Özel Moodist Hastanesi

MOODIST’e geldiğiniz zaman neler göreceksiniz, detayları öğrenin. 

Sanal Kumar Bağımlılığından Nasıl Kurtulunur?

  • Ana Sayfa
  • Sanal Kumar Bağımlılığından Nasıl Kurtulunur?
Sanal Kumar Bağımlılığından Nasıl Kurtulunur?
İncelenmiş İçerik Klinik Ekip Tarafından Onaylandı

Bu içerik Moodist Psikiyatri Hastanesi'nin psikiyatri, nöroloji ve psikoloji uzmanlarından oluşan klinik ekibi tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Güncel bilimsel literatür ile klinik pratiğe dayanmaktadır.


Moodist Klinik Uzman Ekibi Psikiyatri · Nöroloji · Psikoloji
İçindekiler

    Sanal Kumar Bağımlılığı Nasıl Kurtulunur?

    Sanal kumar bağımlılığıyla, kumar oyununu birbirinden ayırmak gerekir. Kumar oyunu, ortadaki paranın iki taraftan birisine şans veya şansla birlikte beceri faktörüne göre dağıtıldığı bir eğlence oyunudur. Kumar bağımlılığıysa, kumar oynama davranışı üzerindeki kontrolün yitimiyle karakterize kronik bir beyin hastalığıdır.

    Sanal kumar bağımlılığı, davranışsal bağımlılık türlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Sanal kumar bağımlılığı, kişinin kumar oynama davranışı üzerindeki kontrolünü yitirmesiyle açıklanabilir. Davranış üzerindeki kontrol kaybı sonucunda kişi kumarın tüm maddi ve manevi zararlarına rağmen oynama davranışını devam ettirir. Bu durum kronik bir beyin hastalığı anlamına gelmektedir.

    Kumar oynama davranışı beyindeki birçok bölgede bozulmaya neden olur. Bu bölgelerin en önemlileri beyindeki ödül ve kontrol merkezleridir. Bu merkezlerdeki bozulmalar kişinin kumar oynama davranışı üzerindeki kontrolünü kaybetmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, kumar bağımlılığına karşı toplumdaki ‘’irade meselesi’’ gibi söylemler bir beyin hastalığı olan kumar bağımlılığını açıklamada oldukça yetersiz kalmaktadır.

    Her hastalık gibi kumar oynama bozukluğunun yani bilindik adıyla sanal kumar bağımlılığının da belli başlı tanı kriterleri vardır. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’na göre sanal kumar bağımlılığının 9 tanı kriteri vardır ve bu 9 tanı kriterinden en az 4’ün bulunması kumar bağımlılığı tanısı için yeterli olmaktadır. Bu 9 belirti şunlardır;

    1. Kumar oynama davranışından dolayı; aile üyelerine, arkadaşlarına, uzmanlara yalan söylemek ve gizlemek
    2. Oynanan miktarın zaman içeresinde artarak devam etmesi
    3. Kumarı azaltmaya ya da bırakmaya çalıştığında huzursuzluk ya da sinirlilik duyulması
    4. Kumarı kontrol etme, azaltma ya da bırakma adına tekrarlayan girişimler de başarısız olunması
    5. Zihnin kumarla meşgul olması
    6. Olumsuz duygulardan kaçmak için kumara yönelmek
    7. Kumarda kaybettiklerini kumarda geri kazanmaya çalışmak
    8.  Kumar nedeniyle önemli ilişkilerin, işin, eğitimin ya da kariyer fırsatlarının tehlikeye atılması ya da kaybedilmesi
    9. Kumarın yol açtığı mali sıkıntıları gidermek için diğerlerine güvenmek

    Yukarıdaki belirtilerle birlikte kişinin nereden geldiğini veya nereye gittiğini açıklayamadığı yüksek miktarlar, harcamalar, yalan söyleme, gizleme gibi davranışların artması, sanal cihazlara ayrılan zamanın artması, okul-iş başarısının düşmesi, ani öfke patlamaları, huzursuzluk gibi ipuçları da sanal kumar bağımlılığına işaret etmektedir.

