DEHB ve İlaç Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
- Home
- DEHB ve İlaç Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
MOODIST’e geldiğiniz zaman neler göreceksiniz, detayları öğrenin.
Yazan: Uzm. Dr. Leyla Çelebi
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı alan çocukların aileleri için ilk aşama, tanıyı kabul etmek; sonraki aşama ise tedavi yollarını konuşmaktır. Tedavi yollarından biri olan ilaç tedavisi süreci pek çok endişeyi beraberinde getirebilir. Bu yazıda ailelerin en sık sorduğu soruları ve uzman yaklaşımlarını açıklamaya çalışacağım.
DEHB tedavisinde ilaç; dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik olmak üzere üç ana alandaki semptomların kontrol altına alınmasında en etkili yöntemlerden biridir. Ancak her çocuk için gerekli olup olmadığı; çocuğun akademik, sosyal ilişkiler, çevre ve aile ortamındaki işlevselliğinin ne kadar etkilendiğine göre hekim tarafından değerlendirilir.
Unutulmaması gereken en önemli nokta; aile eğitimi, çocuğa verilen psikoeğitim, yürütücü işlev ve dikkat çalışmaları ile ilaç tedavisinin birlikte uygulanmasının en etkin sonucu verdiğidir.
Ailelerin en büyük korkularından biri, ilacın bırakılmasıyla çocuğun bağımlı olacağı ve ilaçsız hayatını sürdüremeyeceği düşüncesidir. DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcı ilaçlar, doktor kontrolünde ve uygun dozlarda kullanıldığında bağımlılık yapmaz.
Aksine, DEHB tedavi edilmediğinde yürütücü işlev bozuklukları nedeniyle ilerleyen yaşlarda madde, internet oyunu ve kumar gibi bağımlılık risklerinin daha yüksek olduğu araştırmalarla gösterilmiştir.
Doğru dozda ve çocuğun eşlik eden hastalıklarına uygun ilaç seçimi yapıldığında yan etkiler minimal olur. Eğer çocuk “robot gibi” görünüyor, aşırı donuklaşıyor, neşesini kaybediyor ya da belirgin kaygı yaşıyorsa, bu durum ilacın kişiliği değiştirmesinden değil, yan etki geliştiğinden ve tedavinin yeniden düzenlenmesi gerektiğinden kaynaklanır.
En sık görülen yan etkiler iştah kaybı ve uykuya dalma güçlüğüdür. İlaçların etki mekanizması nedeniyle kullanım saati önemlidir. Kısa ve uzun etkili uyarıcı moleküller ile uyarıcı olmayan uzun etkili moleküllerin yan etki profilleri farklıdır.
Uyarıcı ilaçların etki süresi 4, 8 veya 12 saat olabilir ve veriliş saati uykuya dalma güçlüğü ile ilişkili olabilir. Bazı çocuklarda hafif karın ağrısı veya baş ağrısı görülebilir. Bu yan etkiler genellikle tedavinin ilk haftalarında ortaya çıkar ve vücut ilaca alıştıkça azalır. İlaç kesildiğinde bu etkiler ortadan kalkar; kalıcı bir hasar bırakmaz.
Uzun süreli çalışmalar, DEHB ilaçlarının yetişkin boyu üzerinde kalıcı ve anlamlı bir etkisi olmadığını göstermektedir. Bazı çocuklarda büyüme hızında geçici bir yavaşlama görülebilir. Bu durum nadirdir ve genellikle hafta sonları veya yaz tatilleri gibi “ilaç tatilleri” ile dengelenebilir.
DEHB kronik bir durumdur ancak semptomlar yaşla birlikte değişim gösterebilir. İlacın ne kadar süre kullanılacağı çocuğun ihtiyacına göre belirlenir. Bazı çocuklar yalnızca okul döneminde ilaç kullanırken, bazıları sosyal ilişkilerini düzenlemek için daha uzun süreli kullanıma ihtiyaç duyabilir.
Hekiminiz belirli aralıklarla “ilaçsız dönemler” deneyerek ilaca olan gereksinimi yeniden değerlendirir.
Tedavi edilmeyen DEHB; akademik başarısızlık, sosyal dışlanma, düşük özgüven ve benlik algısı sorunları ile buna eşlik eden depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açabilir. Bu sorunlar zamanla kar topu gibi büyüyebilir.
İlaç, yalnızca akademik başarı için değil; çocuğun hayatının tüm alanlarında işlevselliğini artırmak ve potansiyelini ortaya koymak için kullanılır.
Bu süreçte en önemli nokta, kulaktan dolma bilgiler yerine bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile iş birliği içinde hareket etmektir. Her çocuğun bünyesi ve ihtiyacı farklıdır; bu nedenle tedavi süreci mutlaka bireysel olarak planlanmalıdır.
Moodist Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı birimi, DEHB tanısı alan çocuklar ve aileleri için; ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme, psikoeğitim, aile danışmanlığı, psikoterapi ve ilaç tedavisinin bütüncül bir şekilde planlandığı bir tedavi süreci sunmaktadır. Amaç yalnızca dikkat ve davranış sorunlarını azaltmak değil; çocuğun kendine güvenen, potansiyelini kullanabilen ve ruhsal olarak daha dengeli bir birey olarak gelişmesini desteklemektir.
WhatsApp us