu bir olasılık olarak gündeme gelebilir.
 

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, kaygı bozukluğunun tedavisinde de psikoterapi, ilaç tedavisi ve yataklı tedavi programı gibi birçok tedavi yöntemini, uzman kadrosuyla uyguluyor.

Kaygının belirtileri nelerdir?
Kişinin kaygı yaşadığı durumlara; gerginlik, kötüyü öngörme, konsantrasyon problemi, huzursuzluk ve alınganlığın yanı sıra ağız kuruluğu, çarpıntı, sıcak ve soğuk basması, nefes darlığı, sinirlilik, baş ağrısı, baş dönmesi, kas gerginliği, mide yakınmaları, ishal veya kabızlık, sık idrara çıkma, soğuk terleme gibi fizyolojik belirtiler de eşlik edebilir.

Kaygının nedenleri nelerdir? 
Kaygının tek bir nedeni yoktur. Genetik, biyolojik, çevresel ve psikolojik birçok faktörün etkileşimi sonucunda gelişebilir. Kaygıya ayrıca, ilişki sona ermesi, şiddetli tartışmalar, yakın birinin yitirilmesi gibi psikolojik durumlar ve aşırı alkol, ilaç kullanımı, korkutucu ya da üzücü bir olay gibi etkenler de neden olabilir. 
 

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Ekibi, sonuca ulaşmak için tüm bu nedenleri ayrıntılı bir şekilde inceler.

Panik atak nedir? 
Panik atak; aniden veya durumsal olarak ortaya çıkabilen, çeşitli bedensel belirtilerle birlikte ölüm düşüncesinin de eşlik ettiği, 10 dakikalık bir süreçte belirtilerin zirveye ulaştığı yoğun korku halidir.

 
Panik atağın belirtileri nelerdir? 
Panik atak sırasında kişide, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da boğulacakmış gibi olma, terleme, titreme, sarsılma, bulantı, karın ağrısı, üşüme, ürperme, ateş basması, uyuşma ve karıncalanma, baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecek bayılacakmış gibi olma, ölüm korkusu, kontrolü kaybetme ya da delirme korkusu gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtilere, aynı zamanda kendi bedenine yabancılaşma (depersonalizasyon) ve çevreye yabancılaşma (derealizasyon) eşlik edebilir.
 
Çoğu kez bu belirtilere bir tehlike beklentisi, sonun geldiği düşüncesi ve atağın ortaya çıktığı ortamdan kaçma dürtüsü de eşlik eder. Ancak panik atak sırasında bu belirtilerin hepsi görülmeyebilir.

Panik atak sıklığı ve süresi nasıldır?
 
Tipik bir panik atak dakikalarla sınırlıdır. Çoğunlukla 5 ila 10 dakika veya 20 ila 30 dakika ya da ender olarak bir veya birkaç saat sürebilir. Panik atakların sıklık ve şiddeti değişkenlik taşır. Bazı kişilerde ortalama haftada bir ya da daha sık görülürken, bazıları haftalar hatta aylar boyunca hiçbir atak geçirmeyebilir. Hastalığın olağan seyri kronik fakat inişli çıkışlıdır.
 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’ne panik atakla başvuran hasta; korkusunu genellikle şiddetli olarak tanımlar ve kontrolünü kaybedeceğini, delireceğini ya da öleceğini düşündüğünü söyler. Özellikle çarpıntı, göğüs ağrısı, göğüste sıkıntı hissi, boğulacakmış gibi olma, nefes darlığı gibi yakınmaları nedeniyle bir kalp krizi geçirdiğini zanneder.
 
Bu gibi durumlarda 7 gün 24 saat açık olan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Acil Servisi uzmanları gerekli müdahaleyi hemen yaparlar.  

