Uyku Bozuklukları Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tedavi edilmeyen uyku bozuklukları günlük hayatı giderek zorlaştırarak; sosyal hayatın etkilenmesi, sabah yorgunluğu, sabah baş ağrısı, dikkati toparlamada bozukluk, unutkanlık, işte başarısızlık, trafik kazalarında artış, kalp sorunları, hipertansiyon, sinirlilik, mide yanması, gastroözofageal ve larengofarengeal reflü gibi mide ve bağırsak hastalıkları, obesite, depresyon, cinsel isteksizlik, kan hastalıkları, geceleri idrar sorunları gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen pek çok rahatsızlığa yol açabilir.
Uyku laboratuvar çalışmaları ile uyku bozukluklarının tanısı konulduktan sonra sorunun şiddetine ve nedenine göre tedavi yöntemi seçilir.
Uyku Laboratuvarı Kapsamında Uygulanan Testler
Uyku laboratuvarında hastalara “polisomnografi” (PSG) adı verilen bir test yöntemi uygulanmaktadır. Polisomnografi (PSG) ile hastanın, uyku esnasında yaşadığı normal ve anormal durumların kayıt altına alınmaktadır. Bir uyku testi sırasında hastanın;
- Ağız ve burundan hava akışı
- Soluk alıp verirken göğüs ve karın hareketleri
- Uykuda solunum durması ve oranı
- Kan basıncı
- EKG aktivitesi (kalp elektrosu)
- Çene kas gerilimi elektrosu
- Kan oksijen düzeyleri
- Beyin dalgaları
- Göz hareketleri
- Kas ve bacaklarda hareket değişikliği
- Kasların elektriksel aktivitesi
- Vücut pozisyonu kayıt edilmektedir
Normal uyku ile bazı hastalıklara dayalı uyku arasındaki değişikliklere ilişkin bilgiler, uyku laboratuvarlarında yapılan incelemelerin sonucunda çıkan raporlar ile saptanır. Uyku laboratuvarındaki polisomnografik kayıtlamalar uyku ile ilgili en temel verileri sağlamaktadır. Polisomnografik incelemeler sırasında pek çok boyutta kayıtlar yapılabilmektedir;
- EEG (beyin elektrosu); Elektroensefalograf aracılığıyla tüm gece uykusu boyunca elektroensefalografik kayıtlamalar yapılarak kişinin uyku uyanıklık dönemleri ve uykunun evreleri belirlenir.
- EOG (göz hareketleri elektrosu); Elektrookülograf aracılığı ile göz hareketleri belirlenebilmektedir.
- EMG; Elektromiyograf ise kaslardan elektromiyografik kayıtların yapılmasına olanak sağlar. Kasların kasılı ya da gevşemiş olduğu dönemler belirlenir.
- Çene EMG (çene kas gerilimi elektromiyografisi)
- Yatış pozisyon kayıtları ile sırtüstü ya da diğer pozisyonlarda uykudaki değişiklikler kaydedilir, soluk alıp verirken göğüs ve karın hareketleri izlenir.
- EKG (kalp grafisi); Kalp ritmi, kalp hızı gibi bulgulara ulaşmak için kullanılır.
- Pulse oksimeter ile kan oksijen seviyesi ölçümü, (Uyku sırasında kanda dolaşan oksijen saturasyonu ölçülebilmektedir. Oksijenin düştüğü dönemler ve bu dönemlerin sayısı, süresi ve derinliği gibi bilgilere ulaşılmasını sağlar).
- Soluk alıp verirken burundan giren hava akımı ölçümü ile nefes alışverişlerin derinliği, düzeni takip edilir, nefes durmaları belirlenir.
- Horlama sesinin kayıtları,
- Bacak EMG (bacak kas kasılmaları elektromiyografisi); bacak hareketleri gibi daha birçok parametre izlenir ve değerlendirilir.
Tüm bu test yöntemleri kullanılarak alınmış olan kayıtlar daha sonrasında incelenerek çeşitli çıkarımlar yapılır. Öncelikle hastanın uyku yapısı değerlendirilir. Uyku evreleri ve mimarisi oluşturulur. Hastanın aldığı oksijen miktarı dikkate alınarak, vücut hakkında birtakım fikirlere sahip olunabilir. Kişinin nefes alıp verme düzeyi, kanda yer alan oksijen miktarı gibi veriler, bu sistem çerçevesinde ortaya çıkarılabilir.
Bunun dışında EKG sonucunda kalp ritmi, hastanın uyku esnasında gerçekleşen bacak hareketleri gibi etmenler de izlenerek, hastanın sağlığı ile ilgili bir yol haritası çizmek de mümkündür. Bu grafikler karşı karşıya getirilerek rahatsızlığa neyin sebebiyet verdiği öğrenilebilir. Örneğin, kişi nefes almada sorun yaşadığı bir anda, kalp atım hızı incelenerek birtakım rahatsızlıkların başlangıcı veya gidişatı hakkında fikir sahibi olunabilir.
Elde edilen tüm bu sonuçlarla hastanın yaşadığı uyku bozukluğu teşhis edilerek uygun tedavi planlaması yapılır.







