Dikkat Dikkat! Aşırı Hareketli Olmasanız da Dikkat Eksikliğiniz Olabilir

Dikkat Dikkat! Aşırı Hareketli Olmasanız da Dikkat Eksikliğiniz Olabilir

Yaşamın içinde iyi kötü çeşitli durumlara maruz kalmak birbirinden farklı duygular yaratarak, zihnimizi olumlu/olumsuz birçok düşünce akınına açık hale getirmektedir. Devamlı değişen ihtiyaçlarımız ve bu ihtiyaçları karşılama biçimimiz arasındaki dengeyi bulmanın kolay olmaması gündelik rutinimizde yaptığımız birçok işe ve insanlarla olan ilişkilerimize yoğun biçimde yansıyabilmektedir.

Her ne kadar yaşam doğası gereği inişli çıkışlı bir yapı olsa da daha fazla stabil hissettiğimiz ve daha verimli olduğumuz zamanlar dağıldığımız anlarla bir denge içinde oldukça psikolojik açıdan sağlıklı olduğumuzu kabul ederiz. Ancak bazı kişiler bu dengeyi hayatları boyunca kurmaya uğraşmış olsalar da sebebini anlamlandıramadıkları biçimde konsantrasyona ya da bir işin ucundan istikrarlı biçimde tutabilmeye dönük çabalarının onları istedikleri sonuca ulaştırmadığına şahit olurlar. Böyle bir durumda en akılcı çözüm olarak da yaşamlarını mevcut durumlarına kanalize edecek şekilde kurgulamayı (örn. duruma uygun iş seçimi) ya da alteranatif yöntemler keşfederek (örn. kısa zaman aralıklarıyla çalışmak) daha az kaosla uğraşmayı tercih edebilirler.

Bir iş üzerinde çalışırken konsantre olamıyor, bunalıyor ve sık sık ara verme ihtiyacı hissediyorsanız,

Unutkanlığınızdan çok çekiyor, toplantıları ya da görüşmeleri son anda hatırlıyor ve randevulara devamlı gecikiyorsanız,

Unutkanlığınıza karşı geliştiridiğiniz kontrol yöntemleri (oraya buraya post-it yapıştırma vb.) hayatınızın gündelik ritüelleri halini alıyorsa,

İster arkadaşlarla gidilen bir pikniğin ister çok boyutlu bir projenin basamak basamak planlanma işi olsun; organizasyon gerektiren bir konuda sıralama yapmakta zorlanıyorsanız,

Erteleme davranışı yaşamınızın tam ortasına oturmuş sizi yerine bir türlü getiremediğiniz sorumluluklarla boğuyorsa,

Yakınlarınız sizi “umursamaz, dalgın, hayalperest ve/veya sorumsuz olmakla itham ediyorsa,

Tüm bu belirtiler size “ben kendimi bildim bileli, çocukluğumdan beri hep böyleydim” diyebileceğiniz kadar “sizden” geliyorsa, dikkat eksikliğiniz olabilir.

Psikiyatrik bir tanı olan ve son elli yılda oldukça sık duyduğumuz Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu her ne kadar yalnızca “aşırı hareketlilik (hiperaktivite)” boyutundan ibaretmiş gibi algılansa da aslında kendi içinde üç bileşeni içerir: dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik. Bu üç boyut kimi insanda hepsi bir arada görülebildiği gibi, kimi insanda da aralarındna bir ya da iki boyut yüksek çıkabilmketedir. Yukarıda tanımladığımız “dikkat eksikliği” boyutu diğer boyutlarından bağımsız olarak çıktığında, aşırı hareketliliği ya da dürtüsel yanları yüksek olmayan bu kişi durumunu çocukluktan itibaren muzdarip olduğu zihninin farklı çalışmasına sebep olan bir bozukluğun belirtisi olarak değil de kişiliğinin bir yansıması olarak görme eğiliminde olabilir. Bu da yaşam boyu okul ve iş hayatı gibi sürece dayalı performansın değerlendirildiği ortamlarda kişinin kendi zekasının gerisinde kaldığını hissederek kendisini başarısız ve yetersiz biri olarak etiketlemesine yol açabilmektedir.

Dikkat eksikliği; ilaç tedavisi, bilişsel davranışçı terapi, bilişsel kontrol egzersizleri, farkındalık egzersizleri ve psikoeğitim gibi yöntemlerin bir arada kullanılması ile tedavi edilir.

Bize Ulaşın