Akut ve Posttravmatik Stres Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu, travmatik bir yaşantının sonucunda karşılaşılabilecek yoğun stres karşısında ortaya çıkabilecek bir kaygı bozukluğudur. Travmatik yaşantı bazen kişinin bire bir maruz kaldığı bir deneyim olabileceği gibi, kişinin yakının yaşadığı ya da çevresinde gelişen, şahit ya da haberdar olduğu bir olay sonucu da olabilir.

Travmatik Yaşantı

Hayatın doğal akışında aksamaya sebep olan, yoğun bir stres etkisinin hissedildiği yaşantılardır. Travmatik yaşantılar yaşamsal tehdit içeren, kayıp ve yaralanmaya neden olan, ruhsal ve bedensel bütünlüğü tehdit altında hissettiren, korku, dehşet ve çaresizlik duyguları yaratan, genellikle kontrol edilemeyen ve öngörülemeyen yaşantılardır. Bunlar deprem, sel, kasırga gibi doğal afetlerle gelen yaşantılar olabileceği gibi; tecavüz, istismar, cinsel taciz, kazalar, kronik ve ölümcül hastalıklar da travmatik yaşantılar olarak söylenebilir.

Travmatik yaşantı sonucu yaşamın sürekliliği sekteye uğrar. Travma yaşantısı kişilerin, dünyaya, kendimize ve diğerlerine ilişkin temel inançlarının sarsılmasına yol açar. Travmatik bir olay yaşayan kişilerde sıkça şu düşüncelere rastlanır:

“Güvende değilim.”
“Dünya adil bir yer değil.”
“Hayatım üzerinde kontrolüm artık yok.”
“Kimse beni gerçekten anlayamaz, çok yalnızım.”
“Her an benzer bir şeyi tekrar yaşayabilirim.”

Her travmatik olay her zaman travmaya sebep olmaz!

Travmatik bir yaşantının sonucunda ortaya çıkan stres tepkileri anormal bir duruma verilen normal tepkiler olarak tanımlanır. Travmatik olayın hemen ardından görülebilecek stres tepkileri bu duruma ilişkin beklenen tepkilerdir. Bu tepkiler devamlılık gösterirse, etkisini arttırarak kendini gösteriyorsa ve kişinin hayatındaki işlevselliğini bozuyorsa Travma Sonrası Stres Bozukluğu ortaya çıkar.

TSSB Belirtileri Nelerdir?

Üç tip belirti grubu bulunmaktadır:
Yeniden yaşantılama: Travmaya ilişkin anılardan kurtulama, olayı tekrar yaşıyormuş gibi görüntüler (flashback) veya kabuslar görmek, olayı hatırlatan herhangi bir şey olmasa da olayın sürekli akla gelmesi ve tekrar yaşıyormuş gibi rahatsızlık hissettirmesidir.
Kaçınma: Travmayı hatırlatan kişilerden, olaylardan ya da aktivitelerden uzak durmak.
Aşırı uyarılmışlık: Uyku problemleri, konsantrasyonda zorlanma, dikkat problemleri, öfke patlamaları, ufak seslere irkilme.

Travma Sonrası Stres Tepkileri

Fiziksel Tepkiler: Kalp atışlarında ve nefes alıp vermede hızlanma, terleme, sindirim sisteminde hareketlenme, uykuya dalmada güçlükler, iştahta artma ya da azalma, vücudun değişik yerlerinde ağrı ve acı, mide bulantısı, kaslarda gerginlik, yorgunluk, cinsel dürtülerde değişiklikler hissedilir.

Duygusal Tepkiler: Üzüntü, depresif duygu durumu, inkar, korku, suçluluk, panik, hissizleşme gibi duygusal belirtiler yaşanır.

Davranışsal Tepkiler: Ani davranışlar, madde alımı, çabuk tepki verme, başkalarını suçlama, yeme sorunları, her şeyi kontrol altında tutma isteği, kendini geri çekme gibi davranışlar gözlemlenebilir.

Zihinsel Tepkiler: Bellekle ilgili sorunlar, dikkatsizlik, kabuslar, hatırlamada güçlük, uyku bozukluğu görülebilir.

Sosyal Tepkiler: İş hayatında ya da akademik performans kaybı, insanlardan uzaklaşma, kurallara uymada güçlük çekme görülebilir.

Çocuklar Nasıl Tepki Verir?

Çocukların vereceği tepkiler yaş gruplarına göre değişir. Huzursuzluk, huysuzluk, çabuk öfkelenme, saldırgan davranışlar, içe kapanma, alt ıslatma, ebeveynlerden birine yapışma hali, parmak emme gibi davranışlar; okul başarısında düşme, uyku ve yeme düzeninin bozulması gibi belirtiler başlıca görülen tepkilerdir. Bu belirtileri çocuğun ne düzeyde yaşadığı ve ne kadarının bir arada görüldüğü önemlidir TSSB tanısı koymak için önemlidir.

Ne Zaman TSSB Tanısından Bahsedebiliriz?

Travmatik olayın ardından bir ay içerisinde verilen tepkiler akut stres tepkileridir ve olağan olarak değerlendirilir. Bir ay sonrasında belirtilen stres tepkileri devamlılık gösteriyor ve düzeyinde artış görülüyorsa TSSB tanısından bahsedebiliriz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Tedavi Nasıldır?

Tedavi sürecinde kişinin ihtiyaçları da göz önüne alınarak farklı yöntemler uygulanabilir. Kişiyi süreç ve tedavinin seyri hakkında bilgilendirmek önemlidir. Travmada ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte götürülebilir.

Psikoterapötik tedaviler arasında etkili olduğu gösterilen tedavi türü olarak bilişsel-davranışçı terapiler ön plana çıkmaktadır. Bilişsel davranışçı tedavilerde yeniden yapılandırma, kaygı yönetimi eğitimi ve terapisini de içeren bir TSSB tedavi programı uygulanmaktadır.

Bunun yanında EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) yaklaşımı da travma tedavisinde faydalı görünmektedir.

Klinik Psikolog Alagün Belce Bahşi

Bize Ulaşın