    Kumar oynama davranışı çoğu zaman arkadaş ortamında, eğlencesine, meraktan, para kazanmak gibi masum görünen sebeplerle başlamaktadır. Zamanla kişinin sanal kumar bağımlılığına ayırdığı zaman ve miktarlar artar. Miktarlar artıkça heyecan ve kayıplar da artar. Kişiler bir noktadan sonra sadece kumarda kaybettiklerini yine kumarda geri kazanmak için kumar oynar. Ancak bu strateji sadece daha çok kayba neden olmaktadır. Kişi, kumara ayırdığı vakti ve miktarları daha da arttırarak oynamaya devam eder. Kumara zaman ayırmak için; ailesinden, işinden, eğitiminden, arkadaşlarından, uykusundan, öz bakımından zaman çalınır. Kişi, kumar oynama davranışını, kayıplarını, borçlarını gizlemek ve kumar oynama davranışını devam ettirmek adına yalan söylemeye başlar. Bu durumlar kişinin ilişkilerini ve işlevselliğini olumsuz yönde etkiler. Kayıplar, ilişkilerin ve işlevselliğin bozulması kişide depresyon, kaygı bozukluğu gibi psikolojik başka sorunlara yol açmaktadır.

    Ailesinde bağımlılık öyküsü olan kişiler, heyecan arama davranışını yüksek olan kişiler, dürtüsel kişiler, alkol-madde bağımlılığı olan kişiler, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik problemler yaşayan kişiler sanal kumar bağımlılığı geliştirme konusunda risk taşımaktadır.

    Sanal kumar bağımlılığı tedavisi, bütüncül ve sabırlı bir yaklaşım gerekmektedir.  Kişinin süreci, farkındalığı, motivasyonu kumar bağımlılığı alanında çalışan uzman bir psikoterapist tarafından değerlendirilir. Gerekli durumlarda psikiyatrist yönlendirilmesi, farmakolojik destek, yatarak tedavi seçenekleri de kişiyle birlikte değerlendirilir. Çalışmalar psikoterapi ve ilaç desteğinin birlikte uygulanmasının daha verimli olduğunu göstermektedir.

    Psikoterapilerde en çok tercih edilen ve başarılı olan terapi yöntemi Bilişsel Davranışçı Terapi ekolüdür. Burada öncelikle kişinin sanal kumar bağımlılığına yönelik farkındalığı ve bırakma motivasyonu değerlendirilir. Daha sonra kişinin içsel ve dışsal tetikleyicileri, riskleri belirlenir ve bunlara yönelik davranışsal önlemler üzerine konuşulur. Borç ödeme planlaması yapılır. Kumar oynama davranışının altında yatan sebepler, dürtüler analiz edilir ve bunlara yönelik çalışmalar sürdürülür. Yaşam düzenleme üzerine planlamalar yapılır. Aile terapi sürecine entegre edilir.

    Grup terapilerinde hastaların birbirlerinin olumlu deneyimlerinden yararlanmalarını sağlıyoruz. Terapist eşliğinde haftada bir gün yapılan grup terapisinde benzer süreçleri yaşamış olan hastalar birilerine kendi deneyimlerini aktarma fırsatı bulmaktadırlar.

    Aile bireysel terapileri ve aile grup terapileri ile kumar bağımlılığından iyileşmenin en önemli bileşeni olan aileyi de tedaviye dahil ederek hem süreç hem de finans yönetimi konularında aktif olmalarını sağlıyoruz. Süreçten çok fazla etkilenen ailenin de gerekli psikolojik desteği alması sağlanır.

    Tedavideki en önemli noktalardan biri detoks dönemidir. Sanal kumar bağımlısı bir kişinin tedavi ekibiyle birlikte belirlediği süre boyunca maddi kaynaklara ve telefon-bilgisayar gibi internet tabanlı iletişim araçlarına erişiminin kontrollü olması önerilmektedir. Bu durum, alkol bağımlısı bir kişinin tedavinin başlarında alkolden ve meyhanelerden uzak kalmasına benzetilebilir.

     Kişinin kumar oynama isteğini tetikleyecek içsel ve dışsal birçok tetikleyici olabilir. Bu tetikleyicilerin tespit edilmesi ve bunlara karşı önlemler alınma terapi sürecinin hedeflerinden biridir. Kumar oynama isteği, kişinin kumar oynama davranışını tetikleyen güçlü bir dürtüdür. Bu dürtü çoğu zaman açıktan ve doğrudan kendini gösterir, çoğu zaman da öfke, keyifsizlik, aşırı özgüven gibi durumlarla kendini gizleyebilir. Kişinin isteğin ne olduğunu, nasıl kendini gösterdiğini ve bununla nasıl mücadele edeceğini terapi sürecinde keşfetmesi gerekmektedir. Herkesin süreci oldukça bireyseldir ancak kumar oynama isteğiyle mücadele etmek için en çok uygulanan yöntemler;

    • Kumara erişim kaynaklarından uzaklaşmak (örneğin telefon)
    • Oynama isteğini birisiyle paylaşmak
    • Ortamdan uzaklaşmak
    • Kumar oynamanın olumsuz yanlarını hatırlamak
    • Dikkati dağıtmak, başka bir şeyle uğraşmak

    Araştırmalar, sanal kumar bağımlılarının en az 1 yıl boyunca terapi sürecinde kalmaları önermektedir.

