Özel Moodist Hastanesi

MOODIST’e geldiğiniz zaman neler göreceksiniz, detayları öğrenin. 

Madde Bağımlılığına Psikoterapi: BDT, MOT ve Aile Terapisi

  • Home
  • Madde Bağımlılığına Psikoterapi: BDT, MOT ve Aile Terapisi
Madde Bağımlılığına Psikoterapi: BDT, MOT ve Aile Terapisi

Yazan: Kln. Psk. Ceyda Canan Çağlar Erkut

Madde bağımlılığı, beyni kimyasal ve yapısal anlamda etkileyen kronik bir beyin rahatsızlığıdır. Beynin çalışma biçimini, duygularla baş etme kapasitesini, düşünce sistemini değiştiren ve tekrarlayabilen karmaşık bir ruh sağlığı problemi olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle madde bağımlılığı tedavisinde yalnızca maddenin bırakılmasına odaklanmaktansa  kalıcı ve sürdürülebilir bir iyileşme için psikoterapi temel bir role sahiptir.

Madde bağımlılığında psikoterapi, kişinin yalnızca madde kullanımını durdurmasını değil, aynı zamanda hayatını yeniden yapılandırmasını amaçlar. Stresle baş etme yolları, duygusal farkındalık, ilişkiler, alışkanlıklar ve yaşam becerileri bu sürecin hedefleri arasında yer alır. Bu hedefler ele alınmadığı takdirde değişim sağlanması pek mümkün değildir ve rahatsızlığın tekrarlanma riski yükselir. Günümüzde madde bağımlılığı tedavisi kapsamında bilimsel olarak desteklenmiş psikoterapi yaklaşımları arasında en sık kullanılan yöntemler Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), motivasyonel görüşme ve aile grup terapisidir.

Madde kullanımının herkes için farklı işlevleri vardır. Kimileri maddeyi yoğun kaygıyı azaltmak amacıyla kullanırken, kimileri de duygusal boşlukla ya da yalnızlık hissiyle baş etmek için kullanır. Ayrıca madde kullanımının devam etmesinde alışkanlık ve çevresel etkenler de rol oynamaktadır. Bu noktada psikoterapi, kişinin maddeye neden ihtiyaç duyduğunu anlamasına yardımcı olur. Madde ortadan kalktığında geride kalan duygular, düşünceler ve sorunlar ele alınmazsa yeniden madde kullanımına dönme riski artar. Bu nedenle madde bağımlılığında psikoterapi, nüksleri önleme imkanı sağlar.

Bilişsel Davranışçı Terapi, düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişkiyi temel alan bir terapi yaklaşımıdır. Madde bağımlılığında BDT, kişinin madde kullanımını sürdüren tetikleyici duygular ve düşünce kalıplarını fark etmesini sağlar. “Bir kereden bir şey olmaz”, “İçersem stresim azalır” ya da “İçmeden hayat güzel değil” gibi düşünceler tuzak düşüncelerdir ve kişiyi, fark etmeden, kullanma davranışına yönlendirebilir. BDT sürecinde bu duygu ve düşünceler ele alınır. Bu duygu ve düşüncelerin tetikleyici veya tuzak olduğu bilincine varılması hedeflenir.

BDT aynı zamanda davranış değişikliğini hedefler. Madde kullanımına eşlik eden rutinler, ortamlar gibi tetikleyiciler belirlenir. Kişi, hangi durumların kendisi için risk oluşturduğunu öğrenir ve bu durumlarla karşılaştığında madde kullanmadan baş edebilmek için alternatif yollar geliştirir. Bu sayede kişi yalnızca “maddeyi bırakmayı” değil, maddesiz bir yaşamı nasıl sürdüreceğini de öğrenir. Bu yönüyle BDT, madde bağımlılığında psikoterapinin en yapılandırılmış ve etkili yöntemlerinden biridir.