Panik bozukluk nedir?
Panik bozukluk, tekrarlayan beklenmedik panik ataklarla devam eden, kişide yeni ataklar olacağı veya bu ataklar sonucunda kalp krizi geçirip ölme, kontrolünü yitirme, felç geçirme gibi yoğun ve sürekli kaygıların görüldüğü durumdur. Birçok kişi yaşamında en az bir kere panik atak yaşarken, bazı kişiler panik bozukluğu geliştirirler. Panik bozukluğu olan kişilerin sağlıklı olduklarını ve tehlikede olmadıklarını öğrenmek üzere acil servise gitmeleri sık rastlanılan bir durumdur.
 
Panik bozukluğu olan kişilerde bedensel belirtiler, duygular ve düşünceler birbirleriyle etkileşim içindedir. Örneğin, panik atağa yatkınlığı olan bir kişi kalbinin normalden daha hızlı attığını fark ederse, “belki de kalp krizi geçiriyorum” diye düşünebilir. Bu düşünce korku ve kaygıya yol açarak adrenalin salınımını tetikler. Adrenalin salınımı kişiyi kalp krizi geçirdiği konusunda ikna edebilecek şekilde kalp atışını daha da hızlandırır. Bedensel duyularla ilgili düşünceler bu duyumları daha da şiddetlendirebilir.

Yaygın kaygı bozukluğu nedir?
Yaygın kaygı bozukluğu, kişinin nedeni belirsiz bir endişe içinde olması ve olumsuz olayların gerçekleşeceğine ilişkin beklentisinin süreklilik göstermesidir. Örneğin kişi, çocuğunun eve bir saat geç kalınca zihninde felaket senaryoları geliştirmeye başlar; herhangi bir sebebi olmadan, bu gecikmeyi “çocuğa araba çarpmıştır”, “birileri bir şey yapmıştır” türünden kaygı içeren düşüncelere yorar.
 
Kişinin gün boyunca süren ve denetlenemez endişeleri, genellikle sağlık, aile, para ya da iş gibi konularla ilgilidir. Bu kişiler çoğu zaman yaşadıkları gerginlik ve endişenin abartılı olduğunun farkındadır. Fakat kendilerini sakinleştirip kontrol altına alma konusunda başarılı olamazlar. Bazen de mevcut kaygının aşırı ve yersiz olduğunu kabul etmezler. Genellikle yaygın anksiyete bozukluğuna sahip bireyler, çevreleri tarafından “aşırı evhamlı” olarak tanımlanır.
 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesini istediğiniz zaman arayarak kaygı bozukluklarına ilişkin bilgi alabilirsiniz.

Yaygın kaygı bozukluğu belirti ve nedenleri nelerdir?
Yaygın kaygı bozukluğuna sahip kişilerde sık rastlanan belirtiler; kas gerginliği, çabuk yorulma, uyku düzeninde değişme, odaklanmada güçlük, sürekli tetikte olma ve huzursuzluk halidir.Tek bir nedeni olmamakla birlikte genetik, beyin nörokimyasındaki değişiklik, kişilik özellikleri, çevre faktörleri ve stresli yaşam olayları yaygın kaygı bozukluğuna neden olabilir. 
 
Fobik bozukluk nedir?

Fobik bozukluk kişinin bir nesne ya da durumun tehlikesiyle ilgili, orantısız, günlük işlevselliğini bozacak şekilde rahatsızlık duyduğu bir bozukluktur. Spesifik fobi ve sosyal fobi olmak üzere iki çeşit fobik bozukluk bulunur.

Özgül fobi nedir?
Kişide belirli bir nesne ya da durumla ilgili ortaya çıkan abartılı ve asılsız korkulardır. En sık rastlanan spesifik fobiler; hayvan fobisi, kan ve enjeksiyonla ilgili fobiler ile uçak, asansör ve kapalı yerlerde yaşanan durumsal fobilerdir. Fobik bozuklukta kişi, uyarana karşı mevcut korkusunun yoğun ve anlamsız olduğunun farkındadır. Rahatsızlık veren durumlardan, öncelikle kaçma eğilimi gösterir; zorunlu kaldığında ise bu duruma ancak şiddetli bir gerginlik ve kaygı haliyle katlanır. Fobik uyarandan kaçınma davranışı yüzünden ya da fobik uyaranla zorunlu durumlarda yüzleşme sırasında çekilen sıkıntı yüzünden, kişinin günlük olağan işlerini sürdürmesi güçleşir, sosyal ve mesleki işlevselliği bozulur. 

