Ergenlik Dönemi Depresyonu
- Ana Sayfa
- Ergenlik Dönemi Depresyonu
MOODIST’e geldiğiniz zaman neler göreceksiniz, detayları öğrenin.

Bu içerik Moodist Psikiyatri Hastanesi'nin psikiyatri, nöroloji ve psikoloji uzmanlarından oluşan klinik ekibi tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Güncel bilimsel literatür ile klinik pratiğe dayanmaktadır.
Uzm. Dr. Sebile Aslı Eke
Psikiyatrist
Ergenlik Kaç Yaşında Başlar ve Ne Zaman Sona Erer?
Ergenlik dönemi, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaptığı bir süreçtir ve bu dönem biyolojik, bilişsel ve sosyal değişimlerle karakterizedir. Ergenliğin başlangıcı ve sonlanması her bireyde farklı zamanlarda olur. Genellikle 11-12 yaş ile 19-20’li yaşlar arasındaki dönem ergenlik dönemi olarak anlaşılmaktadır.
Ergen Depresyonu ve Ruhsal Sorunlar Nasıl Teşhis Edilir?
Ergenlik dönemindeki depresyon ve eşlik eden ruhsal bozuklukların tanısını koyarken klinisyen hem genç hem de aileyle görüşmektedir. Öykü alırken gencin güncel şikayetlerinin ne olduğu ne zaman başladığı, nasıl seyrettiği, daha öncesinde psikiyatrik başvurularının olup olmadığı, eşlik eden tıbbi hastalıklar, gelişim öyküsü, okul ve aile öyküsü ayrıntılandırılmaktadır. Depresyon tanısı klinisyen tarafından klinik görüşme ile konulmaktadır. Semptomların şiddetini ölçmek ve takip etmek çin çocuk ve ergenlere özgü depresyon ölçeklerinden yararlanılabilir.
Ergen Depresyonunun Belirtileri Nelerdir?
Tedavi Edilmeyen Ergen Depresyonu Kalıcı Hasarlar Bırakır mı?
Depresyon tedavi edilmediğinde gençlerin duygusal, sosyal ve akademik gelişimleri olumsuz etkilenebilir. Akademik başarıları düşebilir, okul reddi ve okulu bırakma görülebilir. Akranlarından uzaklaşma ve sosyal izolasyon artabilir. Ayrıca, alkol-madde kullanımı, kendine zarar verme ve intihar riski yükselir. Depresyon kronikleştiğinde ileride tekrarlama ihtimali artmakta ve kişinin yaşam kalitesi önemli ölçüde düşmektedir. Bu nedenle ergenlik dönemin depresyonunda erken tanı ve tedavi çok önemlidir.
Ergen Depresyonunu Tetikleyen Etkenler
Erken yaşta depresyon tanısı alan çocukların akrabalarında depresyon daha fazla görülmektedir.Ailede intihar öyküsünün bulunması da çocuk ve ergenlerde depresyon görülme sıklığını arttırmaktadır. Ebeveynlerinde psikopatoloji olan gençlerde depresyon gelişme riski artmaktadır. Annedeki depresyon öyküsü çocuk ve ergenlerdeki depresyon için hem genetik hem de çevresel bir risk faktörüdür.
Olumsuz aile ortamında büyüyen, istismar ve ihmal gibi travmatik yaşantıları olan gençlerde depresyon gelişme ihtimali artmaktadır.
Ergenlik dönemindeki bilişsel gelişimler ile gençler daha karmaşık düşünmeye, gelecek ile ilgili daha fazla sorgulamaya başlarlar. Akranları ve aileleri ile iletişimlerinde değişimler olur. Aileleriyle çatışma yaşamaları sıklıkla gördüğümüz gelişim dönemi özelliklerindendir. Bu süreçte aile içi çatışmaların beklenenden fazla olması depresyon ve kaygı gelişimine yatkınlık oluşturabilmektedir.
Ergenlik döneminde gençler; akranları tarafından kabul edilmek isterler ve beğenilme arzusu duyarlar. Akran ilişkisinde zorluk yaşayan gençlerde yanlızlık hissi, özgüven problemleri, sosyal kaygılar sıklıkla görülebilmekte ve bunların varlığı depresyon gelişimi açısından risk oluşturmaktadır. Aynı zamanda akran zorbalığına uğrayan gençlerde depresyon riski artmaktadır.
Ergen Ailelerine Düşen Görevler
Ergenlerdeki depresyon belirtileri konusunda bilgili olmaları ve çocuklarındaki değişimlere dikkat etmeleri önemlidir. Bu süreçte aileler çocuklarını yargılamadan dinlemeli, gencin anlaşıldığını hissettirmeli ve duygusal olarak yanlarında olmalıdır. Aileler çocuklarında depresyon belirtileri farkettikleri zaman çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurmalıdır.
Tedavi Protokolleri
Hafif düzeyde depresyonda psikoeğitim, destekleyici müdehaleler, okul ve aileyi tedaviye dahil etmek etkili olmaktadır. Orta düzeyde depresyonda bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası terapi, kabul ve adanmışlık terapisi (ACT), şefkat odaklı terapi, küçük çocuklarda oyun terapisinden yararlanılabilir. Terapi ile yeterli fayda sağlanamayan bazı olgularda ilaç tedaisi gerekebilir. Kronik ve dirençli depresyon gibi ağır düzeyde depresyon varlığında terapiye ek olarak psikofarmakolojik tedaviler kullanılmaktadır. İntihar riski olan ve ayaktan tedavi ile yeterli fayda sağlanılamayan olgularda ise çocuk ve ergen psikiyatri servisinde yatarak tedavi yapılmaktadır.
Bu içerik faydalı oldu mu?Görüşünüz içeriklerimizi geliştirmemize yardımcı olur.
Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Konuyla ilgili uzman desteği almak ister misiniz?
Görüşlerinizi bizimle paylaşın
Hangi konuda daha fazla bilgi almak isterdiniz? Geri bildiriminiz içeriğimizi geliştirmemize katkı sağlar.
Teşekkürler, WhatsApp açılıyor!
Mesajınız hazırlandı. Göndermek için WhatsApp'tan onaylayın.
Bu içerik Özel Moodist Psikiyatri Hastanesi'nin psikiyatri, nöroloji, klinik psikoloji ve bağımlılık tedavisi alanlarında uzmanlaşmış klinisyenlerinden oluşan ekibi tarafından hazırlanmıştır. Tüm içerikler güncel bilimsel literatür temel alınarak oluşturulmakta ve düzenli olarak güncellenmektedir.
Şu an çevrimiçi · Bugün randevu alınabilir
Bugün nasıl
hissediyorsunuz?
Uzman ekibimiz size en kısa sürede yardımcı olmaya hazır.
7/24 Acil
Psikiyatri
Kriz anında yanınızdayız. Bizi hemen arayın.
35+ uzman,
tek çatı altında
Psikiyatri, nöroloji, psikoloji ve bağımlılık tedavisi.
Aynı gün
görüşme imkânı
Online veya telefonla kolayca randevu oluşturun.
T.C. Sağlık Bakanlığı Ruhsatlı · AMATEM Yetkili · Anlaşmalı Kurumlar Kabul Edilir