    Sanal Kumar Bağımlılığı Sıkça Sorulan Sorular

    Kumar bağımlılığı tamamen iyileşir mi?

    Kumar bağımlılığı, kronik bir beyin hastalığıdır. Tamamen “yok olmaz” ancak kontrol altına alınabilir ve düzelir. Kişi oynamayı bıraktığında hayatı hızla normale döner. Fakat “artık iyileştim” düşüncesiyle uzun süre sonra tekrar küçük bir bahis oynamak, kişiyi çok kısa sürede eski yüksek kayıplı dönemine geri döndürür. Bu yüzden hedef, ömür boyu uzak durmak olmalıdır.

    Kaybettiğim parayı geri kazanmak için son bir kez oynamalı mıyım?

    Kesinlikle hayır. Bu düşünce, kumar bağımlılığını besleyen en büyük bilişsel yanılgıdır (“kaybı kovalama” döngüsü). Kumar sistemleri, her zaman kasanın kazanması üzerine tasarlanmıştır. Kaybedilen parayı geri almaya çalışmak, neredeyse her zaman daha büyük borçlara ve daha derin bir finansal krize yol açar. Kayıpları, bu bağımlılıktan kurtulmak için ödenen ağır bir hayat tecrübesi bedeli olarak kabul edip önünüze bakmalısınız.

    Kumar oynama dürtüsü geldiğinde o an ne yapmalıyım?

    Dürtüler dalga gibidir; yükselir, zirveye ulaşır ve sonra yavaşça azalır. O anı atlatmak için şu acil durum planını uygulayabilirsiniz:

    • Erteleyin: “Şimdi oynamayacağım, biraz sonra tekrar düşüneceğim” deyin.
    • Ortamı değiştirin: Telefonu veya bilgisayarı bırakıp hemen odadan çıkın, dışarıda yürüyüşe çıkın.
    • Güvenli birini arayın: Durumu bilen ve size destek olan bir aile üyesini veya arkadaşınızı arayarak o an hissettiğiniz isteği dürüstçe paylaşın.

    Kendimi dijital olarak bu sitelerden nasıl koruyabilirim?

    Sanal kumarla mücadelede iradeye güvenmek yerine erişimi tamamen engellemek en etkili yöntemdir:

    • Engelleme Yazılımları: Cihazlarınıza kumar sitelerini ve uygulamalarını tamamen engelleyen yazılımlar (Gamban, BetBlocker, Net Nanny vb.) yükleyin.
    • Finansal Kısıtlama: Banka kartlarınızın internet alışverişi ve yurt dışı işlem limitlerini kapatın veya tüm finansal kontrolünüzü geçici olarak güvendiğiniz bir yakınınıza devredin.

    Tek başıma bırakabilir miyim, yoksa mutlaka doktora gitmeli miyim?

    Hafif vakalarda kişi kendi çabasıyla mesafe koyabilse de, sanal kumar bağımlılığı dürtü kontrol bozukluğu olduğu için genellikle profesyonel destek olmadan aşılması çok zordur. Sürecin kalıcı olması için bir Psikiyatrist veya Uzman Psikolog ile görüşmek, özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) desteği almak iyileşme şansını ciddi oranda artırır.

    Yatış randevusu almalı mıyım?

    Bağımlılık tedavi merkezlerinde (AMATEM veya özel psikiyatri hastaneleri) doğrudan yatış randevusu verilmez. Süreç her zaman ilk muayene ile başlar. Uzman psikiyatrist, gerçekleştireceği ilk değerlendirme ve poliklinik muayenesinin ardından kişinin bağımlılık düzeyine, fiziksel ve ruhsal durumuna bakarak yatışlı tedaviye gerek olup olmadığına karar verir. Eğer yatış uygun görülürse, hastanenin uygunluk durumuna göre yatış planlaması yapılır.

    Kumar oynamayı bıraktıktan sonra ortaya çıkan yoksunluk belirtileri nelerdir?

