“Kumar bağımlılığında tedavinin önündeki en büyük engellerden biri, sorunun kişinin kimliğiyle özdeşleştirilmesidir. Kişilerin ve ailelerin damgalanacağı düşüncesiyle yaşadıkları krizleri gizlemesi, profesyonel yardım aramayı geciktirir. Bu nedenle gerek tedavi sürecinde gerekse toplumsal dilde bireyi ‘kumarbaz’ gibi bağımlılığı ile tanımlayan ifadelerden kaçınmak, insanı merkeze alan bir dil kullanmak kritik önem taşır.”
“BAĞIMLILIK BİR AİLE HASTALIĞIDIR”
Kumarın yarattığı olumsuzlukların yalnızca oynayan bireyi değil, dalga dalga tüm yakın çevresini etkilediğini belirten Klinik Psikolog Elif Sena Özata, bağımlılığın bir “aile hastalığı” olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Ailenin rolü ve sınır yönetimi konusunda şu uyarılarda bulundu:
Görünmeyen Dalgalar: Eşler, çocuklar ve ebeveynler finansal belirsizlik, güven kaybı ve tekrarlayan krizlerin ortasında yaşamak zorunda kalır.
İyi Niyetli Yanılgılar: Bağımlı bireyi her defasında krizlerin ve borçların sonuçlarından korumaya çalışmak, iyi niyetle yapılsa dahi farkında olmadan döngünün sürmesine neden olabilir.
Sınır ve Destek: Aile içi sınırların net bir şekilde belirlenmesi ve sürece yalnızca bağımlı bireyin değil, etkilenen yakınların da katılması tedavi başarısını doğrudan artırır.
BAĞIMLILIKTA İRADE YETERLİ Mİ? TEDAVİ NASIL OLMALI?
Kamuoyunda sıklıkla dile getirilen “iradesizdir” yaklaşımının bilimsel bir geçerliliği olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kültegin Ögel, bozulan beyin yapısı nedeniyle kararların bağımlılık kontrolünde alındığını vurguladı:
“Bağımlı olduktan sonra verilen sözlere güven olmaz. Kişi iradesini tek başına kullanamaz, kararlarının arkasında duramaz. Çünkü kontrol artık bozulan beynin elindedir. Bu nedenle zorunlu kısıtlamalar iyileşme için şarttır. İlaç tedavisi bu nörolojik bozulmayı zararsız hale getirmeye yardımcı olurken, psikoterapi ise kişinin hatalı düşünce kalıplarını görmesini ve bunlarla başa çıkma becerilerini geliştirmesini sağlar.”
İyileşme sürecinin sadece kumarın bırakılmasıyla bitmediğini ekleyen Özata, olası nüks (yeniden oynama) durumlarının bir başarısızlık olarak değil, tedavi planının gözden geçirilmesi gereken bir geri bildirim olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynakça
https://www.haberturk.com/saglik/kumar-bagimliligi-beynin-yapisini-bozuyor-3903736