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi uzmanları bu tür sorunlarda, kişinin eski işlevselliğini geri kazandırarak, sosyal ve mesleki işlevselliğini artırmayı hedefler.

Özgül fobinin belirtileri nelerdir?
Birey yaşadığı korkunun yoğun ve anlamsız olduğunun farkında olmasına karşın, fobik bir durumla karşılaştığında veya durumu hayal ettiğinde kaygı belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler farklılık göstermesine rağmen en sık karşılaşılanlar, kalbin hızlı çarpması, titreme, terleme, sık idrara çıkma ihtiyacı, bayılacak gibi olma hissi, nefes darlığı, baş dönmesi, vücudun herhangi bir bölgesinde uyuşma ve karıncalanmadır.
 
Spesifik fobinin nedenleri nedir?

Spesifik fobi birçok nedenden ötürü ortaya çıkabilir. Genetik yatkınlık kadar biyolojik olayların ve çevrenin de etkisi spesifik fobi oluşmasına etki edebilir. Genetik aktarımla ilgili araştırmaların sonucuna göre, spesifik fobi bozukluğu olan kişilerin birinci derece akrabalarında, spesifik fobinin diğer bireylere oranla yaklaşık üç kat daha fazla olduğu görülmüştür. Özellikle çocukluk çağlarında aşırı korku yaşamamıza neden olan olayların, ilerleyen süreçlerde fobilere de neden olduğu düşünülüyor. Ancak geçmiş yaşantısında olumsuz bir olaya maruz kalmayan bireyin de spesifik fobi geliştirmesi olasıdır. Ayrıca, kişi için korku uyandırmayan bir uyaranın travmatik bir olayla eşleştirilmesi ve zihinde o şekilde kodlanması fobilere yol açabilir. Aynı şekilde, korku uyandırmayan bir nesne ya da duruma karşı, bir başkasının verdiği tepkilerle korkma davranışının öğrenilip korku geliştirmesi mümkündür.

Sosyal fobi nedir?
Kişinin toplulukta etkileşimden kaçınma ve yoğun bir şekilde rahatsızlık duyma hissine denir. Sosyal fobiye sahip kişilerin en çok rahatsız oldukları durumlar, genellikle konuşmaya katılma, sunum yapma, toplum içinde yemek yemektir. Sosyal fobinin şiddetine göre, kişinin yaşam kalitesi önemli oranda bozulabilir. Örneğin işyerindeki bir toplantıda söz sırasının kendine gelmesinden dolayı çok endişe duyar ve bu nedenle gözlerden uzak yerlere oturmayı tercih eder. Alışveriş için bir mağazaya girmesi, çalışanların ve orada bulunanların önünde beğendiği bir şeye bakması, değişim yapması, fiyat sorması çok zor bir durumdur. Bu nedenle kişinin, işi ve sosyal hayatı olumsuz biçimde etkilenir. Bu durumdaki kişilerin birçoğu yaşadığı kaygı ile zor da olsa başa çıkar, bazıları ise işten, okuldan ayrılma noktasına kadar gelir.

Sosyal fobinin belirtileri nelerdir?
Sosyal fobiye sahip kişiler, rahatsızlık duydukları durumlara maruz kaldıklarında, ortamı terk etme, göz teması kurmama, ilgisiz şeyler düşünme gibi kaçınma belirtileri gösterirlerken, bazı bedensel belirtiler de ortaya çıkar. Bu belirtiler fobik bozukluğun şiddetine göre değişir. En sık karşılaşılanlar; yüz kızarması, yoğun terleme, titreme, ateş basması, kas gerginliği, çarpıntı, nefes darlığı, tuvalete çıkma ihtiyacıdır.
 