    Kumar bağımlılığı fiziksel bir madde içermese de beyindeki ödül merkezini doğrudan etkiler. Bu nedenle oynamayı bırakan kişilerde ciddi ruhsal ve fizyolojik yoksunluk belirtileri görülebilir. En sık karşılaşılan durumlar arasında aşırı huzursuzluk, ani öfke patlamaları, konsantrasyon güçlüğü ve sürekli kumar düşüncesine odaklanma yer alır. Ayrıca bireyler stresle başa çıkamadıkları için yoğun kaygı, depresif duygudurum ve uykusuzluk problemleri yaşayabilirler. Bu belirtiler beynin kumarsız yeni düzene adaptasyon sürecidir. Genellikle ilk haftalarda yoğun hissedilir ve uzman desteğiyle zamanla azalarak tamamen kaybolur.

    Çevremdeki birinin sanal kumar oynadığını nasıl anlarım?

    Sanal kumar gizlice yürütülebildiği için fark edilmesi zordur ancak bazı davranışsal değişimler ipucu verir. Kişi telefon veya bilgisayar başında normalden çok daha fazla vakit geçiriyor ve ekranı sürekli gizliyorsa şüphelenilmelidir. Finansal olarak sürekli borç isteme, açıklanamayan para kayıpları ve maaşın hızla tükenmesi önemli sinyallerdir. Ayrıca kumar oynayan kişilerde ani duygu durum dalgalanmaları, uyku düzensizlikleri ve sosyal çevreden uzaklaşma gözlenir. Yalan söyleme eğiliminin artması, sorumlulukların aksatılması ve geleceğe dair planlara ilgisiz kalınması da bağımlılığın belirgin göstergeleri arasında yer alır.

    Sanal kumar borçları psikolojik iyileşme sürecini nasıl etkiler?

    Finansal krizler ve biriken borçlar, kumarı bırakma evresindeki bireylerin üzerindeki en büyük stres kaynağıdır. Kişi derin bir suçluluk, çaresizlik ve panik hissi yaşayarak bu mali yükten kurtulmanın yolunu yine kumarda arayabilir. Bu durum iyileşme sürecini sabote eden tehlikeli bir kısırdöngü yaratır. Psikolojik toparlanmanın sağlıklı ilerleyebilmesi için borçların varlığı kabul edilmeli ancak finansal yönetim geçici olarak güvenilir bir aile üyesine devredilmelidir. Parasal baskı azaldıkça kişinin zihni rahatlar. Böylece bağımlılık tedavisine odaklanması kolaylaşır ve dürtü kontrolü üzerinde daha güçlü bir denetim mekanizması geliştirebilir.

    Kripto paralar ve dijital borsalar kumar bağımlılığını tetikler mi?

    Kripto para piyasaları ve kaldıraçlı işlemler, yüksek risk ile hızlı kazanç vaat ettiği için kumar bağımlılığına yatkın zihinleri hızla cezbeder. Anlık fiyat dalgalanmaları, sürekli analiz yapma ihtiyacı ve kaybetme riski, beyinde kumar oynarken salgılanan dopamin seviyesine benzer bir etki yaratır. Analiz yapıldığı düşünülse de kontrolün tamamen kişide olmaması bu süreçleri şans oyunlarına dönüştürür. Sanal kumarı bırakan bireylerin borsayı bir “alternatif kazanç kapısı” olarak görmesi, bağımlılığın sadece maske değiştirerek devam etmesine yol açar. Bu nedenle iyileşme döneminde bu tarz spekülatif finansal ortamlardan tamamen uzak durulmalıdır.

    Kumar bağımlılığında nüks yani tekrar oynama riskini azaltmak için ne yapılmalı?

    Tedavi sürecinde tekrar oynama riskini en aza indirmek için yaşam tarzının kökten değiştirilmesi ve tetikleyicilerin belirlenmesi gerekir. Boş zamanlar, kumar düşüncesini en çok besleyen unsurlardan biridir; bu yüzden spor, sanat veya yeni hobilerle günlük rutinler doldurulmalıdır. Kumar oynanan eski arkadaş çevrelerinden ve spor müsabakaları gibi tetikleyici ortamlardan tamamen uzak durulmalıdır. Stres anlarında kumara sığınmak yerine nefes egzersizleri veya terapi teknikleri uygulanmalıdır. En önemlisi, kişinin kendisini güvende hissettiği bir sosyal destek ağı kurması ve bir kriz anında dürüstçe yardım isteyebileceği yakınlarıyla sürekli iletişimde kalması hayati önem taşır.

    Kumar bağımlılığı aile içi ilişkileri ve güven ortamını nasıl zedeler?

