Çalışan Anneler

Çalışan Anneler

Çalışan annelerin pekçoğunun tekrarladığı cümlelerden birisi de şu değil midir: “ İşe gitmek için evden ayrıldığım vakit çok erken; eve gitmek için işten çok geç çıkıyorum, nasıl yapsak ki?”…

Annesinin işe gitmesini kabullenemeyen pek çok çocuk farkındadır ki, anneleri de kendilerini bırakıp işe gittikleri için mutsuzdur.

Anne, her ne kadar sözel olarak olumlu yaklaşımlar da bulunmaya çalışsa da, kaygılı ve mutsuz ifadesiyle söylediği “akşama görüşürüz” cümlesi, çoğu zaman kurtarıcı olmaz ve suçluluk duygusunun eşlik ettiği sancılı dakikalar başlar.
Unutulmaması gerekir ki; temel mesele, çalışan veya çalışmayan anne olmak değildir. Anne ve çocuğun bir arada geçirdiği zamandan çok, geçirilen bu zamanda nelerin yapıldığıdır. Çalışmayan bir annenin, çocuğuyla bütün gün televizyon seyretmesi veya tek başına oynayan çocuğuna arada bir varlığını hissettirmesi yerine, çalışan bir annenin iş dönüşü, tüm ilgi ve dikkatini çocuğa hissettirerek onunla oyunlar oynaması, onu dinlemesi çok daha yararlıdır. Bu nedenle, geçirilen zamanın niteliğinin daha önemli olduğunun farkında olan annelere, çalışma hayatında olmalarının çocuklarının ruh sağlığı üzerinde sosyal ya da duygusal bir zararı olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Çalışan anneler, işe giderken çocuklarını evde bırakmakla ilgili yaşadıkları olumsuz duyguların yanı sıra, çocuk, ev ve işle ilgili alanlarda yetersizlik hissetmemek için de en iyisini yapmaya çalışarak, performanslarının üstünde bir çaba harcamaktadırlar.

Çalışan anneler şimdi buraya dikkat!

Hayatınızdaki her rolü, mükemmel bir şekilde başarmayı asli görevleriniz edinmekten vazgeçin ve “bunlara da yetişmeliyim” , “şunları da yapmalıyım” tarzındaki cümleleri, yani omuzlarınıza kaldıramayacağınız yükler almanıza neden olan zararlı “-meli –malı” kelimeleri hayatınızdan çıkarın. Çocuğunuzla aranızda, sevgiye ve güvene dayanan bir ilişki ve iletişim varsa, yeterli bir anne olduğunuza inanarak mutlu olun ve mutlu olduğunuzu da ona hissettirin. Eve geldiğinizde, gergin anlar yaşamamak için, planlı hareket ederek, çocuğunuza vakit ayırdığınız dakikaları sadece onunla geçirin. Zaten gün boyu ilgilenemedim düşüncesiyle bütün sorumluluğu tek başınıza üzerinize almayın. Ve mutlaka eşinizi de işin içine katın. İş yerinde geçen zamanı hızlı bir şekilde telafi edeceğim diye, çocuğunuzu süprizlerle, sevdiği oyuncaklarla, hediyelerle canlı tutmaya çalışmanız, isteklerini sorgusuzca yerine getirmeniz, kuralların sürekli esnetilerek rollerin değişmesine neden olacaktır. Buna izin vermemelisiniz.

Ayrıca, iş saatleri dışında sadece annelik rolüne odaklanarak, sosyal çevrenizi ve özel hayatınızı da gündeminizden çıkarmayın.

Özetle, çalışan anneler, duydukları suçluluk duygusunu bir kenara bırakıp, dikkat edilmesi gereken noktalara özen gösterdiklerinde, hepimizin bildiği o slogan gerçekleşiverir: “ Çocuk da yaparım, Kariyer de! ”

Bize Ulaşın