Madde bağımlılığı tedavisinde sık karşılaşılan durumlardan biri, kişinin değişim konusunda kararsızlık yaşayabilmesidir. Bir yandan madde kullanımının zararlarının farkındayken, diğer yandan maddenin kısa süreli de olsa iyi olan yönlerinden vazgeçmek zorlayıcı olabilir. Motivasyonel görüşme, tam da bu kararsızlık durumunu ele alan bir psikoterapi yöntemidir. Bu yöntem, kişiyi zorlamayı ya da ikna etmeyi değil; kendi değişim isteğini ve nedenlerini fark etmesini desteklemeyi amaçlamaktadır.

Motivasyonel görüşme, yargılamayan, empatik ve iş birliğine dayalı bir yöntemdir. Terapist, kişinin değerlerini, hedeflerini ve yaşamdan beklentilerini keşfetmesine destek olmayı amaçlar. Bu süreçte madde kullanımının bu hedeflerle nasıl çeliştiği görünür hale gelir. Kişinin, değişimin başkalarının isteğiyle değil, kendi isteğiyle mümkün olduğunu fark edebilmesi için kıymetli bir yöntemdir. Bu nedenle motivasyonel görüşme, özellikle tedavinin ilk zamanlarında madde bağımlılığında psikoterapi sürecine kişiyi hazırlar.

Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de derinden etkiler. Bu yüzden bir aile rahatsızlığı olarak da görülmektedir. Aile üyeleri çoğu zaman ne yapacaklarını bilemez, suçluluk, öfke, kaygı ve çaresizlik duyguları yaşayabilir. Bazı ailelerde aşırı kontrol edici tutumlar görülürken, bazılarında ise tamamen geri çekilme ve umutsuzluk ön plana çıkabilir. Bu nedenle aileyi sürecin dışında bırakmak, tedaviyi eksik kılar.

Aile grup terapisi, madde bağımlılığı yaşayan bireylerin ailelerinin bir araya geldiği, deneyimlerin paylaşıldığı ve uzmanlar eşliğinde yürütülen bir terapi biçimidir. Bu terapilerde aile üyeleri, bağımlılığın bir rahatsızlık olduğunu öğrenir ve kişisel suçlamalardan uzaklaşır. Aile içi iletişim becerileri güçlenir, sağlıklı sınırlar oluşturulur ve destekleyici bir tutum geliştirilir. Aile grup terapisi, hem bağımlı bireyin iyileşmesini destekler hem de aile üyelerinin ruhsal yükünü hafifletmeyi amaçlar.

Madde bağımlılığında psikoterapi yaklaşımları çoğu zaman birlikte ve birbirini tamamlayacak şekilde uygulanır. Motivasyonel görüşme, kişinin değişime hazır hale gelmesini sağlarken, BDT bu değişimin nasıl devam ettirebileceğini kişiye öğretir. Aile grup terapisi ise kişinin iyileşme sürecini destekleyen sosyal çevrenin güçlenmesine katkı sunar. Bu bütüncül yaklaşım, tedavi başarısını artırır.

Moodist Hastanesi’nde madde bağımlılığı tedavisi biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları birlikte ele alan bütüncül bir anlayışla yürütülmektedir. Tedavi süreci, psikiyatri hekimleri, klinik psikologlar ve ruh sağlığı alanında deneyimli diğer uzmanların multidisipliner şekilde planlanır ve yürütülür. 

Klinik psikologlar tarafından yürütülen bireysel terapilerde Bilişsel Davranışçı Terapi ve motivasyonel görüşme teknikleri uygulanır. Grup terapileri ve aile grup terapisi ile hem bireyin hem de ailesinin tedavi sürecine aktif katılımı hedeflenir. Moodist Hastanesi’nde amacımız, yalnızca madde kullanımını sonlandırmak değil, kişinin daha anlamlı ve tatmin olduğu bir yaşam kurmasına destek olmaktır.

Sonuç olarak madde bağımlılığı, uygun tedavi ve doğru destekle iyileştirilebilir bir ruh sağlığı problemidir. BDT, motivasyonel görüşme ve aile grup terapisi, madde bağımlılığında psikoterapinin temel parçaları arasında yer alır. Kişiye özel ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülen psikoterapi süreci, kalıcı iyileşmeye giden yoldur.

Paylaş