    Kumar bağımlılığı sadece oynayan kişiyi değil, tüm aile sistemini derinden sarsan bir güven krizine yol açar. Bağımlı birey, alışkanlığını gizlemek için sürekli yalan söyleme, bahaneler üretme ve gerçekleri çarpıtma eğilimi gösterir. Bu durum ortaya çıktığında, aile üyelerinde yoğun bir hayal kırıklığı, kandırılmışlık hissi ve öfke patlamaları yaşanır. Ev içindeki huzur yerini sürekli şüpheye, tartışmalara ve gergin bir sessizliğe bırakır. İlişkilerdeki duygusal bağlar zayıflarken, eşler arasındaki sevgi ve saygı temeli ciddi şekilde aşınır. Sonuçta aile birliği temelinden sarsılarak boşanma ve kopmalara kadar uzanan süreçler tetiklenir.

    Bir aile üyesinin kumar bağımlısı olması çocukların psikolojisini nasıl etkiler?

    Evde bir ebeveynin kumar bağımlısı olması, çocukların dünyasında kalıcı psikolojik hasarlar bırakır. Sürekli maddi krizlerin konuşulduğu, kavgaların yaşandığı güvensiz bir ortamda büyüyen çocuklar, kronik kaygı ve geleceğe dair yoğun korku geliştirirler. Ebeveynlerinin duygusal olarak uzak veya öfkeli olması nedeniyle kendilerini suçlu hissedebilir, değersizlik duygusu yaşayabilirler. Okul başarılarında ani düşüşler, arkadaşlık ilişkilerinde uyum sorunları ve içe kapanma sıklıkla gözlenir. Ayrıca bu kaotik büyüme ortamı, çocukların ileriki yaşlarda kendi hayatlarında da bağımlılıklara veya dürtü kontrol bozukluklarına eğilimli olmasına zemin hazırlayarak travmanın nesiller boyu aktarılmasına yol açabilir.

    Kumar bağımlısı olan bir yakınına aile üyeleri nasıl yaklaşmalıdır?

    Ailelerin bağımlı bireye yaklaşımı, tedaviye ikna sürecinde hayati rol oynar. Sürekli suçlayıcı, yargılayıcı veya cezalandırıcı bir dil kullanmak, kişiyi daha çok uzaklaştırır ve kumara sığınmasına neden olur. Bunun yerine, öfke krizlerinden kaçınarak dürüst, net ve destekleyici bir iletişim dili kurulmalıdır. Aile, bağımlılığın irade dışı bir hastalık olduğunu kabul etmeli ancak kişinin kumar borçlarını ödeyerek onu sorumluluktan kurtarmamalıdır. Finansal koruma önlemleri hızla alınırken, bireye yalnız olmadığı hissettirilmeli ve kesin bir dille profesyonel tedaviye yönlendirilmelidir. Bu süreçte aile üyeleri de psikolojik destek alarak sınırlarını korumayı öğrenmelidir.

    Bu içerik faydalı oldu mu?Görüşünüz içeriklerimizi geliştirmemize yardımcı olur.

    🙏

    Geri bildiriminiz için teşekkürler!

    Konuyla ilgili uzman desteği almak ister misiniz?

    Görüşlerinizi bizimle paylaşın

    Hangi konuda daha fazla bilgi almak isterdiniz? Geri bildiriminiz içeriğimizi geliştirmemize katkı sağlar.

    Uzmanla Görüş

    Teşekkürler, WhatsApp açılıyor!

    Mesajınız hazırlandı. Göndermek için WhatsApp'tan onaylayın.

    Moodist Psikiyatri Hastanesi · İçerik kalitesi için geri bildiriminiz değerlidir
    Uzmanlar Tarafından İncelendi.
    35+
    Uzman Hekim & Klinisyen
    75
    Konforlu Hasta Odası
    100+
    Klinik İçerik
    7/24
    Acil Psikiyatri

    Bu içerik Özel Moodist Psikiyatri Hastanesi'nin psikiyatri, nöroloji, klinik psikoloji ve bağımlılık tedavisi alanlarında uzmanlaşmış klinisyenlerinden oluşan ekibi tarafından hazırlanmıştır. Tüm içerikler güncel bilimsel literatür temel alınarak oluşturulmakta ve düzenli olarak güncellenmektedir.

    Yetişkin Psikiyatri Çocuk & Ergen Psikiyatri Nöroloji Klinik Psikoloji AMATEM Uyku Bozuklukları
    Özel Moodist Psikiyatri Hastanesi Acıbadem Mah. Çeçen Sok. No:52, Üsküdar · +90 216 912 17 00
    Paylaş