Sosyal fobinin nedenleri nelerdir?
Sosyal fobinin nedenleri kesin olmasa da, uzmanlar genetik nedenler, çevresel etkenler, beyin işlevlerindeki bozulma ve psikolojik nedenler üzerinde duruyor.  Sosyal fobinin nedenlerinden biri de, bireyin sosyal durumlarda yeteneklerini küçümseyerek ya da çıkabilecek problem olasılığını abartarak bu durumları tehdit olarak görmesi ve kaçınma davranışı göstermesidir. Diğer taraftan birey, başkalarının davranışları sonucunda yaşadıkları olumsuz durumları gözlemleyerek de sosyal fobi geliştirebilir.

Son olarak, çocukluk döneminde ebeveynleri tarafından korumacı şekilde büyütülmüş bireylerin, sosyal becerileri yeterince gelişmediğinden sosyal fobi geliştirme olasılıkları diğer kişilere oranla daha yüksektir.

Kaygı bozuklukları Moodist’te nasıl tedavi ediliyor?

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, kaygı bozukluğunun tedavisinde de bilim ve teknolojinin gerektirdiği koşulları sağlayan en gelişmiş tedavi imkanlarıyla ve uzman psikiyatr, psikolog kadrosuyla, kişinin öznel psikolojik ihtiyaçlarına uygun tedavi planlaması yapıyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi kullanılan tedavi yöntemleri ve destekleyici yaklaşımlar şunları kapsar:

  • İlaç Tedavisi
  • Psikometrik Testler
  • Psikoterapiler (BDT, EMDR, Psikodinamik, Mindfulness, Hipnoterapi, Psikodrama, Şema, Aile, Grup)
  • Ergoterapi (Müzik, Resim, Ebru, Seramik, El Sanatları, Beden ve Hareket Terapisi, Spor, Mutfak Atölyesi)
  • Psikolojik Eğitim
  • Somatik Tedaviler (EKT, TMS)
  • Rehabilitasyon Programları
  • Yataklı Tedavi

 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nde öncelikle hasta ve hasta yakınlarına, belirlenen tedavi yöntemine uygun nasıl bir yol izlenmesi gerektiği anlatılır. Doğru tanı koymak ve etkin tedavi planı oluşturmak için Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi uzmanları çeşitli psikolojik testlere başvurabilir. Uzman psikiyatr ve psikologlar tarafından yapılan bu psikometrik testler, bilimsel temele dayalı ölçme ve değerlendirme araçlarıdır. Tedavide hastalığın seyrine, şiddetine ve süresine bağlı olarak ilaç ve psikoterapi birlikte veya ayrı ayrı kullanılır. Panik bozukluk belirtilerinin tekrarlamaması için iyileşme sürecine girilse bile doktorla görüşmeden ilaç kullanımı bırakılmamalıdır.


Panik bozukluk ile başa çıkmada, semptomları tanıma, erken fark etme, tedavi uyumunu ve sosyal-mesleki işlevselliği arttırmada psikoterapilerin yeri oldukça önem taşır. Moodist Medikal Ekibi tarafından panik bozukluğun tedavisinde; Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), Psikodinamik, Mindfulness, Hipnoterapi, Psikodrama, Şema gibi bireysel psikoterapilerin yanı sıra aile ve grup terapileri gibi terapi yöntemleri de uygulanır. Psikoterapinin temel hedeflerinden biri, kişide şikayetlere neden olan ve altta yatan faktörlerin belirlenmesi ve buna göre bir tedavi planının yapılmasıdır.


Terapi süresince kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını anlaması ve kaygıyı yönetebilmesi amaçlanır. EMDR, kaygı bozuklukları tedavisinde kullanılan son yılların güçlü psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Günlük hayatı etkileyen olumsuz ve travmatik anıları yeniden işleyerek, kişinin daha sağlıklı ve yeni bir perspektiften bakmasını amaçlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Bilişsel Davranışçı Terapi ile kişinin işlevsiz bilişsel süreçleri ve çarpıtılmış düşüncelerin kişilerin duygu ve davranışları üzerindeki etkileri kişilere fark ettirilir. İşlevsiz düşüncelerin yerine alternatif, sağlıklı düşünce süreçlerinin konması hedeflenir. Ayrıca, nefes ve gevşeme egzersizleriyle, kişilere kendilerini kontrol altına alabilmeleri ve kendilerini rahatlatmaları öğretilir.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nde; hastaların iyileşmelerine, sosyalleşmelerine ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmelerine yardımcı olmak, özgüven ve yeteneklerini geliştirmek, bu gelişimlerini günlük hayatta kullanabilmelerini sağlamak için; müzik, dans, ebru atölyesi, resim, spor, seramik gibi birçok faaliyeti içeren ergoterapi çalışmaları da yürütülür.


