HER BAŞ AĞRISI MİGREN DEĞİLDİR: DOĞRU TANI TEDAVİNİN İLK ADIMIDIR
- Ana Sayfa
- HER BAŞ AĞRISI MİGREN DEĞİLDİR: DOĞRU TANI TEDAVİNİN İLK ADIMIDIR
MOODIST’e geldiğiniz zaman neler göreceksiniz, detayları öğrenin.

Bu içerik Moodist Psikiyatri Hastanesi'nin psikiyatri, nöroloji ve psikoloji uzmanlarından oluşan klinik ekibi tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Güncel bilimsel literatür ile klinik pratiğe dayanmaktadır.
Baş ağrısı, toplumda en sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Ancak her baş ağrısı migren anlamına gelmez. Doğru tanı, uygun tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturur.
Baş ağrısı; baş ve boyun bölgesindeki damarlar, kaslar, eklemler, sinirler ve saçlı deriden kaynaklanan ağrıdır. Beyin dokusunun kendisinde ağrı duyusu bulunmaz. Ağrı, özellikle beyin zarlarının gerilmesi veya basınca maruz kalması sonucu ortaya çıkar.
Migren, tekrarlayan ataklarla seyreden nörolojik bir hastalıktır. Ataklar erişkinlerde genellikle 4 ila 72 saat sürer. Ağrı çoğunlukla başın tek tarafında hissedilir ancak iki taraflı da olabilir. Sıklıkla ense ya da göz çevresinden başlayarak başın diğer bölgelerine yayılır. Zonklayıcı özellikte olan ağrı orta ya da şiddetli düzeydedir ve günlük yaşamı önemli ölçüde etkiler. Yürüme, merdiven çıkma veya eğilip kalkma gibi rutin fiziksel aktiviteler ağrının şiddetlenmesine neden olabilir.
Migren atağına çoğu zaman bulantı, kusma ile ışık, ses ve kokulara karşı aşırı hassasiyet eşlik eder. Migren hastalarının büyük çoğunluğunda (%80-85) aura görülmez. Yaklaşık %10-15’inde ise ağrı başlamadan önce “aura” adı verilen geçici nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Bunlar en sık görme bozuklukları olmak üzere uyuşma, konuşma güçlüğü ve diğer geçici nörolojik yakınmalar şeklinde görülebilir. Aura genellikle 5-60 dakika sürer ve tamamen düzelir.
Baş ağrılarının son üç ay boyunca ayda 15 günden fazla görülmesi ve bu günlerin en az 8’inin migren özellikleri taşıması durumunda kronik migren olasılığı değerlendirilmelidir.
Koruyucu (profilaktik) tedavinin amacı, atakların sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmaktır. Bu amaçla beta blokerler, antidepresanlar, antiepileptik ilaçlar, kalsiyum kanal blokerleri ve diğer koruyucu ilaçlar kullanılabilir.
İlaç dışı tedavi seçenekleri arasında ise Onabotulinum toksin A (Botoks) uygulamaları, Büyük Oksipital Sinir (GON) blokajı, İntranazal Sfenopalatin Ganglion (SPG) blokajı ve uygun hastalarda tetik nokta enjeksiyonları yer almaktadır.
GON blokajı, başın arka kısmındaki büyük oksipital sinir çevresine ince bir iğne ile lokal anestezik uygulanması işlemidir. Amaç, sinirin aşırı uyarılabilirliğini azaltarak ağrı eşiğini yükseltmektir.
İşlem yaklaşık 10 dakika sürer. Hasta kısa süre gözlendikten sonra günlük yaşamına dönebilir. Hastaların önemli bir bölümünde tek uygulama aylar sürebilen rahatlama sağlayabilir. Bazı hastalarda ise 2-3 seans uygulanması gerekebilir.
Yan etkiler genellikle hafiftir. En sık görüleni birkaç saat süren ense uyuşukluğudur. Nadiren enjeksiyon yerinde hassasiyet, boyun ağrısı veya kısa süreli baş dönmesi görülebilir.
Migrenin koruyucu tedavisinde kullanılan ilaçlar atak sıklığını ortalama %40-70 azaltırken, GON blokajı da benzer oranda (%50-70) etkinlik sağlayabilir ve etkisi 3-6 ay devam edebilir.
SPG blokajı, burun içinden özel ince kateterler yardımıyla sfenopalatin ganglion bölgesine lokal anestezik uygulanması işlemidir. Cerrahi girişim gerektirmez, yaklaşık 30 dakika içinde tamamlanır ve genellikle ağrısızdır.
Bu yöntem özellikle migren, küme baş ağrısı ve bazı yüz ağrılarında etkili olabilir. Atak sırasında ağrıyı hafifletmenin yanı sıra uygun hastalarda atak sıklığının azalmasına da katkı sağlayabilir. İşlem sonrasında nadiren boğazda uyuşma, ağızda acı tat veya hafif burun kanaması görülebilir.
GON ve SPG blokajları; özellikle ilaçlardan yeterli fayda görmeyen, ilaç kullanamayan veya ilaç yükünü azaltmak isteyen hastalarda, deneyimli nörologlar tarafından güvenle uygulanabilen etkili tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır.
Baş Ağrısıyla Yaşamayı Kader Olarak Görmeyin
Baş ağrısıyla yaşamayı kader olarak kabul etmeyin. Günümüzde migren, doğru tanı ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Bu içerik faydalı oldu mu?Görüşünüz içeriklerimizi geliştirmemize yardımcı olur.
Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Konuyla ilgili uzman desteği almak ister misiniz?
Görüşlerinizi bizimle paylaşın
Hangi konuda daha fazla bilgi almak isterdiniz? Geri bildiriminiz içeriğimizi geliştirmemize katkı sağlar.
Teşekkürler, WhatsApp açılıyor!
Mesajınız hazırlandı. Göndermek için WhatsApp'tan onaylayın.
Bu içerik Özel Moodist Psikiyatri Hastanesi'nin psikiyatri, nöroloji, klinik psikoloji ve bağımlılık tedavisi alanlarında uzmanlaşmış klinisyenlerinden oluşan ekibi tarafından hazırlanmıştır. Tüm içerikler güncel bilimsel literatür temel alınarak oluşturulmakta ve düzenli olarak güncellenmektedir.
Şu an çevrimiçi · Bugün randevu alınabilir
Bugün nasıl
hissediyorsunuz?
Uzman ekibimiz size en kısa sürede yardımcı olmaya hazır.
7/24 Acil
Psikiyatri
Kriz anında yanınızdayız. Bizi hemen arayın.
35+ uzman,
tek çatı altında
Psikiyatri, nöroloji, psikoloji ve bağımlılık tedavisi.
Aynı gün
görüşme imkânı
Online veya telefonla kolayca randevu oluşturun.
T.C. Sağlık Bakanlığı Ruhsatlı · AMATEM Yetkili · Anlaşmalı Kurumlar Kabul Edilir