Kaygı bozuklukları sonucunda aile içinde de sorunların yaşandığı görülmektedir. Bu nedenle Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi medikal ekibi, aile bireylerini de tedavi sürecine katarak, ailelere kaygı bozukluğu konusunda bilgilendirici psikoeğitim çalışmaları yapar. Bu sayede hastaların tedaviyi bırakma oranlarının azaldığı, ailenin hastalarıyla ilişkilerindeki çıkmazların tanımlanarak, aile içi uyumun arttığı gözlenmiştir.


Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nde gerekli durumlarda ayrıca EKT (Elektro Konvulsiv Tedavi) ve TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon) tedavisi uygulanabilmektedir. Tedaviye direncin ve hastalığın yoğun olduğu dönemlerde EKT ile genel anestezi altında beyin ön bölgesine elektro-şok verilir. Kişi anestezi altında olduğu için EKT tedavisini birebir yaşamaz. Bu tedavi ile beyin biyokimyasallarında hızlı salınma görülür. TMS ile ruhsal hastalıklarla ilgili önceden belirlenmiş bölgelere uygulanıp, buralarda elektrofizyolojik değişiklikler meydana getirerek klinik iyileşme sağlanır. Uygulama sırasında manyetik akımı oluşturan bobin (coil) saçlı derinin üzerinden hedef beyin bölgesinin bulunduğu noktaya yerleştirilir. Vücuda herhangi bir girişim olmadan, saçlı derinin üzerinden uygulanır. Psikiyatrik hastalık tanısına göre, hedef bölge ve uygulanacak manyetik akımın şiddeti belirlenir.

Moodist’te hasta güvenliği ve konforu ön plandadır

Anksiyete bozukluklarının tedavisi birçok şekilde sürdürülebilir. Yatarak tedavinin de yeri oldukça önemlidir. Bazı ağır durumlarda, hastanın hastanede yatarak tedavi görmesi gerekir. 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nde, hastaların konforlu ve güvenilir bir şekilde tedavi göreceği 75 yatak kapasiteli psikiyatri yataklı servis bulunur. Hastaların kendi doktorlarının gerekli gördüğü kısıtlamalar dışında herhangi bir ek müdahalenin yapılmadığı, hastaların kendi iradeleriyle, kendi odalarına ve ortak alana geçebildikleri servislerde tıbbi gözetim ve müdahaleler ön plandadır.

Bu servislerde hastaların kendilerine ve çevresine zarar verme ihtimalini ortadan kaldırabilmek için teknik donanım ve düzenlemeler kırılmaz cam ve yumuşak köşeli mobilyalarla tasarlanmıştır. Alanlarında deneyimli psikiyatri uzmanları, psikologlar, hemşireler ve yardımcı sağlık personeli ile 24 saat hizmet verilir. 
Serviste, hastaların ortak kullandıkları bir adet çok amaçlı salon, 1 adet etkinlik odası ve 1 adet sigara odası bulunur. Serviste yatan hastalar; psikolog ve hemşireler eşliğinde günaydın toplantısı, müzik, dans, ebru atölyesi, resim, spor, seramik gibi birçok çalışmaya katılabilir. 
Doktorları uygun görürse, hastalar belirli saatlerde hastanenin sahip olduğu özel bahçelerde serbest zaman geçirebilir ve belirlenen ziyaret saatleri kapsamında yakınlarıyla görüşebilir.

Bize Ulaşın